Theme 6 – (Life In The World & Culture) · 1. kısım – 10. Sınıf İngilizce Kelime Oyunları

10. Sınıf İngilizce için hazırlanan Theme 6 – (Life In The World & Culture) · 1. kısım ünitesinde 40 İngilizce kelime var. Aşağıda her kelimenin anlamını, okunuşunu ve örnek cümlesini bulursun; sonra aynı kelimelerle oyun oynayarak pekiştirebilirsin. Kelimeler doğal bir sesle okunur, üyelik gerekmez.

10. Sınıf İngilizce – Theme 6 – (Life In The World & Culture) · 1. kısım kelimeleri

KelimeAnlamıÖrnek cümle
benevolence
/bəˈnɛvələns/
hayırseverlik (noun)Her benevolence touched everyone in the local community.
Onun hayırseverliği yerel topluluktaki herkese dokundu.
compassion
/kəmˈpæʃən/
merhamet (noun)She showed great compassion to the poor.
Yoksullara karşı büyük bir merhamet gösterdi.
generosity
/ˌdʒenəˈrɒsəti/
cömertlik (noun)We thanked her for her generosity.
Cömertliği için ona teşekkür ettik.
gratitude
/ˈɡrætɪtjuːd/
minnettarlık (noun)She showed her gratitude with a warm smile.
Sıcak bir gülümsemeyle minnettarlığını gösterdi.
heritage
/ˈherɪtɪdʒ/
miras (noun)We must protect our cultural heritage.
Kültürel mirasımızı korumalıyız.
reassurance
/ˌriːəˈʃʊərəns/
güvence (noun)She needed constant reassurance about her new job.
Yeni işi hakkında sürekli güvenceye ihtiyacı vardı.
obligatory
/əˈblɪɡətri/
zorunlu (adjective)Wearing a seatbelt is obligatory in cars.
Arabalarda emniyet kemeri takmak zorunludur.
capacity
/kəˈpæsəti/
kapasite (noun)The stadium has a huge capacity.
Stadyumun devasa bir kapasitesi var.
absence
/ˈæbsəns/
yokluk (noun)His absence caused many problems at work today.
Bugün işteki yokluğu birçok soruna neden oldu.
refined
/rɪˈfaɪnd/
arıtılmış (adjective)They only buy refined sugar for the bakery.
Fırın için yalnızca arıtılmış şeker satın alırlar.
nutritious
/nuˈtrɪʃəs/
besleyici (adjective)Eat nutritious food every day.
Her gün besleyici yiyecekler ye.
nutrition
/nuˈtrɪʃən/
beslenme (noun)Good nutrition is important for children.
İyi beslenme çocuklar için önemlidir.
cuisine
/kwɪˈziːn/
mutfak (noun)I love local cuisine.
Yerel mutfağı seviyorum.
ingredient
/ɪnˈɡriːdiənt/
malzeme (noun)Mix all ingredients together.
Tüm malzemeleri birlikte karıştır.
widespread
/ˈwaɪdˌspred/
yaygın (adjective)There was widespread panic after the loud noise.
Yüksek sesten sonra yaygın bir panik vardı.
consumer
/kənˈsuːmər/
tüketici (noun)Consumers want lower prices today.
Tüketiciler bugün daha düşük fiyatlar istiyor.
producer
/prəˈduːsər/
yapımcı (noun)He is a famous film producer.
O ünlü bir film yapımcısıdır.
shortage
/ˈʃɔːr.tɪdʒ/
kıtlık (noun)There is a water shortage this summer.
Bu yaz bir su kıtlığı var.
quantity
/ˈkwɒntəti/
miktar (noun)I need a small quantity of milk.
Küçük bir miktar sese ihtiyacım var.
organic
/ɔːrˈɡænɪk/
doğal (adjective)We always buy organic food at the local market.
Yerel pazardan her zaman organik gıda satın alıyoruz.
halal
/həˈlɑːl/
helal (adjective)They buy only halal food from local markets.
Yerel pazarlardan sadece helal yiyecek satın alırlar.
dairy-free
/ˈdeəri friː/
sütsüz (adjective)I need dairy-free milk.
Sütsüz süt lazim.
gluten-free
/ˌɡluːtən ˈfriː/
glutensiz (adjective)I need gluten-free bread.
Glutensiz ekmeğe ihtiyacım var.
sugar-free
/ˈʃʊɡə friː/
şekersiz (adjective)I drink sugar-free tea.
Şekersiz çay içerim.
savoury
/ˈseɪvəri/
tuzumlu (adjective)I prefer savoury snacks like cheese and crackers.
Peynir ve kraker gibi tuzlu atıştırmalıkları tercih ederim.
be surrounded
/bi səˈraʊndɪd/
çevrili olmak (verb)The house is surrounded by trees.
Ev ağaçlarla çevrili.
donate
/dəʊˈneɪt/
bağışlamak (verb)They donate money to poor people.
Onlar fakir insanlara para bağışlıyor.
fasting
/ˈfɑːstɪŋ/
oruç (noun)Fasting is common during holy months.
Kutsal aylarda oruç tutmak yaygındır.
custom
/ˈkʌstəm/
gelenek (noun)This is our old custom.
Bu bizim eski bir geleneğimizdir.
tradition
/trəˈdɪʃən/
gelenek (noun)This is our family tradition.
Bu bizim aile geleneğimizdir.
unity
/ˈjuːnəti/
birlik (noun)Our unity is our true strength.
Birliğimiz bizim gerçek gücümüzdür.
kindness
/ˈkaɪndnəs/
iyilik (noun)I like her kindness.
Onun iyiliğini seviyorum.
elderly
/ˈeldəli/
yaşlı (adjective)She helps elderly people.
O, yaşlı insanlara yardım eder.
festival
/ˈfɛstɪvəl/
festival (noun)We love this food festival.
Biz bu yemek festivalini seviyoruz.
celebrate
/ˈselɪbreɪt/
kutlamak (verb)We celebrate our birthdays.
Doğum günlerimizi kutlarız.
continent
/ˈkɒntɪnənt/
kıta (noun)Africa is a big continent.
Afrika büyük bir kıtadır.
nationality
/ˌnæʃəˈnæləti/
uyruk (noun)What is your nationality?
Uyruğun nedir?
Antarctica
/ænˈtɑːrktɪkə/
Antarktika (noun)Antarctica is very cold.
Antarktika çok soğuktur.
Argentinian
/ˌɑːrdʒənˈtɪniən/
Arjantinli (noun)He is a famous Argentinian.
O ünlü bir Arjantinli.
Hungarian
/hʌŋˈɡɛəriən/
Macar (noun)He is Hungarian.
O Macardır.

Kelime listesi ve oyun kâğıtlarını PDF olarak indir / yazdır

Bu kelimelerle oyun oyna

🇬🇧

English · 40 kelime

✨ İçerik yapay zekâ desteğiyle hazırlandı.

Oyunlar: Kartlar, Eşleştir, Hafıza Kartları, Test, Kelime Rallisi, Doğru mu Yanlış mı, Dinle ve Seç, Yazım, Harf Karıştırma, Kardan Adam, Kelime Avı, Boşluk Doldurma, Cümle Kur, Balon Patlat, Tombala, Penaltı Atışı, Köstebek Vur, Kule Kur, Roket Fırlat, Bilgi Yarışması, Farklı Olanı Bul, Sırayla Yarış, Kim Önce?, Büyük Yarış. Sınıfta çok oyunculu yarışmalar da oynayabilirsin.

Öğretmenler için: sınıfta ve akıllı tahtada oynayın

10. Sınıf İngilizce Theme 6 – (Life In The World & Culture) · 1. kısım kelime oyunları sınıf ortamı için hazırlandı. Akıllı tahtada, projeksiyonda, etkileşimli panelde ya da tablette açıp bütün sınıfla oynayabilirsiniz. Kurulum, uygulama indirme ya da öğrenci üyeliği gerekmez.

  • Tam ekran: oyunu tahtaya yansıtın; kartlar ve düğmeler büyük, dokunmatik ekranda parmakla oynanır.
  • Takım oyunları: Halat Çekme, Bomba Pas, Kim Önce?, Büyük Yarış ve Penaltı Kupası’nda sınıfı takımlara ayırın; isim, hayvan ve renk verin, sonda kürsüde kazananı görün.
  • Sınıf Puan Tablosu: ders boyunca öğrencilere ya da takımlara puan verin.
  • Sesli okuma: kelimeler doğal bir sesle okunur; hoparlörden bütün sınıf duyar, dinleme oyunları da oynanabilir.
  • Ders akışı: önce Kartlar ve Eşleştir ile kelimeleri tanıtın, sonra Test ve Hafıza Kartları ile pekiştirin, dersi bir takım yarışmasıyla bitirin.

Eğitici kelime oyunları; ilkokul, ortaokul ve lise İngilizce dersleri, etüt ve kurslar için uygundur. Öğrenciler aynı oyunları evde telefondan da oynayabilir.