Ünite 8 (Life in the Universe – Future) · 1. kısım – 9. Sınıf İngilizce Kelime Oyunları

Ünite 8 (Life in the Universe – Future) · 1. kısım ünitesinde 40 İngilizce kelime var. Aşağıda her kelimenin anlamını, okunuşunu ve örnek cümlesini bulursun; sonra aynı kelimelerle oyun oynayarak pekiştirebilirsin. Kelimeler doğal bir sesle okunur, üyelik gerekmez.

Ünite 8 (Life in the Universe – Future) · 1. kısım kelimeleri

KelimeAnlamıÖrnek cümle
take a deep breath
/teɪk ə diːp briːθ/
derin nefes almak (phrase)Take a deep breath and relax.
Derin bir nefes al ve rahatla.
diarrhea
/ˌdaɪəˈriːə/
ishal (noun)The bad food gave me severe diarrhea.
Bozuk yemek bende şiddetli ishale yol açtı.
alert
/əˈlɜːt/
uyarmak (verb)You must alert your family immediately.
Ailenizi derhal uyarmanız gerekir.
fracture
/ˈfræktʃər/
kırık (noun)He suffered a hairline fracture in his wrist.
Bileğinde ince bir çatlak oluştu.
feel dizzy
/fiːl ˈdɪzi/
başı dönmek (phrase)I suddenly started to feel dizzy.
Ani bir şekilde başım dönmeye başladı.
give advice
/ɡɪv ədˈvaɪs/
tavsiye vermek (phrase)Can you give me some advice?
Bana biraz tavsiye verebilir misin?
medical help
/ˈmɛdɪkəl hɛlp/
tıbbi yardım (noun)Call for medical help immediately.
Hemen tıbbi yardım çağırın.
have a stomach ache
/hæv ə ˈstʌmək eɪk/
karnı ağrımak (phrase)I ate too much and now I have a stomach ache.
Çok yedim ve şimdi karnım ağrıyor.
unplug
/ʌnˈplʌɡ/
fişini çekmek (verb)Always unplug the iron after use.
Kullandıktan sonra daima ütünün fişini çekin.
fainting
/ˈfeɪntɪŋ/
bayılma (noun)She felt dizzy and experienced a sudden fainting.
Başının döndüğünü hissetti ve aniden bayılma yaşadı.
illness
/ˈɪlnəs/
hastalık (noun)She missed school due to illness.
Hastalığı nedeniyle okuldan kaldı.
put an ice pack
/pʊt æn aɪs pæk/
buz uygulamak (phrase)You should put an ice pack on your knee.
Dizine buz koymalısın.
robbery
/ˈrɒbəri/
soyguncu (noun)The police caught the man involved in the robbery.
Polis soygunla ilgili adamı yakaladı.
take pills
/teɪk pɪlz/
ilaç almak (phrase)Remember to take your pills on time.
İlaçlarını zamanında almayı unutma.
prescribe
/prɪˈskraɪb/
reçete yazmak (verb)The doctor will prescribe some medicine.
Doktor bazı ilaçlar reçete edecek.
cut one's finger
/kʌt wʌnz ˈfɪŋɡər/
parmağını kesmek (verb phrase)Be careful not to cut your finger.
Parmağını kesmemeye dikkat et.
fire
/ˈfaɪər/
yangın (noun)The fire destroyed the old house.
Yangın eski evi yok etti.
escape route
/ɪˈskeɪp ruːt/
kaçış yolu (noun)Always locate the escape route before entering.
İçeri girmeden önce daima kaçış yolunu tespit edin.
have a cold sweat
/hæv ə koʊld swet/
soğuk terlemek (idiom)I had a cold sweat when I heard the loud noise.
Yüksek sesi duyduğumda soğuk ter döktüm.
use antibiotics
/juːz ˌæntɪbaɪˈɒtɪks/
antibiyotik kullanmak (phrase)You should use antibiotics for the infection.
Enfeksiyon için antibiyotik kullanmalısın.
collapse
/kəˈlæps/
çökmek (verb)The old roof might collapse in the winter.
Eski çatı kışın çökebilir.
injury
/ˈɪndʒəri/
yaralanma (noun)He suffered a serious injury.
Ciddi bir yaralanma geçirdi.
have the flu
/hæv ðə fluː/
grip olmak (phrase)I have the flu and must stay in bed.
Grip oldum ve yatakta kalmalıyım.
call an ambulance
/kɔːl ən ˈæmbjʊləns/
ambulans çağırmak (phrase)Please call an ambulance immediately!
Lütfen hemen ambulans çağırın!
have a nosebleed
/hæv ə ˈnəʊz.bliːd/
burnu kanamak (verb phrase)He started to have a nosebleed after the hit.
Darbeden sonra burnu kanamaya başladı.
have acne
/hæv ˈækni/
sivilceli olmak (verb phrase)Many teenagers have acne.
Birçok ergenin sivilcesi vardır.
dermatologist
/ˌdɜːr.məˈtɑː.lə.dʒɪst/
cildiye uzmanı (noun)She visited a dermatologist for her acne.
Sivilcesi için bir cildiye uzmanına gitti.
sprain one's ankle
/spreɪn wʌnz ˈæŋkəl/
ayak bileğini burkmak (phrase)I hope you don't sprain your ankle.
Umarım ayak bileğini burkmazsın.
symptom
/ˈsɪmptəm/
belirti (noun)Fever is a common symptom of the flu.
Ateş, gripin yaygın bir belirtisidir.
cold pack
/ˈkoʊld pæk/
buz torbası (noun)Apply a cold pack to your ankle.
Bileğinize bir buz torbası uygulayın.
cut communications
/kʌt kəˌmjuːnɪˈkeɪʃnz/
iletişimi koparmak (phrase)The rebels decided to cut communications with the capital.
Asiler başkentle iletişimi koparmaya karar verdi.
take a long rest
/teɪk ə lɒŋ rest/
uzun dinlenme (phrase)You need to take a long rest.
Uzun bir süre dinlenmen gerekiyor.
dental problem
/ˈdɛntəl ˈprɒbləm/
diş sorunu (noun)She went to the dentist for a dental problem.
Bir diş sorunu için diş hekimine gitti.
find a safe place
/faɪnd ə seɪf pleɪs/
sığınmak (phrase)We need to find a safe place quickly.
Hızlıca güvenli bir yer bulmalıyız.
rescue yourself
/ˈrɛskjuː jɔːˈsɛlf/
kendini kurtarmak (phrase)You have to rescue yourself sometimes.
Bazen kendini kurtarmak zorundasın.
asthma
/ˈæsmə/
astım (noun)She has asthma and carries an inhaler.
Astımı var ve yanında bir inhaler taşıyor.
stairway
/ˈstɛərweɪ/
merdiven (noun)She ran up the stairway.
Merdivenlerden yukarı koştu.
runny nose
/ˈrʌni noʊz/
burun akıntısı (noun)I have a sore throat and a runny nose.
Boğazım ağrıyor ve burnum akıyor.
gauze roll
/ɡɔːz roʊl/
sargı bezi (noun)The nurse wrapped the wound with a gauze roll.
Hemşire yarayı bir sargı beziyle sardı.
breathe in steam
/briːð ɪn stiːm/
buhar solumak (phrase)Breathing in steam can help clear a stuffy nose.
Buhar solumak tıkalı burunu açmaya yardımcı olabilir.

Kelime listesi ve oyun kâğıtlarını PDF olarak indir / yazdır

Bu kelimelerle oyun oyna

🇬🇧

English · 40 kelime

✨ İçerik yapay zekâ desteğiyle hazırlandı.

Oyunlar: Kartlar, Eşleştir, Hafıza Kartları, Test, Kelime Rallisi, Doğru mu Yanlış mı, Dinle ve Seç, Yazım, Harf Karıştırma, Kardan Adam, Kelime Avı, Boşluk Doldurma, Cümle Kur, Balon Patlat, Tombala, Penaltı Atışı, Köstebek Vur, Kule Kur, Roket Fırlat, Bilgi Yarışması, Farklı Olanı Bul, Sırayla Yarış, Kim Önce?, Büyük Yarış. Sınıfta çok oyunculu yarışmalar da oynayabilirsin.

Öğretmenler için: sınıfta ve akıllı tahtada oynayın

Ünite 8 (Life in the Universe – Future) · 1. kısım İngilizce kelime oyunları sınıf ortamı için hazırlandı. Akıllı tahtada, projeksiyonda, etkileşimli panelde ya da tablette açıp bütün sınıfla oynayabilirsiniz. Kurulum, uygulama indirme ya da öğrenci üyeliği gerekmez.

  • Tam ekran: oyunu tahtaya yansıtın; kartlar ve düğmeler büyük, dokunmatik ekranda parmakla oynanır.
  • Takım oyunları: Halat Çekme, Bomba Pas, Kim Önce?, Büyük Yarış ve Penaltı Kupası’nda sınıfı takımlara ayırın; isim, hayvan ve renk verin, sonda kürsüde kazananı görün.
  • Sınıf Puan Tablosu: ders boyunca öğrencilere ya da takımlara puan verin.
  • Sesli okuma: kelimeler doğal bir sesle okunur; hoparlörden bütün sınıf duyar, dinleme oyunları da oynanabilir.
  • Ders akışı: önce Kartlar ve Eşleştir ile kelimeleri tanıtın, sonra Test ve Hafıza Kartları ile pekiştirin, dersi bir takım yarışmasıyla bitirin.

Eğitici kelime oyunları; ilkokul, ortaokul ve lise İngilizce dersleri, etüt ve kurslar için uygundur. Öğrenciler aynı oyunları evde telefondan da oynayabilir.