Bölümler:
Karıştır Online oyna →

Theme 8 – (Life In The Universe & The Future) · 1. kısım

İngilizce · 40 kelime

Ad Soyad:Sınıf: Tarih:

Bu kelimelerle çevrim içi oyna (sesli, 20’den fazla oyun): ezberledinmi.com/theme-8-life-in-the-universe-the-future-%c2%b7-1-kisim-10-sinif-ingilizce-kelime-oyunlari — PDF’te bağlantıya tıklayınca oyunlar açılır.

Kelime listesi

#KelimeAnlamıÖrnek cümle
1habitable
/ˈhæbɪtəbl/ adjective
yaşanabilirThe old house is barely habitable today.
Eski ev bugün neredeyse yaşanabilir durumda değil.
2celestial
/səˈlɛstiəl/ adjective
gökselAncient civilizations studied celestial bodies to navigate across vast oceans.
Antik medeniyetler devasa okyanuslarda yön bulmak için gök cisimlerini inceledi.
3high-resolution
/ˌhaɪ ˌrɛzəˈluːʃən/ adjective
yüksek çözünürlüklüThis screen has high-resolution display.
Bu ekran yüksek çözünürlüklü görüntüye sahip.
4density
/ˈdɛnsɪti/ noun
yoğunlukWater has a higher density than ice.
Suyun yoğunluğu buzunkinden daha fazladır.
5particle
/ˈpɑːrtɪkl/ noun
parçacıkDust particles float in the bright room.
Aydınlık odada toz parçacıkları uçar.
6organism
/ˈɔːrɡənɪzəm/ noun
canlıEvery organism needs water to live.
Her canlı yaşamak için suya ihtiyaç duyar.
7simulated
/ˈsɪmjʊleɪtɪd/ adjective
yapayThe pilot used a simulated flight deck for training.
Pilot eğitim için yapay bir uçuş güvertesi kullandı.
8civilian
/sɪˈvɪliən/ noun
sivilMany civilians left the city.
Birçok sivil şehirden ayrıldı.
9institution
/ˌɪnstɪˈtjuːʃən/ noun
kurumSchool is an important educational institution.
Okul, önemli bir eğitim kurumudur.
10agency
/ˈeɪdʒənsi/ noun
kurumShe works at a travel agency.
O bir seyahat acentesinde çalışıyor.
11gravity
/ˈɡrævəti/ noun
yer çekimiGravity pulls objects down.
Yer çekimi nesneleri aşağı çeker.
12atmosphere
/ˈætməsˌfɪər/ noun
atmosferThe atmosphere is full of oxygen.
Atmosfer oksijenle doludur.
13crater
/ˈkreɪtər/ noun
kraterThe huge meteor made a deep crater.
Büyük gök taşı derin bir krater oluşturdu.
14cosmos
/ˈkɒzmɒs/ noun
kâinatStars shine brightly across the vast cosmos.
Yıldızlar uçsuz bucaksız kâinatta parlak bir şekilde parlıyor.
15humankind
/ˈhjuːmənˌkaɪnd/ noun
insanlıkWater is essential for humankind.
Su, insanlık için hayati önem taşır.
16observation
/ˌɒbzəˈveɪʃn/ noun
gözlemGood observation is important for science.
İyi gözlem bilim için önemlidir.
17conduct experiments
/kənˈdʌkt ɪkˈspɛrɪmənts/ verb phrase
deney yapmakScientists conduct experiments in the lab every day.
Bilim insanları her gün laboratuvarda deney yapar.
18collect data
/kəˈlekt ˈdeɪtə/ phrase
veri toplamakScientists collect data from different cities.
Bilim insanları farklı şehirlerden veri toplar.
19go on a spacewalk
/ɡoʊ ɒn ə ˈspeɪswɔːk/ phrase
uzay yürüyüşü yapmakAstronauts go on a spacewalk to fix the station.
Astronotlar istasyonu tamir etmek için uzay yürüyüşü yapıyor.
20space colony
/speɪs ˈkɒləni/ noun
uzay kolonisiMars needs a space colony soon.
Mars'ın yakında bir uzay kolonisine ihtiyacı var.
21space mission
/speɪs ˈmɪʃən/ noun
uzay göreviThe space mission was a big success.
Uzay görevi büyük bir başarıydı.
22space shuttle
/ˈspeɪs ˌʃʌt.əl/ noun
uzay mekiğiThe space shuttle lands on the runway.
Uzay mekiği pistin üzerine iniş yapar.
23space capsule
/ˈspeɪs ˈkæpsuːl/ noun
uzay kapsülüThe space capsule landed safely.
Uzay kapsülü güvenli bir şekilde indi.
24spacecraft
/ˈspeɪskræft/ noun
uzay aracıThe spacecraft landed safely on Mars today.
Uzay aracı bugün Mars'a güvenle indi.
25space travel
/ˈspeɪs ˌtræv.əl/ noun
uzay yolculuğuSpace travel is very dangerous.
Uzay yolculuğu çok tehlikelidir.
26revolve
/rɪˈvɒlv/ verb
çevresinde dönmekThe Earth revolves around the sun every year.
Dünya her yıl güneşin çevresinde döner.
27rotate
/roʊˈteɪt/ verb
dönmekThe earth rotates around the sun.
Dünya güneşin etrafında döner.
28orbit
/ˈɔːrbɪt/ noun
yörüngeThe satellite enters Earth's orbit.
Uydu Dünya'nın yörüngesine girer.
29drift
/drɪft/ verb
sürüklenmekThe empty boat started to drift across the calm lake.
Boş kayık sakin gölün karşısına doğru sürüklenmeye başladı.
30float
/floʊt/ verb
süzülmekLeaves float on the water.
Yapraklar suyun üzerinde süzülür.
31mysterious
/mɪˈstɪəriəs/ adjective
gizemliThe house looks mysterious.
Ev gizemli görünüyor.
32breathtaking
/ˈbrɛθˌteɪkɪŋ/ adjective
nefes kesiciThe mountain view was breathtaking.
Dağ manzarası nefes kesiciydi.
33harsh
/hɑːrʃ/ adjective
zorluWinter is very harsh here.
Burada kış çok zorludur.
34agriculture
/ˈæɡrɪkʌltʃər/ noun
tarımAgriculture is very important for our country.
Tarım ülkemiz için çok önemlidir.
35research
/ˈriː.sɜːtʃ/ noun
araştırmaI need to do research.
Araştırma yapmam gerekiyor.
36discovery
/dɪˈskʌvəri/ noun
keşifThis is a great discovery.
Bu harika bir keşif.
37discover
/dɪˈskʌvər/ verb
keşfetmekThey discover a new path.
Yeni bir patika keşfediyorlar.
38advanced
/ədˈvænst/ adjective
gelişmişThis is an advanced class.
Bu gelişmiş bir sınıf.
39automatic
/ˌɔːtəˈmætɪk/ adjective
otomatikThe door is automatic.
Kapı otomatiktir.
40robotic
/rəʊˈbɒtɪk/ adjective
robot gibiShe made a robotic movement when she turned around.
Arkasına döndüğünde robot gibi bir hareket yaptı.

Eşleştirme

Her kelimeyi anlamıyla eşleştir: kutuya harfi yaz.

  1. automatic
  2. agency
  3. space travel
  4. gravity
  5. revolve
  6. space shuttle
  7. simulated
  8. space capsule
  9. robotic
  10. discovery
  11. space mission
  12. organism
  • a) yer çekimi
  • b) çevresinde dönmek
  • c) yapay
  • d) canlı
  • e) uzay görevi
  • f) otomatik
  • g) uzay kapsülü
  • h) uzay yolculuğu
  • i) keşif
  • j) uzay mekiği
  • k) kurum
  • l) robot gibi

Kelime avı

Kelimeleri tablodaki harflerin arasında bul ve işaretle (sağa, aşağı ya da çapraz). İpucu olarak anlamları verildi.

DFOCUEFSORBITT
SNAIDTGPYCMSDE
AOGVTIGATPUTAE
CSOITARCCAERLI
TPALDTAELPETVC
SADIEAVMAITARE
ICVANTIIIUAGOL
MEANSCTSHIIEBE
UTNLIEYSPTRNOS
LRCFTAEIADLCTT
AAERYCEORNCYII
TVDVALLNOPADCA
EEEPTFETONFSOL
DLSCOLLECTDATA
  • SPACEMISSION uzay görevi
  • SPACESHUTTLE uzay mekiği
  • SPACETRAVEL uzay yolculuğu
  • COLLECTDATA veri toplamak
  • SIMULATED yapay
  • CELESTIAL göksel
  • ADVANCED gelişmiş
  • CIVILIAN sivil
  • DENSITY yoğunluk
  • ROBOTIC robot gibi
  • GRAVITY yer çekimi
  • AGENCY kurum
  • FLOAT süzülmek
  • ORBIT yörünge

Test

Kelimenin doğru anlamını işaretle.

  1. harsh
    A) uzay yolculuğuB) zorluC) keşfetmekD) keşif
  2. observation
    A) parçacıkB) gözlemC) araştırmaD) sürüklenmek
  3. collect data
    A) yer çekimiB) otomatikC) veri toplamakD) sürüklenmek
  4. space mission
    A) uzay göreviB) araştırmaC) zorluD) çevresinde dönmek
  5. discovery
    A) keşifB) uzay yolculuğuC) uzay aracıD) uzay kapsülü
  6. organism
    A) gizemliB) tarımC) veri toplamakD) canlı
  7. breathtaking
    A) gözlemB) uzay aracıC) nefes kesiciD) atmosfer
  8. agriculture
    A) tarımB) uzay göreviC) yüksek çözünürlüklüD) atmosfer
  9. space capsule
    A) uzay kapsülüB) kurumC) nefes kesiciD) kâinat
  10. high-resolution
    A) süzülmekB) çevresinde dönmekC) araştırmaD) yüksek çözünürlüklü
  11. float
    A) uzay kapsülüB) süzülmekC) veri toplamakD) uzay görevi
  12. space travel
    A) tarımB) yoğunlukC) uzay yolculuğuD) uzay kolonisi

Cevap anahtarı

Eşleştirme

1–f   2–k   3–h   4–a   5–b   6–j   7–c   8–g   9–l   10–i   11–e   12–d  

Kelime avı (bulmaca)

DFOCUEFSORBITT
SNAIDTGPYCMSDE
AOGVTIGATPUTAE
CSOITARCCAERLI
TPALDTAELPETVC
SADIEAVMAITARE
ICVANTIIIUAGOL
MEANSCTSHIIEBE
UTNLIEYSPTRNOS
LRCFTAEIADLCTT
AAERYCEORNCYII
TVDVALLNOPADCA
EEEPTFETONFSOL
DLSCOLLECTDATA

Test (çoktan seçmeli)

1-B   2-B   3-C   4-A   5-A   6-D   7-C   8-A   9-A   10-D   11-B   12-C  

Ezberledinmi.com · Oyunlukezberledinmi.com/theme-8-life-in-the-universe-the-future-%c2%b7-1-kisim-10-sinif-ingilizce-kelime-oyunlari