Bölümler:
Karıştır Online oyna →

Ünite 8 (Life in the Universe – Future) · 2. kısım

İngilizce · 40 kelime

Ad Soyad:Sınıf: Tarih:

Bu kelimelerle çevrim içi oyna (sesli, 20’den fazla oyun): ezberledinmi.com/unite-8-life-in-the-universe-future-%c2%b7-2-kisim-9-sinif-ingilizce-kelime-oyunlari — PDF’te bağlantıya tıklayınca oyunlar açılır.

Kelime listesi

#KelimeAnlamıÖrnek cümle
1call the fire department
/kɔːl ðə ˈfaɪər dɪˌpɑːrtmənt/ phrase
itfaiyeyi aramakHurry up and call the fire department!
Çabuk ol ve itfaiyeyi ara!
2have a headache
/hæv ə ˈhɛdˌeɪk/ phrase
başı ağrımakI have a headache today.
Bugün başım ağrıyor.
3treatment
/ˈtriːtmənt/ noun
tedaviShe is responding well to treatment.
Tedaviye olumlu yanıt veriyor.
4earthquake
/ˈɜːrθkweɪk/ noun
depremA strong earthquake shook the city.
Şiddetli bir deprem şehri salladı.
5wait for help
/weɪt fɔːr hɛlp/ phrase
yardım beklemekWe had to wait for help after the car broke down.
Araba bozulduktan sonra yardım beklemek zorunda kaldık.
6have a backache
/hæv ə ˈbækeɪk/ phrase
sırtı ağrımakI have a backache from lifting heavy boxes.
Ağır kutular kaldırmaktan sırtım ağrıyor.
7breathe
/briːð/ verb
nefes almakJust relax and breathe deeply.
Sadece rahatla ve derinden nefes al.
8thermometer
/θəˈmɒmɪtə/ noun
termometreThe thermometer showed thirty degrees.
Termometre otuz dereceyi gösteriyordu.
9vomiting
/ˈvɒmɪtɪŋ/ noun
kusmaVomiting is a common symptom of food poisoning.
Kusma, gıda zehirlenmesinin yaygın bir belirtisidir.
10heavy rain
/ˈhɛvi reɪn/ noun
sağanak yağışHeavy rain caused severe flooding.
Şiddetli yağmur şiddetli sellere neden oldu.
11safety pin
/ˈseɪfti pɪn/ noun
çengelli iğneShe used a safety pin to fix her skirt.
Eteğini tutturmak için çengelli iğne kullandı.
12health problem
/hɛlθ ˈprɒbləm/ noun
sağlık sorunuHe has a minor health problem.
Onun küçük bir sağlık sorunu var.
13make an appointment
/meɪk ən əˈpɔɪntmənt/ phrase
randevu almakI need to make an appointment with the doctor.
Doktorla randevu almam gerekiyor.
14stay at home and rest
/steɪ æt hoʊm ænd rɛst/ phrase
istirahat etmekYou need to stay at home and rest today.
Bugün evde kalıp dinlenmen gerekiyor.
15take vitamin C
/teɪk ˈvɪtəmɪn siː/ phrase
C vitamini almakI always take vitamin C in winter.
Kışın her zaman C vitamini alırım.
16burn
/bɜːrn/ noun
yanıkShe treated the minor burn with cold water.
Küçük yanığı soğuk suyla tedavi etti.
17have a fever
/hæv ə ˈfiːvər/ phrase
ateşi olmakI have a fever today.
Bugün ateşim var.
18stomach-ache
/ˈstʌm.ək.eɪk/ noun
karın ağrısıI ate too much and now I have a stomach-ache.
Çok yedim ve şimdi karın ağrım var.
19reduce risk
/rɪˈduːs rɪsk/ phrase
riski azaltmakWe must take steps to reduce risk.
Riski azaltmak için adımlar atmalıyız.
20put a plaster
/pʊt ə ˈplɑːstər/ phrase
yara bandı yapıştırmakLet me put a plaster on your knee.
Dizine bir yara bandı yapıştırmama izin ver.
21injured
/ˈɪndʒərd/ adjective
yaralıThree people were injured in the accident.
Kazada üç kişi yaralandı.
22prohibition
/ˌprəʊ.ɪˈbɪʃ.ən/ noun
yasakThere is a strict prohibition on smoking here.
Burada sigara içmek katı bir şekilde yasaktır.
23call the police
/kɔːl ðə pəˈliːs/ phrase
polisi aramakSomeone broke in, call the police!
Biri içeri girdi, polisi arayın!
24chicken soup
/ˈtʃɪkɪn suːp/ noun
tavuk çorbasıShe made me a hot bowl of chicken soup.
Bana sıcak bir kase tavuk çorbası yaptı.
25bandage
/ˈbændɪdʒ/ noun
sargı beziThe nurse put a bandage on my arm.
Hemşire koluma bir sargı bezi sardı.
26sore throat
/ˌsɔːr ˈθroʊt/ noun
boğaz ağrısıI woke up with a sore throat.
Boğaz ağrısıyla uyandım.
27first aid
/ˌfɜːst ˈeɪd/ noun
ilk yardımShe learned basic first aid at school.
Okulda temel ilk yardım öğrendi.
28the flu
/ðə fluː/ noun
gripI caught the flu last week.
Geçen hafta grip kaptım.
29lose consciousness
/luːz ˈkɒnʃəsnəs/ phrase
bayılmakShe began to lose consciousness.
Bilincini yitirmeye başladı.
30staying in bed
/ˈsteɪɪŋ ɪn bɛd/ noun
yatakta kalmaStaying in bed helps when you are sick.
Hasta olduğunda yatakta kalmak yardımcı olur.
31ask for advice
/ɑːsk fɔːr ədˈvaɪs/ phrase
tavsiye istemekYou should ask for advice before deciding.
Karar vermeden önce tavsiye istemelisin.
32ruin
/ˈruːɪn/ verb
mahvetmekThe rain will ruin our picnic.
Yağmur pikniğimizi mahvedecek.
33broken leg
/ˈbrəʊkən lɛɡ/ noun
kırık bacakHe has a broken leg.
Onun bacağı kırık.
34drink linden tea
/drɪŋk ˈlɪndən tiː/ phrase
ıhlamur içmekI always drink linden tea when I have a cold.
Üşüttüğümde her zaman ıhlamur içerim.
35have a sore throat
/hæv ə sɔːr θroʊt/ phrase
boğazı ağrımakI have a sore throat today.
Bugün boğazım ağrıyor.
36check-up
/ˈtʃekˌʌp/ noun
sağlık muayenesiI go for an annual health check-up.
Yılda bir kez sağlık muayenesine giderim.
37high fever
/haɪ ˈfiːvər/ noun
yüksek ateşThe child had a high fever all night.
Çocuğun bütün gece yüksek ateşi vardı.
38fire drill
/ˈfaɪə drɪl/ noun
yangın tatbikatıWe had a fire drill this morning.
Bu sabah yangın tatbikatı yaptık.
39food poisoning
/ˈfuːd ˌpɔɪ.zən.ɪŋ/ noun
gıda zehirlenmesiShe got food poisoning from the fish.
Balıktan dolayı gıda zehirlenmesi geçirdi.
40headache
/ˈhɛd.eɪk/ noun
başağrısıI have a bad headache.
Şiddetli bir başağrım var.

Eşleştirme

Her kelimeyi anlamıyla eşleştir: kutuya harfi yaz.

  1. treatment
  2. wait for help
  3. earthquake
  4. drink linden tea
  5. headache
  6. heavy rain
  7. call the fire department
  8. vomiting
  9. lose consciousness
  10. reduce risk
  11. ruin
  12. thermometer
  • a) itfaiyeyi aramak
  • b) mahvetmek
  • c) tedavi
  • d) başağrısı
  • e) sağanak yağış
  • f) deprem
  • g) yardım beklemek
  • h) bayılmak
  • i) riski azaltmak
  • j) kusma
  • k) termometre
  • l) ıhlamur içmek

Kelime avı

Kelimeleri tablodaki harflerin arasında bul ve işaretle (sağa, aşağı ya da çapraz). İpucu olarak anlamları verildi.

HCHICKENSOUPRU
EKAFHEPRGSEPEH
AASEATUCEASPDI
RBKIVSTTRFARUG
TRFNEGAAUHROCH
HBOJAAPUDEEHEF
QARUFILICUPIRE
UNAREEAANUEBIV
ADDEVSSRKVPISE
KAVDEETCICETKR
EGIBRCECUAEITU
NECUDHRHKUPOCE
CTERCTHEFLUNUO
UORNBTREATMENT
  • ASKFORADVICE tavsiye istemek
  • PUTAPLASTER yara bandı yapıştırmak
  • PROHIBITION yasak
  • CHICKENSOUP tavuk çorbası
  • EARTHQUAKE deprem
  • REDUCERISK riski azaltmak
  • HAVEAFEVER ateşi olmak
  • TREATMENT tedavi
  • HIGHFEVER yüksek ateş
  • INJURED yaralı
  • CHECKUP sağlık muayenesi
  • BANDAGE sargı bezi
  • THEFLU grip
  • BURN yanık

Test

Kelimenin doğru anlamını işaretle.

  1. heavy rain
    A) yardım beklemekB) yara bandı yapıştırmakC) sağanak yağışD) deprem
  2. stomach-ache
    A) karın ağrısıB) sağlık muayenesiC) başı ağrımakD) yasak
  3. high fever
    A) mahvetmekB) çengelli iğneC) yüksek ateşD) ilk yardım
  4. have a fever
    A) başı ağrımakB) ilk yardımC) polisi aramakD) ateşi olmak
  5. treatment
    A) başı ağrımakB) sargı beziC) tedaviD) çengelli iğne
  6. health problem
    A) depremB) yasakC) çengelli iğneD) sağlık sorunu
  7. have a backache
    A) sırtı ağrımakB) randevu almakC) boğaz ağrısıD) yara bandı yapıştırmak
  8. call the fire department
    A) sağlık sorunuB) boğaz ağrısıC) itfaiyeyi aramakD) sağanak yağış
  9. burn
    A) boğaz ağrısıB) kusmaC) yanıkD) yaralı
  10. chicken soup
    A) tavuk çorbasıB) yanıkC) nefes almakD) yardım beklemek
  11. take vitamin C
    A) yasakB) C vitamini almakC) nefes almakD) sağanak yağış
  12. stay at home and rest
    A) yanıkB) karın ağrısıC) istirahat etmekD) sargı bezi

Cevap anahtarı

Eşleştirme

1–c   2–g   3–f   4–l   5–d   6–e   7–a   8–j   9–h   10–i   11–b   12–k  

Kelime avı (bulmaca)

HCHICKENSOUPRU
EKAFHEPRGSEPEH
AASEATUCEASPDI
RBKIVSTTRFARUG
TRFNEGAAUHROCH
HBOJAAPUDEEHEF
QARUFILICUPIRE
UNAREEAANUEBIV
ADDEVSSRKVPISE
KAVDEETCICETKR
EGIBRCECUAEITU
NECUDHRHKUPOCE
CTERCTHEFLUNUO
UORNBTREATMENT

Test (çoktan seçmeli)

1-C   2-A   3-C   4-D   5-C   6-D   7-A   8-C   9-C   10-A   11-B   12-C  

Ezberledinmi.com · Oyunlukezberledinmi.com/unite-8-life-in-the-universe-future-%c2%b7-2-kisim-9-sinif-ingilizce-kelime-oyunlari