10. Sınıf İngilizce için hazırlanan Theme 7 – (Life In Nature & Global Problems) · 2. kısım ünitesinde 40 İngilizce kelime var. Aşağıda her kelimenin anlamını, okunuşunu ve örnek cümlesini bulursun; sonra aynı kelimelerle oyun oynayarak pekiştirebilirsin. Kelimeler doğal bir sesle okunur, üyelik gerekmez.
10. Sınıf İngilizce – Theme 7 – (Life In Nature & Global Problems) · 2. kısım kelimeleri
| Kelime | Anlamı | Örnek cümle |
|---|---|---|
| environmental problem /ɪnˌvaɪrənˈmentl ˈprɒbləm/ | çevre sorunu (noun) | Pollution is a big environmental problem today. Kirlilik bugün büyük bir çevre sorunudur. |
| water shortage /ˈwɔːtər ˈʃɔːrtɪdʒ/ | su kıtlığı (noun) | Water shortage is a big problem now. Su kıtlığı şu anda büyük bir sorundur. |
| soil pollution /sɔɪl pəˈluːʃn/ | toprak kirliliği (noun) | Soil pollution damages plants. Toprak kirliliği bitkilere zarar verir. |
| groundwater /ˈɡraʊndˌwɔːtər/ | yer altı suyu (noun) | Plants get water from groundwater. Bitkiler suyunu yer altı suyundan alır. |
| freshwater /ˈfreʃˌwɔːtər/ | tatlı su (adjective) | Fish live in freshwater. Balıklar tatlı suda yaşar. |
| landslide /ˈlænd.slaɪd/ | heyelan (noun) | Heavy rain caused a sudden landslide. Şiddetli yağmur ani bir heyelana neden oldu. |
| poverty /ˈpɒvəti/ | yoksulluk (noun) | Many families live in extreme poverty. Birçok aile aşırı yoksulluk içinde yaşıyor. |
| expansion /ɪkˈspænʃən/ | genişleme (noun) | The company plans a rapid expansion this year. Şirket bu yıl hızlı bir genişleme planlıyor. |
| rapid /ˈræpɪd/ | hızlı (adjective) | The city saw rapid growth. Şehir hızlı bir büyüme gördü. |
| decline /dɪˈklaɪn/ | azalmak (verb) | Sales decline during the winter months. Satışlar kış aylarında azalır. |
| decrease /dɪˈkriːs/ | azalmak (verb) | Sales decrease every winter. Satışlar her kış azalır. |
| increase /ɪnˈkriːs/ | artmak (verb) | Prices increase every year. Fiyatlar her yıl artar. |
| consume /kənˈsuːm/ | tüketmek (verb) | We consume less energy in summer. Yaz aylarında daha az enerji tüketiyoruz. |
| release /rɪˈliːs/ | serbest bırakmak (verb) | They will release the bird today. Onlar kuşu bugün serbest bırakacak. |
| upgrade /ʌpˈɡreɪd/ | yükseltmek (verb) | I want to upgrade my old phone. Eski telefonumu yükseltmek istiyorum. |
| install /ɪnˈstɔːl/ | monte etmek (verb) | They install a new door today. Bugün yeni bir kapı monte ediyorlar. |
| replace /rɪˈpleɪs/ | değiştirmek (verb) | I need to replace my phone. Telefonumu değiştirmem gerekiyor. |
| reuse /ˌriːˈjuːz/ | yeniden kullanmak (verb) | Reuse this old box. Bu eski kutuyu yeniden kullan. |
| recycle /ˌriːˈsaɪkl/ | geri dönüştürmek (verb) | We recycle paper every day. Biz her gün kağıt geri dönüştürürüz. |
| limit /ˈlɪmɪt/ | sınırlamak (verb) | Limit your daily sugar intake. Günlük şeker alımını sınırla. |
| firewood /ˈfaɪəwʊd/ | odun (noun) | We need firewood. Oduna ihtiyacımız var. |
| rainfall /ˈreɪn.fɔːl/ | yağış (noun) | We need more rainfall. Daha fazla yağışa ihtiyacımız var. |
| drinkable /ˈdrɪŋkəbl/ | içilebilir (adjective) | This water is drinkable. Bu su içilirdir. |
| chemical /ˈkɛmɪkəl/ | kimyasal madde (noun) | Some chemicals are dangerous. Bazı kimyasallar tehlikelidir. |
| crop /krɒp/ | ekin (noun) | Farmers water the crops. Çiftçiler ekinleri suluyor. |
| forestry /ˈfɒrɪstri/ | ormancılık (noun) | He studies forestry at the local university. O, yerel üniversitede ormancılık okuyor. |
| population /ˌpɒpjʊˈleɪʃən/ | nüfus (noun) | The population is very small. Nüfus çok küçüktür. |
| activist /ˈæktɪvɪst/ | aktivist (noun) | The activist spoke about human rights. Aktivist insan hakları hakkında konuştu. |
| volunteer /ˌvɒlənˈtɪər/ | gönüllü (noun) | She is a volunteer. O bir gönüllü. |
| villager /ˈvɪlɪdʒər/ | köylü (noun) | The villager works hard. Köylü çok çalışır. |
| rural /ˈrʊərəl/ | kırsal (adjective) | They live in a rural area. Onlar kırsal bir bölgede yaşıyorlar. |
| urban /ˈɜːbən/ | kentsel (adjective) | Urban life is fast. Kentsel yaşam hızlıdır. |
| campaign /kæmˈpeɪn/ | kampanya (noun) | They started a campaign to plant new trees. Yeni ağaçlar dikmek için bir kampanya başlattılar. |
| alternative /ɔːlˈtɜːrnətɪv/ | seçenek (noun) | We need another alternative plan. Başka bir alternatif plana ihtiyacımız var. |
| energy-saving /ˈenəɡi ˌseɪvɪŋ/ | enerji tasarruflu (adjective) | This lamp is energy-saving. Bu lamba enerji tasarruflu. |
| solar panels /ˈsoʊ.lɚ ˈpæn.əlz/ | güneş panelleri (noun) | Solar panels save money. Güneş panelleri para tasarrufu sağlar. |
| wind turbine /ˈwɪnd ˈtɜːrbaɪn/ | rüzgâr türbini (noun) | Many wind turbines stand on the green hill. Yeşil tepede birçok rüzgâr türbini duruyor. |
| light bulb /ˈlaɪt bʌlb/ | ampul (noun) | The light bulb is on. Ampul açık. |
| solar energy /ˈsoʊlər ˈenərdʒi/ | güneş enerjisi (noun) | Solar energy is clean. Güneş enerjisi temizdir. |
| wind energy /wɪnd ˈenərdʒi/ | rüzgâr enerjisi (noun) | Wind energy is clean power. Rüzgâr enerjisi temiz bir güçtür. |
Kelime listesi ve oyun kâğıtlarını PDF olarak indir / yazdır
Bu kelimelerle oyun oyna
✨ İçerik yapay zekâ desteğiyle hazırlandı.
Oyunlar: Kartlar, Eşleştir, Hafıza Kartları, Test, Kelime Rallisi, Doğru mu Yanlış mı, Dinle ve Seç, Yazım, Harf Karıştırma, Kardan Adam, Kelime Avı, Boşluk Doldurma, Cümle Kur, Balon Patlat, Tombala, Penaltı Atışı, Köstebek Vur, Kule Kur, Roket Fırlat, Bilgi Yarışması, Farklı Olanı Bul, Sırayla Yarış, Kim Önce?, Büyük Yarış. Sınıfta çok oyunculu yarışmalar da oynayabilirsin.
Öğretmenler için: sınıfta ve akıllı tahtada oynayın
10. Sınıf İngilizce Theme 7 – (Life In Nature & Global Problems) · 2. kısım kelime oyunları sınıf ortamı için hazırlandı. Akıllı tahtada, projeksiyonda, etkileşimli panelde ya da tablette açıp bütün sınıfla oynayabilirsiniz. Kurulum, uygulama indirme ya da öğrenci üyeliği gerekmez.
- Tam ekran: oyunu tahtaya yansıtın; kartlar ve düğmeler büyük, dokunmatik ekranda parmakla oynanır.
- Takım oyunları: Halat Çekme, Bomba Pas, Kim Önce?, Büyük Yarış ve Penaltı Kupası’nda sınıfı takımlara ayırın; isim, hayvan ve renk verin, sonda kürsüde kazananı görün.
- Sınıf Puan Tablosu: ders boyunca öğrencilere ya da takımlara puan verin.
- Sesli okuma: kelimeler doğal bir sesle okunur; hoparlörden bütün sınıf duyar, dinleme oyunları da oynanabilir.
- Ders akışı: önce Kartlar ve Eşleştir ile kelimeleri tanıtın, sonra Test ve Hafıza Kartları ile pekiştirin, dersi bir takım yarışmasıyla bitirin.
Eğitici kelime oyunları; ilkokul, ortaokul ve lise İngilizce dersleri, etüt ve kurslar için uygundur. Öğrenciler aynı oyunları evde telefondan da oynayabilir.