Theme 5 – (Life in The Neighbourhood, City & Social Life) · 2. kısım – 10. Sınıf İngilizce Kelime Oyunları

10. Sınıf İngilizce için hazırlanan Theme 5 – (Life in The Neighbourhood, City & Social Life) · 2. kısım ünitesinde 40 İngilizce kelime var. Aşağıda her kelimenin anlamını, okunuşunu ve örnek cümlesini bulursun; sonra aynı kelimelerle oyun oynayarak pekiştirebilirsin. Kelimeler doğal bir sesle okunur, üyelik gerekmez.

10. Sınıf İngilizce – Theme 5 – (Life in The Neighbourhood, City & Social Life) · 2. kısım kelimeleri

KelimeAnlamıÖrnek cümle
medicine
/ˈmedsn/
ilaç (noun)Take this medicine now.
Bu ilacı şimdi al.
vitamin
/ˈvɪtəmɪn/
vitamin (noun)Oranges have vitamin C.
Portakallarda C vitamini vardır.
advice
/ədˈvaɪs/
tavsiye (noun)I need your advice.
Tavsiyene ihtiyacım var.
neighbourhood
/ˈneɪbəhʊd/
mahalle (noun)I live in this neighbourhood.
Bu mahallede yaşıyorum.
attend
/əˈtend/
katılmak (verb)She attends school every day.
O her gün okula gider.
browse
/braʊz/
göz gezdirmek (verb)I like to browse books in small shops.
Küçük dükkanlarda kitaplara göz gezdirmeyi severim.
chill out
/tʃɪl aʊt/
rahatlamak (phrasal verb)I like to chill out on my sofa.
Kanepemde rahatlamayı severim.
surf the net
/sɜːrf ðə nɛt/
internette gezinmek (phrase)I surf the net every evening.
Her akşam internette gezinirim.
tournament
/ˈtʊənəmənt/
turnuva (noun)They win the summer chess tournament.
Yaz satranç turnuvasını kazanıyorlar.
fitness
/ˈfɪtnəs/
fiziksel zindelik (noun)Running improves your fitness.
Koşmak zindeliğinizi geliştirir.
Pilates
/pɪˈlɑːtiːz/
pilates (noun)She likes pilates.
O pilatesi sever.
join
/dʒɔɪn/
katılmak (verb)I join the club.
Kulübe üye oluyorum.
sports club
/spɔːrts klʌb/
spor kulübü (noun)She joins a sports club.
O bir spor kulübüne katılıyor.
slippery
/ˈslɪpəri/
kaygan (adjective)The floor is slippery.
Zemin kaygan.
lively
/ˈlaɪvli/
canlı (adjective)The street is very lively.
Cadde çok canlı.
crowded
/ˈkraʊdɪd/
kalabalık (adjective)The bus is crowded.
Otobüs kalabalık.
nearby
/ˌnɪəˈbaɪ/
yakındaki (adjective)They live nearby.
Onlar yakında yaşıyor.
uncomfortable
/ʌnˈkʌmfərtəbəl/
rahatsız (adjective)This chair is uncomfortable.
Bu sandalye rahatsız.
unsafe
/ʌnˈseɪf/
güvensiz (adjective)This old bridge is unsafe.
Bu eski köprü güvensiz.
delay
/dɪˈleɪ/
gecikme (noun)There is a train delay today.
Bugün bir tren gecikmesi var.
cancel
/ˈkænsəl/
iptal etmek (verb)They cancel the meeting today.
Bugün toplantıyı iptal ediyorlar.
rental
/ˈrentəl/
kiralama (noun)Car rental is very expensive here.
Burada araç kiralama çok pahalı.
e-scooter
/ˈiːˌskuːtə(r)/
elektrikli scooter (noun)She rides her e-scooter to work.
İşe elektrikli scooter'ı ile gider.
transport
/ˈtrænspɔːt/
ulaşım (noun)Public transport is very cheap here.
Burada toplu taşıma çok ucuz.
vehicle
/ˈviːəkl/
taşıt (noun)This vehicle is very fast.
Bu taşıt çok hızlı.
ferry
/ˈferi/
feribot (noun)The ferry is here.
Feribot burada.
tram
/træm/
tramvay (noun)The tram stops here.
Tramvay burada duruyor.
lorry
/ˈlɒri/
kamyon (noun)The red lorry stops.
Kırmızı kamyon duruyor.
motorbike
/ˈmoʊtəwɑːɪk/
motosiklet (noun)I have a motorbike.
Bir motosikletim var.
aeroplane
/ˈeər.ə.pleɪn/
uçak (noun)I see an aeroplane.
Bir uçak görüyorum.
ship
/ʃɪp/
gemi (noun)The ship is big.
Gemi büyüktür.
bike
/baɪk/
bisiklet (noun)I have a bike.
Bir bisikletim var.
on foot
/ɒn fʊt/
yürüyerek (phrase)I go to school on foot.
Okula yaya olarak giderim.
cruise
/kruːz/
gemi turu (noun)We want a cruise.
Biz bir gemi turu istiyoruz.
canal
/kəˈnæl/
kanal (noun)The boat travels through the long canal.
Tekne uzun kanal boyunca ilerliyor.
fountain
/ˈfaʊntɪn/
çeşme (noun)The water is cold.
Su soğuktur.
kiosk
/ˈkiːɒsk/
büfe (noun)He works at the kiosk.
O büfede çalışıyor.
lotion
/ˈloʊʃən/
losyon (noun)She puts lotion on her hands.
O, ellerine losyon sürüyor.
mosquito
/məˈskiːtəʊ/
sivrisinek (noun)A mosquito bit my arm.
Bir sivrisinek kolumu ısırdı.
passport
/ˈpɑːspɔːrt/
pasaport (noun)I need my passport.
Pasaportuma ihtiyacım var.

Kelime listesi ve oyun kâğıtlarını PDF olarak indir / yazdır

Bu kelimelerle oyun oyna

🇬🇧

English · 40 kelime

✨ İçerik yapay zekâ desteğiyle hazırlandı.

Oyunlar: Kartlar, Eşleştir, Hafıza Kartları, Test, Kelime Rallisi, Doğru mu Yanlış mı, Dinle ve Seç, Yazım, Harf Karıştırma, Kardan Adam, Kelime Avı, Boşluk Doldurma, Cümle Kur, Balon Patlat, Tombala, Penaltı Atışı, Köstebek Vur, Kule Kur, Roket Fırlat, Bilgi Yarışması, Farklı Olanı Bul, Sırayla Yarış, Kim Önce?, Büyük Yarış. Sınıfta çok oyunculu yarışmalar da oynayabilirsin.

Öğretmenler için: sınıfta ve akıllı tahtada oynayın

10. Sınıf İngilizce Theme 5 – (Life in The Neighbourhood, City & Social Life) · 2. kısım kelime oyunları sınıf ortamı için hazırlandı. Akıllı tahtada, projeksiyonda, etkileşimli panelde ya da tablette açıp bütün sınıfla oynayabilirsiniz. Kurulum, uygulama indirme ya da öğrenci üyeliği gerekmez.

  • Tam ekran: oyunu tahtaya yansıtın; kartlar ve düğmeler büyük, dokunmatik ekranda parmakla oynanır.
  • Takım oyunları: Halat Çekme, Bomba Pas, Kim Önce?, Büyük Yarış ve Penaltı Kupası’nda sınıfı takımlara ayırın; isim, hayvan ve renk verin, sonda kürsüde kazananı görün.
  • Sınıf Puan Tablosu: ders boyunca öğrencilere ya da takımlara puan verin.
  • Sesli okuma: kelimeler doğal bir sesle okunur; hoparlörden bütün sınıf duyar, dinleme oyunları da oynanabilir.
  • Ders akışı: önce Kartlar ve Eşleştir ile kelimeleri tanıtın, sonra Test ve Hafıza Kartları ile pekiştirin, dersi bir takım yarışmasıyla bitirin.

Eğitici kelime oyunları; ilkokul, ortaokul ve lise İngilizce dersleri, etüt ve kurslar için uygundur. Öğrenciler aynı oyunları evde telefondan da oynayabilir.