Bölümler:
Karıştır Online oyna →

Theme 4 – (Family Life & Home) · 1. kısım

İngilizce · 40 kelime

Ad Soyad:Sınıf: Tarih:

Bu kelimelerle çevrim içi oyna (sesli, 20’den fazla oyun): ezberledinmi.com/theme-4-family-life-home-%c2%b7-1-kisim-10-sinif-ingilizce-kelime-oyunlari — PDF’te bağlantıya tıklayınca oyunlar açılır.

Kelime listesi

#KelimeAnlamıÖrnek cümle
1semi-detached house
/ˌsemi dɪˈtætʃt haʊs/ noun
ikiz evThey live in a quiet semi-detached house.
Sessiz bir ikiz evde yaşıyorlar.
2detached house
/dɪˈtætʃt ˈhaʊs/ noun
müstakil evThey live in a detached house.
Onlar müstakil bir evde yaşıyorlar.
3terraced house
/ˈter.əst ˌhaʊs/ noun
sıra evThey live in a small terraced house.
Onlar küçük bir sıra evde yaşıyorlar.
4attached house
/əˈtætʃt haʊs/ noun
bitişik evThey live in a small attached house.
Onlar küçük bir bitişik evde yaşıyorlar.
5extended family
/ɪkˈstɛndɪd ˈfæməli/ noun
geniş aileMy extended family is very large.
Geniş ailem çok büyüktür.
6blended family
/ˈblendɪd ˈfæməli/ noun
karma aileThey live in a happy blended family.
Onlar mutlu bir karma ailede yaşıyorlar.
7immediate family
/ɪˈmiːdiət ˈfæmɪli/ noun
birinci derece aileOnly immediate family can attend this wedding.
Bu düğüne sadece birinci derece aile katılabilir.
8nuclear family
/ˈnuːkliər ˈfæməli/ noun
çekirdek aileThey live in a nuclear family.
Onlar çekirdek bir ailede yaşıyorlar.
9distant relative
/ˈdɪstənt ˈrelətɪv/ noun
uzak akrabaShe is a distant relative of mine.
O benim uzak bir akrabamdır.
10half-sibling
/ˈhæf ˌsɪblɪŋ/ noun
üvey kardeşShe has a half-sibling from her father's second marriage.
Babasının ikinci evliliğinden bir üvey kardeşi var.
11great-grandfather
/ˈɡreɪt ˌɡrændfɑːðər/ noun
büyük dedeMy great-grandfather is very old.
Büyük dedem çok yaşlı.
12great-grandmother
/ˈɡreɪt ˌɡrændmʌðər/ noun
büyük büyükanneMy great-grandmother is very old.
Büyük büyükannem çok yaşlı.
13scholarship
/ˈskɒləʃɪp/ noun
bursShe won a scholarship.
O bir burs kazandı.
14philosophy
/fɪˈlɒsəfi/ noun
felsefeHe studies philosophy at the university.
O, üniversitede felsefe okuyor.
15economics
/ˌiːkəˈnɒmɪks/ noun
ekonomiShe studies economics at university.
O, üniversitede ekonomi okuyor.
16spokesperson
/ˈspəʊksˌpɜːsən/ noun
sözcüThe company spokesperson made a short statement today.
Şirket sözcüsü bugün kısa bir açıklama yaptı.
17translator
/trænzˈleɪ.tər/ noun
çevirmenShe is a good translator.
O iyi bir çevirmendir.
18handicrafts
/ˈhændikrɑːfts/ noun
el sanatlarıShe sells local handicrafts at the weekend market.
O, hafta sonu pazarında yerel el sanatları satıyor.
19household appliances
/ˈhaʊshəʊld əˈplaɪənsɪz/ noun
beyaz eşyaThey bought new household appliances for their kitchen.
Mutfakları için yeni ev aletleri satın aldılar.
20dishwasher
/ˈdɪʃˌwɒʃər/ noun
bulaşık makinesiThe dishwasher is on.
Bulaşık makinesi çalışıyor.
21influence
/ˈɪnfluəns/ verb
etkilemekFriends can influence your daily choices.
Arkadaşların günlük seçimlerini etkileyebilir.
22contribute
/kənˈtrɪbjuːt/ verb
katkıda bulunmakMany people contribute money to help poor children.
Birçok insan fakir çocuklara yardım etmek için para katkısında bulunur.
23strengthen
/ˈstreŋ.θən/ verb
güçlendirmekEat fruit to strengthen your body.
Vücudunu güçlendirmek için meyve ye.
24respected
/rɪˈspektɪd/ adjective
saygınHe is a respected doctor.
O saygın bir doktordur.
25patience
/ˈpeɪʃns/ noun
sabırPatience is very important.
Sabır çok önemlidir.
26talented
/ˈtæləntɪd/ adjective
yetenekliShe is a talented singer.
O yetenekli bir şarkıcı.
27commute
/kəˈmjuːt/ verb
gidip gelmekI commute to work by train every day.
Her gün trenle işe gidip geliyorum.
28do household chores
/duː ˈhaʊshəʊld tʃɔːrz/ phrase
ev işi yapmakI do household chores daily.
Her gün ev işlerini yaparım.
29run errands
/rʌn ˈɛrəndz/ phrase
ayak işlerini görmekI need to run errands today.
Bugün ayak işlerimi görmem gerekiyor.
30do the dusting
/duː ðə ˈdʌstɪŋ/ phrase
toz almakI do the dusting every week.
Her hafta toz alırım.
31do the ironing
/duː ði ˈaɪənɪŋ/ phrase
ütü yapmakI do the ironing.
Ben ütü yaparım.
32do the laundry
/duː ðə ˈlɔːndri/ phrase
çamaşır yıkamakI do the laundry.
Çamaşır yıkarım.
33set the table
/sɛt ðə ˈteɪbəl/ phrase
sofrayı kurmakI set the table.
Sofrayı kuruyorum.
34sibling
/ˈsɪblɪŋ/ noun
kardeşShe has one sibling.
Onun bir kardeşi var.
35relative
/ˈrelətɪv/ noun
akrabaAll my relatives visit us.
Bütün akrabalarımız bizi ziyaret eder.
36relationship
/rɪˈleɪʃnʃɪp/ noun
ilişkiThey have a good relationship.
Onların iyi bir ilişkisi var.
37married
/ˈmærid/ adjective
evliThey are married.
Onlar evli.
38childhood
/ˈtʃaɪldhʊd/ noun
çocuklukMy childhood was very happy.
Benim çocukluğum çok mutluydu.
39extreme sports
/ɪkˈstriːm spɔːrts/ noun
ekstrem sporlarExtreme sports are very dangerous.
Ekstrem sporlar çok tehlikelidir.
40archery
/ˈɑːrtʃəri/ noun
okçulukShe practices archery every weekend.
O, her hafta sonu okçuluk antrenmanı yapar.

Eşleştirme

Her kelimeyi anlamıyla eşleştir: kutuya harfi yaz.

  1. distant relative
  2. spokesperson
  3. relationship
  4. great-grandfather
  5. scholarship
  6. childhood
  7. handicrafts
  8. detached house
  9. patience
  10. translator
  11. strengthen
  12. terraced house
  • a) el sanatları
  • b) sözcü
  • c) güçlendirmek
  • d) ilişki
  • e) sabır
  • f) müstakil ev
  • g) sıra ev
  • h) büyük dede
  • i) çocukluk
  • j) uzak akraba
  • k) çevirmen
  • l) burs

Kelime avı

Kelimeleri tablodaki harflerin arasında bul ve işaretle (sağa, aşağı ya da çapraz). İpucu olarak anlamları verildi.

RELATIONSHIPSC
GPSSIBLINGCDRG
RRLPINUTSNNHNT
SSEEOTFONAUICR
CELEAKALRSTLOA
HTAOSOERUSHDMN
OTREVUESUEILMS
LHCIENRDPCNTUL
AEHOUOEUMEOCTA
RTERTHPEATRRET
SARBTCTNTTESKO
HBYORELATIVEOR
ILDRESPECTEDRN
PETECONOMICSEA
  • DOTHEDUSTING toz almak
  • SPOKESPERSON sözcü
  • RELATIONSHIP ilişki
  • SETTHETABLE sofrayı kurmak
  • SCHOLARSHIP burs
  • TRANSLATOR çevirmen
  • RUNERRANDS ayak işlerini görmek
  • INFLUENCE etkilemek
  • RESPECTED saygın
  • ECONOMICS ekonomi
  • RELATIVE akraba
  • SIBLING kardeş
  • ARCHERY okçuluk
  • COMMUTE gidip gelmek

Test

Kelimenin doğru anlamını işaretle.

  1. dishwasher
    A) ekonomiB) geniş aileC) bulaşık makinesiD) sözcü
  2. patience
    A) sabırB) kardeşC) evliD) burs
  3. distant relative
    A) toz almakB) müstakil evC) çocuklukD) uzak akraba
  4. commute
    A) kardeşB) uzak akrabaC) gidip gelmekD) sofrayı kurmak
  5. influence
    A) bulaşık makinesiB) gidip gelmekC) çevirmenD) etkilemek
  6. spokesperson
    A) çevirmenB) karma aileC) yetenekliD) sözcü
  7. scholarship
    A) büyük büyükanneB) ilişkiC) çamaşır yıkamakD) burs
  8. childhood
    A) okçulukB) çocuklukC) etkilemekD) ekonomi
  9. archery
    A) okçulukB) ikiz evC) bursD) ilişki
  10. relationship
    A) ilişkiB) bulaşık makinesiC) toz almakD) ayak işlerini görmek
  11. household appliances
    A) sözcüB) büyük büyükanneC) ev işi yapmakD) beyaz eşya
  12. extreme sports
    A) ekstrem sporlarB) etkilemekC) evliD) çocukluk

Cevap anahtarı

Eşleştirme

1–j   2–b   3–d   4–h   5–l   6–i   7–a   8–f   9–e   10–k   11–c   12–g  

Kelime avı (bulmaca)

RELATIONSHIPSC
GPSSIBLINGCDRG
RRLPINUTSNNHNT
SSEEOTFONAUICR
CELEAKALRSTLOA
HTAOSOERUSHDMN
OTREVUESUEILMS
LHCIENRDPCNTUL
AEHOUOEUMEOCTA
RTERTHPEATRRET
SARBTCTNTTESKO
HBYORELATIVEOR
ILDRESPECTEDRN
PETECONOMICSEA

Test (çoktan seçmeli)

1-C   2-A   3-D   4-C   5-D   6-D   7-D   8-B   9-A   10-A   11-D   12-A  

Ezberledinmi.com · Oyunlukezberledinmi.com/theme-4-family-life-home-%c2%b7-1-kisim-10-sinif-ingilizce-kelime-oyunlari