Theme 1(School Life) – 5. Sınıf İngilizce Kelime Oyunları

5. Sınıf İngilizce için hazırlanan Theme 1(School Life) ünitesinde 79 İngilizce kelime var (A2 seviyesi). Aşağıda her kelimenin anlamını, okunuşunu ve örnek cümlesini bulursun; sonra aynı kelimelerle oyun oynayarak pekiştirebilirsin. Kelimeler doğal bir sesle okunur, üyelik gerekmez.

5. Sınıf İngilizce – Theme 1(School Life) kelimeleri

KelimeAnlamıÖrnek cümle
lab rules
/læb ruːlz/
laboratuvar kuralları (noun)We must learn lab rules.
Laboratuvar kurallarını öğrenmeliyiz.
find
/faɪnd/
bulmak (verb)I can find my bag.
Çantamı bulabiliyorum.
chess club
/tʃes klʌb/
satranç kulübü (noun)I joined the chess club.
Satranç kulübüne katıldım.
public
/ˈpʌblɪk/
halk (noun)The public likes this park.
Halk bu parkı seviyor.
student
/ˈstjuːdnt/
öğrenci (noun)She is a good student.
O iyi bir öğrenci.
France
/frɑːns/
Fransa (noun)I live in France.
Fransa'da yaşıyorum.
music club
/ˈmjuːzɪk klʌb/
müzik kulübü (noun)I joined the music club.
Müzik kulübüne katıldım.
coach
/koʊtʃ/
antrenör (noun)My coach is very good.
Antrenörüm çok iyi.
headmaster
/ˈhedˌmæstər/
okul müdürü (noun)The headmaster is very nice.
Okul müdürü çok iyi.
read a book
/riːd ə bʊk/
kitap okumak (phrase)I read a book.
Ben kitap okuyorum.
administration department
/ədˌmɪnɪˈstreɪʃən dɪˈpɑːrtmənt/
idari birim (noun)She works in the administration department.
O, idari birimde çalışıyor.
run
/rʌn/
koşmak (verb)I run every morning.
Her sabah koşarım.
hobby
/ˈhɒbi/
hobi (noun)Reading is my favorite hobby.
Okumak benim en sevdiğim hobim.
Japan
/dʒəˈpæn/
Japonya (noun)Japan is a big country.
Japonya büyük bir ülkedir.
assistant
/əˈsɪstənt/
yardımcı (noun)She is my new assistant.
O benim yeni yardımcımdır.
favorite
/ˈfeɪvərɪt/
favori (adjective)Blue is my favorite color.
Mavi benim favori rengimdir.
safe
/seɪf/
güvenli (adjective)You are safe here.
Burada güvendesin.
technology club
/tɛkˈnɒlədʒi klʌb/
teknoloji kulübü (noun)I join the technology club.
Teknoloji kulübüne katılırım.
respect laws
/rɪˈspekt lɔːz/
yasalara uymak (verb phrase)Good citizens respect laws.
İyi vatandaşlar yasalara uyar.
Canada
/ˈkænədə/
Kanada (noun)Canada is very cold.
Kanada çok soğuktur.
enjoy
/ɪnˈdʒɔɪ/
keyif almak (verb)I enjoy sunny days.
Güneşli günlerden keyif alırım.
school club
/skuːl klʌb/
okul kulübü (noun)I joined a school club.
Bir okul kulübüne katıldım.
flag
/flæɡ/
bayrak (noun)I see a red flag.
Kırmızı bir bayrak görüyorum.
maths club
/mæθs klʌb/
matematik kulübü (noun)I joined maths club.
Matematik kulübüne katıldım.
action
/ˈækʃən/
eylem (noun)Actions speak louder than words.
Eylemler kelimelerden daha çok şey anlatır.
shout
/ʃaʊt/
bağırmak (verb)Do not shout at me.
Bana bağırarak konuşma.
best friend
/best frend/
en iyi arkadaş (noun)She is my best friend.
O benim en iyi arkadaşım.
like
/laɪk/
sevmek (verb)I like cats.
Kedileri severim.
color
/ˈkʌl.ər/
boyamak (verb)I color the big picture.
Büyük resmi boyuyorum.
Mexico
/ˈmɛksɪkoʊ/
Meksika (noun)Mexico is very big.
Meksika çok büyüktür.
talk
/tɔːk/
konuşmak (verb)I talk to my mother.
Annemle konuşurum.
play the guitar
/pleɪ ðə ɡɪˈtɑːr/
gitar çalmak (phrase)I play the guitar.
Ben gitar çalarım.
obey
/əˈbeɪ/
itaat etmek (verb)Dogs obey their owners.
Köpekler sahiplerine itaat eder.
cook
/kʊk/
aşçı (noun)He is a good cook.
O iyi bir aşçıdır.
doctor
/ˈdɒktər/
doktor (noun)The doctor is here.
Doktor burada.
UK
/ˌjuːˈkeɪ/
Birleşik Krallık (noun)I live in the UK.
Birleşik Krallık'ta yaşıyorum.
chew gum
/tʃuː ɡʌm/
sakız çiğnemek (phrase)I chew gum every day.
Her gün sakız çiğnerim.
who
/huː/
kim (pronoun)Who is she?
O kim?
religious day
/rɪˈlɪdʒəs deɪ/
dini gün (noun)Today is a religious day.
Bugün dini bir gün.
people
/ˈpiːpl/
insanlar (noun)People like music.
İnsanlar müzik sever.
library
/ˈlaɪbrəri/
kütüphane (noun)She went to the library.
O, kütüphaneye gitti.
department
/dɪˈpɑːtmənt/
bölüm (noun)I work in this department.
Bu bölümde çalışıyorum.
student card
/ˈstjuːdnt kɑːd/
öğrenci kimliği (noun)Show your student card here.
Burada öğrenci kartını göster.
want
/wɒnt/
istemek (verb)I want an apple.
Bir elma istiyorum.
science club
/ˈsaɪəns klʌb/
bilim kulübü (noun)I join the science club.
Bilim kulübüne katılırım.
celebration
/ˌselɪˈbreɪʃn/
kutlama (noun)The celebration is on Friday.
Kutlama Cuma günü.
national day
/ˈnæʃənəl deɪ/
milli bayram (noun)Today is our national day.
Bugün bizim milli bayramımız.
canteen
/kænˈtiːn/
kantin (noun)We eat at the canteen.
Kantinde yemek yiyoruz.
school trip
/skuːl trɪp/
okul gezisi (noun)We love school trips.
Biz okul gezilerini severiz.
introduce
/ˌɪntrəˈduːs/
tanıtmak (verb)I introduce my friend.
Arkadaşımı tanıştırıyorum.
fold
/foʊld/
katlamak (verb)Fold the paper now.
Şimdi kağıdı katla.
solve a problem
/sɒlv ə ˈprɒbləm/
sorun çözmek (phrase)We must solve this problem.
Bu sorunu çözmeliyiz.
rule
/ruːl/
kural (noun)Follow every school rule.
Her okul kuralına uy.
environment club
/ɪnˈvaɪrənmənt klʌb/
çevre kulübü (noun)I joined the environment club.
Çevre kulübüne katıldım.
name
/neɪm/
isim (noun)What is your name?
Adın nedir?
place
/pleɪs/
yer (noun)This is a nice place.
Burası güzel bir yer.
Russia
/ˈrʌʃə/
Rusya (noun)Russia is very big.
Rusya çok büyüktür.
explain
/ɪkˈspleɪn/
açıklamak (verb)Please explain the rule.
Lütfen kuralı açıkla.
art club
/ɑːrt klʌb/
resim kulübü (noun)I joined the art club.
Resim kulübüne katıldım.
look for
/lʊk fɔːr/
aramak (phrase)I look for my keys.
Anahtarlarımı arıyorum.
summer camp
/ˈsʌmər kæmp/
yaz kampı (noun)I love summer camp.
Yaz kampını seviyorum.
free time
/friː taɪm/
boş zaman (noun)I read books in free time.
Boş zamanda kitap okurum.
Spain
/speɪn/
İspanya (noun)Spain is very hot.
İspanya çok sıcak.
folk dance club
/foʊk dæns klʌb/
halk oyunları kulübü (noun)I join a folk dance club.
Bir halk oyunları kulübüne katılırım.
sing a song
/sɪŋ ə sɒŋ/
şarkı söylemek (phrase)I sing a song.
Ben şarkı söylerim.
Germany
/ˈdʒɜːməni/
Almanya (noun)Germany is a big country.
Almanya büyük bir ülkedir.
love
/lʌv/
çok sevmek (verb)I love cats.
Kedileri çok severim.
secretary
/ˈsekrəteri/
sekreter (noun)She is a good secretary.
O iyi bir sekreterdir.
draw a picture
/drɔː ə ˈpɪktʃər/
resim çizmek (phrase)I draw a picture.
Ben bir resim çizerim.
lab
/læb/
laboratuvar (noun)She works in a lab.
O bir laboratuvarda çalışıyor.
Kyrgyzstan
/ˌkɜːrɡɪˈstɑːn/
Kırgızistan (noun)Kyrgyzstan is a beautiful country.
Kırgızistan güzel bir ülkedir.
drama club
/ˈdrɑːmə klʌb/
tiyatro kulübü (noun)I joined the drama club.
Tiyatro kulübüne katıldım.
Italy
/ˈɪtəli/
İtalya (noun)Italy is a nice country.
İtalya güzel bir ülkedir.
classroom
/ˈklɑːs.rʊm/
sınıf (noun)Our classroom is very big.
Bizim sınıfımız çok büyük.
Azerbaijan
/ˌæzərbaɪˈdʒɑːn/
Azerbaycan (noun)Azerbaijan is a nice country.
Azerbaycan güzel bir ülkedir.
China
/ˈtʃaɪnə/
Çin (noun)China is very big.
Çin çok büyüktür.
administration
/ədˌmɪnɪˈstreɪʃn/
yönetim (noun)Good administration helps the school.
İyi yönetim okula yardım eder.
conference hall
/ˈkɒnfərəns hɔːl/
konferans salonu (noun)The conference hall is big.
Konferans salonu büyüktür.
teacher
/ˈtiːtʃər/
öğretmen (noun)She is a good teacher.
O iyi bir öğretmen.

Kelime listesi ve oyun kâğıtlarını PDF olarak indir / yazdır

Bu kelimelerle oyun oyna

🇬🇧

English · 79 kelime · A2

✨ İçerik yapay zekâ desteğiyle hazırlandı.

Oyunlar: Kartlar, Eşleştir, Hafıza Kartları, Test, Kelime Rallisi, Doğru mu Yanlış mı, Dinle ve Seç, Yazım, Harf Karıştırma, Kardan Adam, Kelime Avı, Boşluk Doldurma, Cümle Kur, Balon Patlat, Tombala, Penaltı Atışı, Köstebek Vur, Kule Kur, Roket Fırlat, Bilgi Yarışması, Farklı Olanı Bul, Sırayla Yarış, Kim Önce?, Büyük Yarış. Sınıfta çok oyunculu yarışmalar da oynayabilirsin.

Öğretmenler için: sınıfta ve akıllı tahtada oynayın

5. Sınıf İngilizce Theme 1(School Life) kelime oyunları sınıf ortamı için hazırlandı. Akıllı tahtada, projeksiyonda, etkileşimli panelde ya da tablette açıp bütün sınıfla oynayabilirsiniz. Kurulum, uygulama indirme ya da öğrenci üyeliği gerekmez.

  • Tam ekran: oyunu tahtaya yansıtın; kartlar ve düğmeler büyük, dokunmatik ekranda parmakla oynanır.
  • Takım oyunları: Halat Çekme, Bomba Pas, Kim Önce?, Büyük Yarış ve Penaltı Kupası’nda sınıfı takımlara ayırın; isim, hayvan ve renk verin, sonda kürsüde kazananı görün.
  • Sınıf Puan Tablosu: ders boyunca öğrencilere ya da takımlara puan verin.
  • Sesli okuma: kelimeler doğal bir sesle okunur; hoparlörden bütün sınıf duyar, dinleme oyunları da oynanabilir.
  • Ders akışı: önce Kartlar ve Eşleştir ile kelimeleri tanıtın, sonra Test ve Hafıza Kartları ile pekiştirin, dersi bir takım yarışmasıyla bitirin.

Eğitici kelime oyunları; ilkokul, ortaokul ve lise İngilizce dersleri, etüt ve kurslar için uygundur. Öğrenciler aynı oyunları evde telefondan da oynayabilir.