Theme 7 – (Life In Nature & Global Problems) · 1. kısım – 10. Sınıf İngilizce Kelime Oyunları

10. Sınıf İngilizce için hazırlanan Theme 7 – (Life In Nature & Global Problems) · 1. kısım ünitesinde 40 İngilizce kelime var. Aşağıda her kelimenin anlamını, okunuşunu ve örnek cümlesini bulursun; sonra aynı kelimelerle oyun oynayarak pekiştirebilirsin. Kelimeler doğal bir sesle okunur, üyelik gerekmez.

10. Sınıf İngilizce – Theme 7 – (Life In Nature & Global Problems) · 1. kısım kelimeleri

KelimeAnlamıÖrnek cümle
loss of biodiversity
/lɒs ɒv ˌbaɪəʊdaɪˈvɜːsɪti/
biyoçeşitlilik kaybı (noun)Loss of biodiversity threatens global food security.
Biyoçeşitlilik kaybı küresel gıda güvenliğini tehdit ediyor.
industrialisation
/ɪnˌdʌstriəlaɪˈzeɪʃən/
sanayileşme (noun)Rapid industrialisation changed the country.
Hızlı sanayileşme ülkeyi değiştirdi.
urbanisation
/ˌɜːbənaɪˈzeɪʃn/
kentleşme (noun)Rapid urbanisation creates new traffic problems.
Hızlı kentleşme yeni trafik sorunları yaratır.
overpopulation
/ˌoʊvərˌpɑpjəˈleɪʃən/
aşırı nüfus (noun)Overpopulation causes serious environmental problems.
Aşırı nüfus ciddi çevre sorunlarına neden olur.
deforestation
/ˌdiːˌfɔːrɪˈsteɪʃn/
ormansızlaşma (noun)Deforestation destroys animal habitats.
Ormansızlaşma hayvanların yaşam alanlarını yok eder.
habitat destruction
/ˈhæbɪtæt dɪˈstrʌkʃn/
yaşam alanı tahribi (noun)Habitat destruction threatens many wild animals.
Yaşam alanı tahribi pek çok yaban hayvanını tehdit ediyor.
extinction
/ɪkˈstɪŋkʃn/
nesli tükenme (noun)Many animals face extinction today.
Bugün birçok hayvan neslinin tükenmesiyle karşı karşıya.
extinct
/ɪkˈstɪŋkt/
nesli tükenmiş (adjective)Dinosaurs are extinct animals.
Dinozorlar nesli tükenmiş hayvanlardır.
ecosystem
/ˈiːkoʊsɪstəm/
ekosistem (noun)Forests are an important ecosystem for many animals.
Ormanlar, birçok hayvan için önemli bir ekosistemdir.
emission
/ɪˈmɪʃn̩/
salınım (noun)Car emissions pollute the city air.
Araba salınımları şehir havasını kirletiyor.
non-renewable resource
/ˌnɒn rɪˈnjuːəbəl ˈriːsɔːs/
yenilenemez kaynak (noun)Coal is a non-renewable resource.
Kömür yenilenemez bir kaynaktır.
renewable resource
/rɪˈnuːəbl ˈriːsɔːrs/
yenilenebilir kaynak (noun)Water is a renewable resource.
Su yenilenebilir bir kaynaktır.
geothermal energy
/ˌdʒiː.oʊˈθɝː.məl ˈen.ɚ.dʒi/
jeotermal enerji (noun)Geothermal energy heats homes safely.
Jeotermal enerji evleri güvenle ısıtır.
greenhouse gas
/ˈɡriːnhaʊs ɡæs/
sera gazı (noun)Carbon dioxide is a major greenhouse gas.
Karbondioksit önemli bir sera gazıdır.
carbon footprint
/ˈkɑːbən ˈfʊtprɪnt/
karbon ayak izi (noun)We must reduce our carbon footprint.
Karbon ayak izimizi azaltmalıyız.
be environmentally conscious
/biː ɪnˌvaɪrənˈmentəli ˈkɒnʃəs/
çevre bilincine sahip olmak (phrase)We must be environmentally conscious every single day.
Her geçen gün çevre bilincine sahip olmalıyız.
consequence
/ˈkɒnsɪkwəns/
sonuç (noun)Every action has a consequence.
Her eylemin bir sonucu vardır.
devastating
/ˈdevəsteɪtɪŋ/
yıkıcı (adjective)The storm caused devastating damage.
Fırtına yıkıcı bir hasara neden oldu.
alarming
/əˈlɑːmɪŋ/
endişe verici (adjective)The news about the virus was alarming.
Virüs hakkındaki haber endişe vericiydi.
scarce
/skeəs/
kıt (adjective)Water is scarce in this dry desert.
Bu kurak çölde su kıttır.
threat
/θrɛt/
tehdit (noun)I take this threat seriously.
Bu tehdidi ciddiye alıyorum.
species
/ˈspiːʃiːz/
tür (noun)Many species live in the deep forest.
Derin ormanda birçok tür yaşar.
habitat
/ˈhæbɪtæt/
doğal yaşam alanı (noun)Pandas live in a bamboo habitat.
Pandalar bir bambu yaşam alanında yaşar.
fossil fuels
/ˈfɒsəl fjuːəlz/
fosil yakıtlar (noun)Fossil fuels harm our environment.
Fosil yakıtlar çevremize zarar verir.
monsoon
/mɒnˈsuːn/
muson (noun)The heavy monsoon starts in June.
Şiddetli muson haziranda başlar.
co-operative
/kəʊˈɒpərətɪv/
iş birliğine yatkın (adjective)The new students are very co-operative today.
Yeni öğrenciler bugün çok iş birliğine yatkın.
investment
/ɪnˈvest.mənt/
yatırım (noun)This business needs a big investment.
Bu iş büyük bir yatırım gerektiriyor.
income
/ˈɪŋkʌm/
gelir (noun)His income is very low.
Onun geliri çok düşük.
economic
/ˌiːkəˈnɒmɪk/
ekonomik (adjective)The country has economic problems.
Ülkenin ekonomik sorunları var.
significant
/sɪɡˈnɪfɪkənt/
önemli (adjective)This is a significant problem.
Bu önemli bir sorundur.
permanently
/ˈpɜːrmənəntli/
kalıcı olarak (adverb)They moved permanently to London.
Kalıcı olarak Londra'ya taşındılar.
sustainable
/səˈsteɪnəbl/
sürdürülebilir (adjective)We need sustainable energy sources.
Sürdürülebilir enerji kaynaklarına ihtiyacımız var.
conserve
/kənˈsɜːv/
tasarruf etmek (verb)We must conserve water during the dry summer months.
Kurak yaz aylarında su tasarrufu yapmalıyız.
reduce consumption
/rɪˈduːs kənˈsʌmptʃən/
tüketimi azaltmak (phrase)We must reduce consumption to save money.
Para biriktirmek için tüketimi azaltmalıyız.
use energy efficiently
/juːz ˈɛnədʒi ɪˈfɪʃəntli/
enerjiyi verimli kullanmak (phrase)We must use energy efficiently every day.
Her gün enerjiyi verimli kullanmalıyız.
take precautions
/teɪk prɪˈkɔːʃnz/
önlem almak (phrase)Always take precautions before swimming in deep water.
Derin suda yüzmeden önce her zaman önlem alın.
raise awareness
/reɪz əˈwɛənəs/
bilinçlendirmek (phrase)We must raise awareness about plastic pollution.
Plastik kirliliği hakkında farkındalık yaratmalıyız.
climate change
/ˈklaɪmət tʃeɪndʒ/
iklim değişikliği (noun)Climate change affects every country.
İklim değişikliği her ülkeyi etkiler.
global warming
/ˈɡloʊ.bəl ˈwɔːr.mɪŋ/
küresel ısınma (noun)Global warming harms many animals today.
Küresel ısınma bugün birçok hayvanın zarar görmesine neden oluyor.
energy crisis
/ˈenərdʒi ˈkraɪsɪs/
enerji krizi (noun)The severe energy crisis affected millions of homes this winter.
Şiddetli enerji krizi bu kış milyonlarca evi etkiledi.

Kelime listesi ve oyun kâğıtlarını PDF olarak indir / yazdır

Bu kelimelerle oyun oyna

🇬🇧

English · 40 kelime

✨ İçerik yapay zekâ desteğiyle hazırlandı.

Oyunlar: Kartlar, Eşleştir, Hafıza Kartları, Test, Kelime Rallisi, Doğru mu Yanlış mı, Dinle ve Seç, Yazım, Harf Karıştırma, Kardan Adam, Kelime Avı, Boşluk Doldurma, Cümle Kur, Balon Patlat, Tombala, Penaltı Atışı, Köstebek Vur, Kule Kur, Roket Fırlat, Bilgi Yarışması, Farklı Olanı Bul, Sırayla Yarış, Kim Önce?, Büyük Yarış. Sınıfta çok oyunculu yarışmalar da oynayabilirsin.

Öğretmenler için: sınıfta ve akıllı tahtada oynayın

10. Sınıf İngilizce Theme 7 – (Life In Nature & Global Problems) · 1. kısım kelime oyunları sınıf ortamı için hazırlandı. Akıllı tahtada, projeksiyonda, etkileşimli panelde ya da tablette açıp bütün sınıfla oynayabilirsiniz. Kurulum, uygulama indirme ya da öğrenci üyeliği gerekmez.

  • Tam ekran: oyunu tahtaya yansıtın; kartlar ve düğmeler büyük, dokunmatik ekranda parmakla oynanır.
  • Takım oyunları: Halat Çekme, Bomba Pas, Kim Önce?, Büyük Yarış ve Penaltı Kupası’nda sınıfı takımlara ayırın; isim, hayvan ve renk verin, sonda kürsüde kazananı görün.
  • Sınıf Puan Tablosu: ders boyunca öğrencilere ya da takımlara puan verin.
  • Sesli okuma: kelimeler doğal bir sesle okunur; hoparlörden bütün sınıf duyar, dinleme oyunları da oynanabilir.
  • Ders akışı: önce Kartlar ve Eşleştir ile kelimeleri tanıtın, sonra Test ve Hafıza Kartları ile pekiştirin, dersi bir takım yarışmasıyla bitirin.

Eğitici kelime oyunları; ilkokul, ortaokul ve lise İngilizce dersleri, etüt ve kurslar için uygundur. Öğrenciler aynı oyunları evde telefondan da oynayabilir.