Theme 2 (Classroom Life & Learning) · 1. kısım – 10. Sınıf İngilizce Kelime Oyunları

10. Sınıf İngilizce için hazırlanan Theme 2 (Classroom Life & Learning) · 1. kısım ünitesinde 40 İngilizce kelime var (B1 seviyesi). Aşağıda her kelimenin anlamını, okunuşunu ve örnek cümlesini bulursun; sonra aynı kelimelerle oyun oynayarak pekiştirebilirsin. Kelimeler doğal bir sesle okunur, üyelik gerekmez.

10. Sınıf İngilizce – Theme 2 (Classroom Life & Learning) · 1. kısım kelimeleri

KelimeAnlamıÖrnek cümle
kinaesthetic
/ˌkɪniːsˈθetɪk/
kinestetik (adjective)She has a kinaesthetic learning style.
Onun kinestetik bir öğrenme tarzı vardır.
auditory
/ˈɔːdɪtəri/
işitsel (adjective)She has good auditory skills.
Onun iyi işitsel becerileri var.
probability
/ˌprɒbəˈbɪləti/
olasılık (noun)There is a high probability of rain today.
Bugün yağmur yağma olasılığı çok yüksek.
likelihood
/ˈlaɪklihʊd/
ihtimal (noun)The likelihood of rain is very high today.
Bugün yağmur yağma ihtimali çok yüksek.
necessity
/nəˈsesəti/
zorunluluk (noun)Water is a basic necessity for all people.
Su, tüm insanlar için temel bir zorunluluktur.
prohibition
/ˌproʊ.əˈbɪʃ.ən/
yasak (noun)The new law brings a strict prohibition on smoking.
Yeni yasa sigara içmeye katı bir yasak getiriyor.
consolidation
/kənˌsɒlɪˈdeɪʃən/
pekiştirme (noun)This new law helps the consolidation of peace.
Bu yeni yasa barışın pekişmesine yardımcı olur.
framework
/ˈfreɪmwɜːk/
çerçeve (noun)We need a clear framework for this project.
Bu proje için net bir çerçeveye ihtiyacımız var.
artificial intelligence
/ˌɑːrtɪˈfɪʃəl ɪnˈtelɪdʒəns/
yapay zekâ (noun)Artificial intelligence is changing our world fast.
Yapay zekâ dünyamızı hızlıca değiştiriyor.
obligation
/ˌɒblɪˈɡeɪʃən/
zorunluluk (noun)We have an obligation to help them.
Onlara yardım etme zorunluluğumuz var.
requirement
/rɪˈkwɑɪərmənt/
gereklilik (noun)Good English is a basic requirement for this job.
İyi İngilizce, bu iş için temel bir gerekliliktir.
permission
/pərˈmɪʃən/
izin (noun)You need permission to leave the room early.
Odadan erken çıkmak için izne ihtiyacın var.
moderator
/ˈmɒdəreɪtə(r)/
moderatör (noun)The moderator stopped the argument quickly.
Moderatör tartışmayı hemen durdurdu.
criterion
/kraɪˈtɪəriən/
ölçüt (noun)Cost is an important criterion for our new project.
Maliyet yeni projemiz için önemli bir ölçüttür.
evaluate
/ɪˈvæljʊeɪt/
değerlendirmek (verb)Teachers evaluate student progress every term.
Öğretmenler her dönem öğrenci ilerlemesini değerlendirir.
assess
/əˈses/
değerlendirmek (verb)Teachers assess students after every single term.
Öğretmenler her dönemden sonra öğrencileri değerlendirir.
self-assessment
/ˌsɛlf əˈsɛsmənt/
öz değerlendirme (noun)Self-assessment helps you learn better every single day.
Öz değerlendirme her geçen gün daha iyi öğrenmenize yardımcı olur.
uncertainty
/ʌnˈsɜːrtn-ti/
belirsizlik (noun)The future brings a lot of uncertainty.
Gelecek pek çok belirsizlik getiriyor.
potential
/pəˈtɛnʃəl/
olası (adjective)This is a potential problem.
Bu olası bir sorundur.
outcome
/ˈaʊt.kʌm/
sonuç (noun)We must wait for the final outcome.
Kesin sonucu beklemek zorundayız.
accessible
/əkˈsesəbl/
erişilebilir (adjective)The new library is accessible for all students.
Yeni kütüphane tüm öğrenciler için erişilebilirdir.
appropriate
/əˈprəʊpriət/
uygun (adjective)Wear appropriate clothes for the cold weather.
Soğuk hava için uygun kıyafetler giyin.
independently
/ˌɪndɪˈpɛndəntli/
bağımsız olarak (adverb)She works independently every single day.
O her gün tamamen bağımsız olarak çalışıyor.
gamification
/ˌɡeɪmɪfɪˈkeɪʃən/
oyunlaştırma (noun)Gamification makes learning new languages much more fun.
Oyunlaştırma yeni diller öğrenmeyi çok daha eğlenceli hale getirir.
conclude
/kənˈkluːd/
sonuçlandırmak (verb)They will conclude the meeting before lunch.
Öğle yemeğinden önce toplantıyı sonuçlandıracaklar.
analyse
/ˈæn.əl.aɪz/
incelemek (verb)We must analyse the data before making decisions.
Karar vermeden önce verileri incelemeliyiz.
visualise
/ˈvɪʒuəlaɪz/
gözünün önüne getirmek (verb)I can visualise the new house easily.
Yeni evi kolayca gözümün önüne getirebiliyorum.
summarize
/ˈsʌməraɪz/
özetlemek (verb)Please summarize the story for us.
Lütfen bizim için hikayeyi özetleyin.
define
/dɪˈfaɪn/
tanımlamak (verb)Can you define this difficult word for me?
Bu zor kelimeyi benim için tanımlayabilir misin?
interactive activity
/ˌɪntərˈæktɪv ækˈtɪvəti/
etkileşimli etkinlik (noun)We did an interactive activity in class today.
Bugün derste etkileşimli bir etkinlik yaptık.
interact
/ˌɪntərˈækt/
etkileşim kurmak (verb)Animals interact with each other in nature.
Hayvanlar doğada birbirleriyle etkileşim kurar.
hands-on
/ˌhændzˈɒn/
uygulamalı (adjective)She wants a hands-on job.
O, uygulamalı bir iş istiyor.
brainstorming
/ˈbreɪnˌstɔːr.mɪŋ/
fikir üretme (noun)We need a brainstorming session tomorrow.
Yarın bir fikir üretme seansına ihtiyacımız var.
mind mapping
/ˈmaɪnd ˌmæpɪŋ/
zihin haritalama (noun)Mind mapping helps students organize their writing projects easily.
Zihin haritalama öğrencilerin yazı projelerini kolayca organize etmesine yardım eder.
repetition
/ˌrepəˈtɪʃn/
tekrar (noun)Repetition helps students learn new words quickly.
Tekrar, öğrencilerin yeni kelimeleri hızlıca öğrenmesine yardımcı olur.
scenario
/səˈnɑːriəʊ/
senaryo (noun)We must discuss every possible scenario.
Olası her senaryoyu tartışmalıyız.
concept
/ˈkɒnsept/
kavram (noun)This concept is very difficult to understand.
Bu kavramı anlamak çok zordur.
evidence
/ˈevɪdəns/
kanıt (noun)Police found strong evidence at the crime scene.
Polis suç mahallinde güçlü kanıt buldu.
observe
/əbˈzɜːv/
gözlemlemek (verb)Scientists observe animal behavior in the wild.
Bilim insanları doğada hayvan davranışlarını gözlemler.
examine
/ɪɡˈzæmɪn/
incelemek (verb)The doctor will examine you today.
Doktor bugün seni muayene edecek.

Kelime listesi ve oyun kâğıtlarını PDF olarak indir / yazdır

Bu kelimelerle oyun oyna

🇬🇧

English · 40 kelime · B1

✨ İçerik yapay zekâ desteğiyle hazırlandı.

Oyunlar: Kartlar, Eşleştir, Hafıza Kartları, Test, Kelime Rallisi, Doğru mu Yanlış mı, Dinle ve Seç, Yazım, Harf Karıştırma, Kardan Adam, Kelime Avı, Boşluk Doldurma, Cümle Kur, Balon Patlat, Tombala, Penaltı Atışı, Köstebek Vur, Kule Kur, Roket Fırlat, Bilgi Yarışması, Farklı Olanı Bul, Sırayla Yarış, Kim Önce?, Büyük Yarış. Sınıfta çok oyunculu yarışmalar da oynayabilirsin.

Öğretmenler için: sınıfta ve akıllı tahtada oynayın

10. Sınıf İngilizce Theme 2 (Classroom Life & Learning) · 1. kısım kelime oyunları sınıf ortamı için hazırlandı. Akıllı tahtada, projeksiyonda, etkileşimli panelde ya da tablette açıp bütün sınıfla oynayabilirsiniz. Kurulum, uygulama indirme ya da öğrenci üyeliği gerekmez.

  • Tam ekran: oyunu tahtaya yansıtın; kartlar ve düğmeler büyük, dokunmatik ekranda parmakla oynanır.
  • Takım oyunları: Halat Çekme, Bomba Pas, Kim Önce?, Büyük Yarış ve Penaltı Kupası’nda sınıfı takımlara ayırın; isim, hayvan ve renk verin, sonda kürsüde kazananı görün.
  • Sınıf Puan Tablosu: ders boyunca öğrencilere ya da takımlara puan verin.
  • Sesli okuma: kelimeler doğal bir sesle okunur; hoparlörden bütün sınıf duyar, dinleme oyunları da oynanabilir.
  • Ders akışı: önce Kartlar ve Eşleştir ile kelimeleri tanıtın, sonra Test ve Hafıza Kartları ile pekiştirin, dersi bir takım yarışmasıyla bitirin.

Eğitici kelime oyunları; ilkokul, ortaokul ve lise İngilizce dersleri, etüt ve kurslar için uygundur. Öğrenciler aynı oyunları evde telefondan da oynayabilir.