Ünite 2 (Classroom Life Theme) · 3. kısım ünitesinde 40 İngilizce kelime var. Aşağıda her kelimenin anlamını, okunuşunu ve örnek cümlesini bulursun; sonra aynı kelimelerle oyun oynayarak pekiştirebilirsin. Kelimeler doğal bir sesle okunur, üyelik gerekmez.
Ünite 2 (Classroom Life Theme) · 3. kısım kelimeleri
| Kelime | Anlamı | Örnek cümle |
|---|---|---|
| return home /rɪˈtɜːrn hoʊm/ | eve dönmek (phrase) | It is time to return home. Eve dönme vakti geldi. |
| excellence /ˈeksələns/ | mükemmeliyet (noun) | The school is known for academic excellence. Okul akademik mükemmeliyetiyle tanınır. |
| take clothes off /teɪk kloʊðz ɒf/ | soymak (phrasal verb) | Please take your wet clothes off. Lütfen ıslak kıyafetlerini çıkar. |
| leave school /liːv skuːl/ | okuldan ayrılmak (phrase) | He decided to leave school at sixteen. O, on altı yaşında okuldan ayrılmaya karar verdi. |
| pack /pæk/ | bavul hazırlamak (verb) | I need to pack my bags tonight. Bu gece bavullarımı hazırlamam gerekiyor. |
| begin /bɪˈɡɪn/ | başlamak (verb) | The class begins at nine. Ders saat dokuzda başlar. |
| improve /ɪmˈpruːv/ | geliştirmek (verb) | I want to improve my English. İngilizcemi geliştirmek istiyorum. |
| eating habits /ˈiːtɪŋ ˈhæbɪts/ | yeme alışkanlıkları (noun) | Good eating habits lead to a healthier life. İyi yeme alışkanlıkları daha sağlıklı bir hayata yol açar. |
| minimise /ˈmɪnɪmaɪz/ | en aza indirmek (verb) | We need to minimise costs. Maliyetleri en aza indirmeliyiz. |
| keep up with /kiːp ʌp wɪð/ | yetişmek (phrasal verb) | Try to keep up with the class. Sınıfa yetişmeye çalış. |
| effective /ɪˈfɛktɪv/ | etkili (adjective) | This is a very effective solution. Bu çok etkili bir çözüm. |
| career plans /kəˈrɪər plænz/ | kariyer planları (noun) | She discussed her career plans with her manager. Kariyer planlarını müdürüyle tartıştı. |
| run errands /rʌn ˈɛrəndz/ | ayak işlerini görmek (phrase) | I need to run some errands this afternoon. Bugün öğleden sonra bazı ayak işlerimi halletmem gerekiyor. |
| far /fɑːr/ | uzak (adjective) | My school is far from here. Okulum buradan uzak. |
| digital tool /ˈdɪdʒɪtəl tuːl/ | dijital araç (noun) | We use digital tools for online learning. Çevrim içi öğrenme için dijital araçlar kullanıyoruz. |
| gain /ɡeɪn/ | edinmek (verb) | You will gain valuable experience. Değerli bir tecrübe edineceksin. |
| subject /ˈsʌbdʒɪkt/ | ders (noun) | Math is my favorite subject. Matematik en sevdiğim derstir. |
| sofa /ˈsoʊ.fə/ | kanepe (noun) | She fell asleep on the sofa. Kafede uyuyakaldı. |
| suggest /səˈdʒest/ | önermek (verb) | I suggest we leave early. Erken çıkmamızı öneriyorum. |
| cycle to school /ˈsaɪkəl tu skuːl/ | bisikletle okula gitmek (phrase) | I cycle to school every morning. Her sabah bisikletle okula giderim. |
| ceremony /ˈserəməni/ | tören (noun) | They attended the wedding ceremony. Düğün törenine katıldılar. |
| trip /trɪp/ | gezi (noun) | We went on a trip to Paris. Paris'e bir geziye gittik. |
| have a lie-in /hæv ə ˈlaɪ ɪn/ | şekerleme yapmak (idiom) | I love to have a lie-in on Sundays. Pazar günleri geç saatlere kadar yatmayı severim. |
| maintain /meɪnˈteɪn/ | sürdürmek (verb) | It is hard to maintain a healthy diet. Sağlıklı bir diyeti sürdürmek zordur. |
| skill /skɪl/ | beceri (noun) | Cooking is an essential life skill. Yemek yapmak temel bir yaşam becerisidir. |
| comfortable /ˈkʌmftəbəl/ | rahat (adjective) | This sofa is very comfortable. Bu kanepe çok rahat. |
| chat /tʃæt/ | sohbet etmek (verb) | We sat on the bench and chatted for hours. Bankta oturduk ve saatlerce sohbet ettik. |
| preparation /ˌprep.əˈreɪ.ʃən/ | hazırlık (noun) | Preparation is the key to success. Hazırlık başarının anahtarıdır. |
| education /ˌɛdʒʊˈkeɪʃən/ | eğitim (noun) | Education is important for everyone. Eğitim herkes için önemlidir. |
| snack /snæk/ | atıştırmalık (noun) | I need a quick snack. Hızlı bir atıştırmalığa ihtiyacım var. |
| charge /tʃɑːrdʒ/ | şarj etmek (verb) | I need to charge my phone. Telefonumu şarj etmem gerekiyor. |
| create /kriˈeɪt/ | oluşturmak (verb) | Artists create beautiful works of art. Sanatçılar güzel sanat eserleri oluşturur. |
| help parents /hɛlp ˈpɛərənts/ | aileye yardım etmek (phrase) | I always help parents at home. Evde her zaman aileme yardım ederim. |
| wake up /weɪk ʌp/ | uyanmak (phrasal verb) | I usually wake up at seven. Genellikle saat yedi de uyanırım. |
| step by step /stɛp baɪ stɛp/ | kademe kademe (adverb) | We will solve this problem step by step. Bu sorunu adım adım çözeceğiz. |
| interesting /ˈɪntrəstɪŋ/ | ilginç (adjective) | That is a very interesting book. Bu çok ilginç bir kitap. |
| cultural factors /ˈkʌltʃərəl ˈfæktərz/ | kültürel etkenler (noun) | Cultural factors strongly influence consumer choices. Kültürel faktörler tüketici tercihlerini güçlü bir şekilde etkiler. |
| raise /reɪz/ | artırmak (verb) | The company decided to raise prices. Şirket fiyatları artırmaya karar verdi. |
| physical /ˈfɪzɪkl/ | fiziksel (adjective) | She enjoys physical activity like running. Koşmak gibi fiziksel aktivitelerden hoşlanır. |
| pace /peɪs/ | tempo (noun) | They walked at a slow pace. Yavaş bir tempoda yürüdüler. |
Kelime listesi ve oyun kâğıtlarını PDF olarak indir / yazdır
Bu kelimelerle oyun oyna
✨ İçerik yapay zekâ desteğiyle hazırlandı.
Oyunlar: Kartlar, Eşleştir, Hafıza Kartları, Test, Kelime Rallisi, Doğru mu Yanlış mı, Dinle ve Seç, Yazım, Harf Karıştırma, Kardan Adam, Kelime Avı, Boşluk Doldurma, Cümle Kur, Balon Patlat, Tombala, Penaltı Atışı, Köstebek Vur, Kule Kur, Roket Fırlat, Bilgi Yarışması, Farklı Olanı Bul, Sırayla Yarış, Kim Önce?, Büyük Yarış. Sınıfta çok oyunculu yarışmalar da oynayabilirsin.
Öğretmenler için: sınıfta ve akıllı tahtada oynayın
Ünite 2 (Classroom Life Theme) · 3. kısım İngilizce kelime oyunları sınıf ortamı için hazırlandı. Akıllı tahtada, projeksiyonda, etkileşimli panelde ya da tablette açıp bütün sınıfla oynayabilirsiniz. Kurulum, uygulama indirme ya da öğrenci üyeliği gerekmez.
- Tam ekran: oyunu tahtaya yansıtın; kartlar ve düğmeler büyük, dokunmatik ekranda parmakla oynanır.
- Takım oyunları: Halat Çekme, Bomba Pas, Kim Önce?, Büyük Yarış ve Penaltı Kupası’nda sınıfı takımlara ayırın; isim, hayvan ve renk verin, sonda kürsüde kazananı görün.
- Sınıf Puan Tablosu: ders boyunca öğrencilere ya da takımlara puan verin.
- Sesli okuma: kelimeler doğal bir sesle okunur; hoparlörden bütün sınıf duyar, dinleme oyunları da oynanabilir.
- Ders akışı: önce Kartlar ve Eşleştir ile kelimeleri tanıtın, sonra Test ve Hafıza Kartları ile pekiştirin, dersi bir takım yarışmasıyla bitirin.
Eğitici kelime oyunları; ilkokul, ortaokul ve lise İngilizce dersleri, etüt ve kurslar için uygundur. Öğrenciler aynı oyunları evde telefondan da oynayabilir.