5. Sınıf İngilizce için hazırlanan Theme 2 (Classroom Life) · 2. kısım ünitesinde 43 İngilizce kelime var. Aşağıda her kelimenin anlamını, okunuşunu ve örnek cümlesini bulursun; sonra aynı kelimelerle oyun oynayarak pekiştirebilirsin. Kelimeler doğal bir sesle okunur, üyelik gerekmez.
5. Sınıf İngilizce – Theme 2 (Classroom Life) · 2. kısım kelimeleri
| Kelime | Anlamı | Örnek cümle |
|---|---|---|
| use /juːz/ | kullanmak (verb) | I use a pen. Bir kalem kullanıyorum. |
| social studies /ˈsoʊʃəl ˈstʌdiz/ | sosyal bilgiler (noun) | We study social studies today. Bugün sosyal bilgiler çalışıyoruz. |
| write /raɪt/ | yazmak (verb) | I write a letter. Bir mektup yazarım. |
| Tuesday /ˈtjuːzdeɪ/ | Salı (noun) | Today is Tuesday. Bugün salı. |
| rubber /ˈrʌbər/ | silgi (noun) | I have a rubber. Bir silgim var. |
| dirty /ˈdɜːrti/ | kirli (adjective) | My hands are dirty. Ellerim kirli. |
| rubbish bin /ˈrʌb.ɪʃ bɪn/ | çöp kovası (noun) | Put it in the rubbish bin. Onu çöp kovasına koy. |
| homework /ˈhoʊm.wɜːrk/ | ev ödevi (noun) | I do homework. Ev ödevi yaparım. |
| board marker /bɔːd ˈmɑːkə/ | tahta kalemi (noun) | I need a board marker. Bir tahta kalemine ihtiyacım var. |
| school bag /ˈskuːl bæɡ/ | okul çantası (noun) | I have a school bag. Bir okul çantam var. |
| big /bɪɡ/ | büyük (adjective) | It is a big dog. O büyük bir köpektir. |
| mistake /mɪˈsteɪk/ | hata (noun) | That is a mistake. Bu bir hata. |
| seat /siːt/ | sandalye (noun) | This seat is soft. Bu sandalye yumuşak. |
| clean /kliːn/ | temizlemek (verb) | I clean my room. Odamı temizlerim. |
| art /ɑːrt/ | sanat (noun) | Art is very fun. Sanat çok eğlencelidir. |
| show /ʃoʊ/ | göstermek (verb) | Show me. Bana göster. |
| remind /rɪˈmaɪnd/ | hatırlatmak (verb) | Please remind me tomorrow. Lütfen yarın bana hatırlat. |
| Sunday /ˈsʌndeɪ/ | pazar (noun) | Today is Sunday. Bugün pazar. |
| maths /mæθs/ | matematik (noun) | Maths is my favorite subject. Matematik en sevdiğim derstir. |
| put /pʊt/ | koymak (verb) | Put the book down. Kitabı yere koy. |
| crayon /ˈkreɪ.ɒn/ | mum boya (noun) | I like crayons. Mum boyaları severim. |
| project /ˈprɒdʒekt/ | proje (noun) | We have a new project. Yeni bir projemiz var. |
| English /ˈɪŋɡlɪʃ/ | İngilizce (noun) | I like English. İngilizceyi severim. |
| school club /skuːl klʌb/ | okul kulübü (noun) | I joined a school club. Bir okul kulübüne katıldım. |
| warn /wɔːrn/ | uyarmak (verb) | I warn you now. Seni şimdi uyarıyorum. |
| basketball tournament /ˈbæskɪtbɔːl ˈtʊənəmənt/ | basketbol turnuvası (noun) | We watch the basketball tournament. Biz basketbol turnuvasını izliyoruz. |
| smart board /ˈsmɑːrt bɔːrd/ | akıllı tahta (noun) | The teacher uses a smart board. Öğretmen bir akıllı tahta kullanıyor. |
| classroom life /ˈklɑːs.rʊm laɪf/ | sınıf hayatı (noun) | Classroom life can be very busy. Sınıf hayatı oldukça yoğun olabilir. |
| foreign language /ˈfɒrən ˈlæŋɡwɪdʒ/ | yabancı dil (noun) | I study a foreign language. Bir yabancı dil çalışıyorum. |
| learn /lɜːn/ | öğrenmek (verb) | I learn English. İngilizce öğreniyorum. |
| drama /ˈdrɑː.mə/ | trajedi (noun) | She acts in a TV drama every night. O her gece bir TV dramasında rol alıyor. |
| look up /lʊk ʌp/ | araştırmak (phrasal verb) | Look up the word. Kelimiti araştır. |
| erase /ɪˈreɪz/ | silmek (verb) | I erase the wrong word. Yanlış kelimeyi silerim. |
| week /wiːk/ | hafta (noun) | Today is Monday. Bugün Pazartesi. |
| Wednesday /ˈwɛnzdeɪ/ | çarşamba (noun) | Today is Wednesday. Bugün çarşamba. |
| Turkish /ˈtɜːrkɪʃ/ | Türkçe (noun) | I speak Turkish. Türkçe konuşuyorum. |
| science /ˈsaɪəns/ | bilim (noun) | Science is very fun. Bilim çok eğlencelidir. |
| bookshelf /ˈbʊk.ʃɛlf/ | kitaplık (noun) | The bookshelf is full. Kitaplık doludur. |
| age /eɪdʒ/ | yaş (noun) | What is your age? Yaşın kaç? |
| noisy /ˈnɔɪzi/ | gürültülü (adjective) | The street is noisy. Sokak gürültülü. |
| lesson /ˈles.ən/ | ders (noun) | I like this lesson. Bu dersi seviyorum. |
| Religion and Morals /rɪˈlɪdʒən ənd ˈmɒrəlz/ | Din kültürü ve ahlak bilgisi (noun) | I have Religion and Morals today. Bugün Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersim var. |
| lend /lend/ | ödünç vermek (verb) | Can you lend me a pen? Bana bir kalem ödünç verebilir misin? |
Kelime listesi ve oyun kâğıtlarını PDF olarak indir / yazdır
Bu kelimelerle oyun oyna
✨ İçerik yapay zekâ desteğiyle hazırlandı.
Oyunlar: Kartlar, Eşleştir, Hafıza Kartları, Test, Kelime Rallisi, Doğru mu Yanlış mı, Dinle ve Seç, Yazım, Harf Karıştırma, Kardan Adam, Kelime Avı, Boşluk Doldurma, Cümle Kur, Balon Patlat, Tombala, Penaltı Atışı, Köstebek Vur, Kule Kur, Roket Fırlat, Bilgi Yarışması, Farklı Olanı Bul, Sırayla Yarış, Kim Önce?, Büyük Yarış. Sınıfta çok oyunculu yarışmalar da oynayabilirsin.
Öğretmenler için: sınıfta ve akıllı tahtada oynayın
5. Sınıf İngilizce Theme 2 (Classroom Life) · 2. kısım kelime oyunları sınıf ortamı için hazırlandı. Akıllı tahtada, projeksiyonda, etkileşimli panelde ya da tablette açıp bütün sınıfla oynayabilirsiniz. Kurulum, uygulama indirme ya da öğrenci üyeliği gerekmez.
- Tam ekran: oyunu tahtaya yansıtın; kartlar ve düğmeler büyük, dokunmatik ekranda parmakla oynanır.
- Takım oyunları: Halat Çekme, Bomba Pas, Kim Önce?, Büyük Yarış ve Penaltı Kupası’nda sınıfı takımlara ayırın; isim, hayvan ve renk verin, sonda kürsüde kazananı görün.
- Sınıf Puan Tablosu: ders boyunca öğrencilere ya da takımlara puan verin.
- Sesli okuma: kelimeler doğal bir sesle okunur; hoparlörden bütün sınıf duyar, dinleme oyunları da oynanabilir.
- Ders akışı: önce Kartlar ve Eşleştir ile kelimeleri tanıtın, sonra Test ve Hafıza Kartları ile pekiştirin, dersi bir takım yarışmasıyla bitirin.
Eğitici kelime oyunları; ilkokul, ortaokul ve lise İngilizce dersleri, etüt ve kurslar için uygundur. Öğrenciler aynı oyunları evde telefondan da oynayabilir.