10. Sınıf İngilizce için hazırlanan Theme 1 (School Life And Education) · 2. kısım ünitesinde 40 İngilizce kelime var (B1 seviyesi). Aşağıda her kelimenin anlamını, okunuşunu ve örnek cümlesini bulursun; sonra aynı kelimelerle oyun oynayarak pekiştirebilirsin. Kelimeler doğal bir sesle okunur, üyelik gerekmez.
10. Sınıf İngilizce – Theme 1 (School Life And Education) · 2. kısım kelimeleri
| Kelime | Anlamı | Örnek cümle |
|---|---|---|
| spelling bee /ˈspelɪŋ biː/ | heceleme yarışması (noun) | She won the school spelling bee easily. Okul heceleme yarışmasını kolayca kazandı. |
| volunteering club /ˌvɒlənˈtɪərɪŋ klʌb/ | gönüllülük kulübü (noun) | She joined a volunteering club at her university. Üniversitesinde bir gönüllülük kulübüne katıldı. |
| courtyard /ˈkɔːt.jɑːd/ | avlu (noun) | The children played in the school courtyard. Çocuklar okulun avlusunda oynadı. |
| staffroom /ˈstɑːfruːm/ | öğretmenler odası (noun) | The teachers are waiting in the staffroom. Öğretmenler öğretmenler odasında bekliyor. |
| prayer room /ˈprer ruːm/ | mescit (noun) | We found a quiet prayer room. Sessiz bir mescit bulduk. |
| food technology room /fuːd tekˈnɒlədʒi ruːm/ | yemek atölyesi (noun) | We cooked healthy soup in the food technology room. Yemek atölyesinde sağlıklı çorba pişirdik. |
| laboratory work /ləˈbɒrətəri wɜːk/ | laboratuvar çalışması (noun) | Laboratory work is very important for science students. Laboratuvar çalışması fen öğrencileri için çok önemlidir. |
| locker room /ˈlɒkə ruːm/ | soyunma odası (noun) | We met inside the locker room after the game. Maçtan sonra soyunma odasının içinde buluştuk. |
| graduate /ˈɡrædʒuət/ | mezun olmak (verb) | She will graduate from university next June. O, gelecek haziran ayında üniversiteden mezun olacak. |
| succeed /səkˈsiːd/ | başarmak (verb) | She wants to succeed in life. O hayatta başarılı olmak istiyor. |
| diploma /dɪˈploʊmə/ | diploma (noun) | She received her high school diploma today. Bugün lise diplomasını aldı. |
| workshop /ˈwɜːrkʃɒp/ | atölye çalışması (noun) | I joined a photography workshop yesterday. Dün bir fotoğrafçılık atölye çalışmasına katıldım. |
| perform /pərˈfɔːrm/ | gösteri yapmak (verb) | They will perform a new song tonight. Bu akşam yeni bir şarkı söyleyecekler. |
| competition /ˌkɒmpəˈtɪʃən/ | yarışma (noun) | She won the first prize in the competition. Yarışmada birincilik ödülünü kazandı. |
| headmaster /ˈhedˌmɑːstər/ | okul müdürü (noun) | The headmaster spoke to us. Okul müdürü bizimle konuştu. |
| campus /ˈkæmpəs/ | yerleşke (noun) | Our campus is very large. Kampüsümüz çok büyüktür. |
| brochure /ˈbrəʊʃər/ | broşür (noun) | She read the travel brochure very carefully. Seyahat broşürünü çok dikkatli bir şekilde okudu. |
| abroad /əˈbrɔːd/ | yurt dışında (adverb) | She lives abroad now. O şimdi yurt dışında yaşıyor. |
| peer /pɪər/ | akran (noun) | She learns faster than her peers. O, akranlarından daha hızlı öğreniyor. |
| pupil /ˈpjuːpəl/ | öğrenci (noun) | The teacher helps every pupil in the classroom. Öğretmen sınıftaki her öğrenciye yardım eder. |
| celebration /ˌselɪˈbreɪʃn/ | kutlama (noun) | We had a big celebration for his birthday. Onun doğum günü için büyük bir kutlama yaptık. |
| gymnastics /dʒɪmˈnæstɪks/ | jimnastik (noun) | She does gymnastics every day. O her gün jimnastik yapar. |
| photography /fəˈtɒɡrəfi/ | fotoğrafçılık (noun) | She loves photography and takes pictures every day. O fotoğrafçılığı seviyor ve her gün resimler çekiyor. |
| literature /ˈlɪtrətʃər/ | edebiyat (noun) | She loves reading classical literature every night. O her gece klasik edebiyat okumayı çok sever. |
| literature club /ˈlɪtrətʃər klʌb/ | edebiyat kulübü (noun) | She joined the literature club at school. Okuldaki edebiyat kulübüne katıldı. |
| coding club /ˈkoʊdɪŋ klʌb/ | kodlama kulübü (noun) | I joined the coding club this week. Bu hafta kodlama kulübüne katıldım. |
| chess club /tʃes klʌb/ | satranç kulübü (noun) | I joined the school chess club. Okul satranç kulübüne katıldım. |
| art club /ɑːrt klʌb/ | sanat kulübü (noun) | She joined the art club at school. Okuldaki sanat kulübüne katıldı. |
| nursery /ˈnɜːrsəri/ | kreş (noun) | My little brother goes to nursery every day. Küçük erkek kardeşim her gün kreşe gidiyor. |
| primary school /ˈpraɪməri skuːl/ | ilkokul (noun) | She works as a teacher at a primary school. O bir ilkokulda öğretmen olarak çalışıyor. |
| private school /ˈpraɪvət skuːl/ | özel okul (noun) | She sends her son to a private school. O, oğlunu bir özel okula gönderiyor. |
| classwork /ˈklɑːswɜːk/ | sınıf içi çalışma (noun) | We finished our classwork before the bell rang. Zil çalmadan önce sınıf içi çalışmamızı bitirdik. |
| presentation /ˌprɛzənˈteɪʃən/ | sunum (noun) | She prepared a great presentation for the meeting. Toplantı için harika bir sunum hazırladı. |
| national /ˈnæʃənəl/ | ulusal (adjective) | This is a national holiday for everyone. Bu herkes için ulusal bir tatildir. |
| traditional /trəˈdɪʃənəl/ | geleneksel (adjective) | They wear traditional clothes during the festival. Festival sırasında geleneksel kıyafetler giyerler. |
| citizen /ˈsɪtɪzn/ | vatandaş (noun) | Every citizen has the right to vote. Her vatandaşın oy kullanma hakkı vardır. |
| exchange /eksˈtʃeɪndʒ/ | değişim (noun) | We made a good exchange. İyi bir değişim yaptık. |
| conference /ˈkɒnfərəns/ | konferans (noun) | She attended a big business conference yesterday. O dün büyük bir iş konferansına katıldı. |
| schedule /ˈskedʒuːl/ | program (noun) | Our schedule is very busy today. Bugün programımız çok yoğun. |
| routine /ruːˈtiːn/ | rutin (noun) | I need to change my daily routine. Günlük rutinimi değiştirmem gerekiyor. |
Kelime listesi ve oyun kâğıtlarını PDF olarak indir / yazdır
Bu kelimelerle oyun oyna
✨ İçerik yapay zekâ desteğiyle hazırlandı.
Oyunlar: Kartlar, Eşleştir, Hafıza Kartları, Test, Kelime Rallisi, Doğru mu Yanlış mı, Dinle ve Seç, Yazım, Harf Karıştırma, Kardan Adam, Kelime Avı, Boşluk Doldurma, Cümle Kur, Balon Patlat, Tombala, Penaltı Atışı, Köstebek Vur, Kule Kur, Roket Fırlat, Bilgi Yarışması, Farklı Olanı Bul, Sırayla Yarış, Kim Önce?, Büyük Yarış. Sınıfta çok oyunculu yarışmalar da oynayabilirsin.
Öğretmenler için: sınıfta ve akıllı tahtada oynayın
10. Sınıf İngilizce Theme 1 (School Life And Education) · 2. kısım kelime oyunları sınıf ortamı için hazırlandı. Akıllı tahtada, projeksiyonda, etkileşimli panelde ya da tablette açıp bütün sınıfla oynayabilirsiniz. Kurulum, uygulama indirme ya da öğrenci üyeliği gerekmez.
- Tam ekran: oyunu tahtaya yansıtın; kartlar ve düğmeler büyük, dokunmatik ekranda parmakla oynanır.
- Takım oyunları: Halat Çekme, Bomba Pas, Kim Önce?, Büyük Yarış ve Penaltı Kupası’nda sınıfı takımlara ayırın; isim, hayvan ve renk verin, sonda kürsüde kazananı görün.
- Sınıf Puan Tablosu: ders boyunca öğrencilere ya da takımlara puan verin.
- Sesli okuma: kelimeler doğal bir sesle okunur; hoparlörden bütün sınıf duyar, dinleme oyunları da oynanabilir.
- Ders akışı: önce Kartlar ve Eşleştir ile kelimeleri tanıtın, sonra Test ve Hafıza Kartları ile pekiştirin, dersi bir takım yarışmasıyla bitirin.
Eğitici kelime oyunları; ilkokul, ortaokul ve lise İngilizce dersleri, etüt ve kurslar için uygundur. Öğrenciler aynı oyunları evde telefondan da oynayabilir.