Ünite 3 (Personal Life: Physical Appearance – Personality) · 3. kısım – 9. Sınıf İngilizce Kelime Oyunları

9. Sınıf İngilizce için hazırlanan Ünite 3 (Personal Life: Physical Appearance – Personality) · 3. kısım ünitesinde 40 İngilizce kelime var. Aşağıda her kelimenin anlamını, okunuşunu ve örnek cümlesini bulursun; sonra aynı kelimelerle oyun oynayarak pekiştirebilirsin. Kelimeler doğal bir sesle okunur, üyelik gerekmez.

9. Sınıf İngilizce – Ünite 3 (Personal Life: Physical Appearance – Personality) · 3. kısım kelimeleri

KelimeAnlamıÖrnek cümle
difference
/ˈdɪfərəns/
farklılık (noun)I can see a big difference.
Büyük bir farklılık görebiliyorum.
vintage shop
/ˈvɪntɪdʒ ʃɒp/
antikacı (noun)She bought a retro dress at a vintage shop.
Bir ikinci el mağazadan retro bir elbise satın aldı.
childish
/ˈtʃaɪldɪʃ/
çocuksu (adjective)Stop making childish jokes.
Çocukça şakalar yapmayı kes.
plump
/plʌmp/
tombul (adjective)She has nice plump cheeks.
Güzel tombul yanakları var.
lazy
/ˈleɪzi/
tembel (adjective)He is too lazy to do his homework.
O, ev ödevini yapmak için çok tembel.
conversation
/ˌkɒnvəˈseɪʃən/
konuşma (noun)We had a long conversation about music.
Müzik üzerine uzun bir konuşma yaptık.
polite
/pəˈlaɪt/
kibar (adjective)Always be polite to your teachers.
Öğretmenlerinize her zaman kibar olun.
strategy
/ˈstrætədʒi/
strateji (noun)We need a new marketing strategy.
Yeni bir pazarlama stratejisine ihtiyacımız var.
honest
/ˈɒnɪst/
dürüst (adjective)She is an honest person.
O dürüst bir insandır.
along with
/əˈlɒŋ wɪð/
birlikte (phrase)She went along with her friends.
Arkadaşlarıyla birlikte gitti.
bright
/braɪt/
parlak (adjective)The sun is very bright today.
Bugün güneş çok parlak.
fairy
/ˈfɛəri/
peri (noun)The tooth fairy left a coin under my pillow.
Diş perisi yastığımın altına bir madeni para bıraktı.
medium height
/ˈmiːdiəm haɪt/
orta boylu (adjective)He is of medium height with dark hair.
O, koyu saçlı ve orta boyludur.
serious
/ˈsɪəriəs/
ciddi (adjective)This is a very serious problem.
Bu çok ciddi bir sorun.
bark
/bɑːrk/
havlamak (verb)The dog began to bark at the mailman.
Köpek postacıya havlamaya başladı.
patient
/ˈpeɪʃnt/
sabırlı (adjective)Be patient and wait for your turn.
Sabırlı ol ve sıranı bekle.
shy
/ʃaɪ/
utangaç (adjective)She was too shy to ask for help.
Yardım istemeyecek kadar utangaçtı.
recipe
/ˈresəpi/
tarif (noun)She shared her secret recipe.
Gizli tarifini paylaştı.
leather trousers
/ˈleðər ˈtraʊzərz/
deri pantolon (noun)He wore black leather trousers.
Siyah deri pantolon giyiyordu.
genuine
/ˈdʒɛnjuɪn/
samimi (adjective)She showed a genuine interest in our project.
Projemize samimi bir ilgi gösterdi.
red hair
/red heər/
kızıl saç (noun)She has beautiful red hair.
Onun güzel kızıl saçları var.
honour
/ˈɒnə/
onurlandırmak (verb)We are here to honour the brave soldiers.
Cesur askerleri onurlandırmak için buradayız.
wavy
/ˈweɪ.vi/
dalgalı (adjective)She has long, wavy hair.
Uzun, dalgalı saçları var.
impressive
/ɪmˈpres.ɪv/
etkileyici (adjective)She gave an impressive performance.
Çok etkileyici bir performans sergiledi.
citizenship
/ˈsɪtɪzənʃɪp/
vatandaşlık (noun)She applied for British citizenship.
İngiliz vatandaşlığına başvurdu.
especially
/ɪˈspeʃəli/
özellikle (adverb)I love fruit, especially apples.
Meyveleri severim, özellikle elmaları.
pale skin
/peɪl skɪn/
solgun ten (noun phrase)She protects her pale skin from the sun.
O, solgun tenini güneşten korur.
outgoing
/ˈaʊtˌɡoʊ.ɪŋ/
dışadönük (adjective)She has an outgoing personality.
Dışadönük bir kişiliği var.
mention
/ˈmɛnʃən/
bahsetmek (verb)Did he mention the new project?
Yeni projeden bahsetti mi?
crowd
/kraʊd/
kalabalık (noun)A large crowd gathered in the square.
Meydanda büyük bir kalabalık toplandı.
headscarf
/ˈhɛdˌskɑːrf/
başörtüsü (noun)She wore a silk headscarf.
İpek bir başörtüsü takmıştı.
gender
/ˈdʒɛndər/
cinsiyet (noun)Discrimination based on gender is illegal.
Cinsiyete dayalı ayrımcılık yasadışıdır.
cultured
/ˈkʌltʃərd/
kültürlü (adjective)She is a very cultured and polite woman.
O, çok kültürlü ve kibar bir kadın.
clever
/ˈklɛvər/
zeki (adjective)She is a clever girl.
O zeki bir kız.
trust
/trʌst/
güven (noun)Trust is essential in any relationship.
Her ilişki için güven esastır.
exhibit
/ɪɡˈzɪbɪt/
sergilemek (verb)The museum will exhibit local art.
Müze yerel sanatı sergileyecek.
round
/raʊnd/
yuvarlak (adjective)The earth is round.
Dünya yuvarlaktır.
moreover
/mɔːrˈoʊvər/
ayrıca (adverb)The hotel was cheap; moreover, it was clean.
Otel ucuzdu; ayrıca, temizdi.
cheerful
/ˈtʃɪəfl/
neşeli (adjective)She has a cheerful disposition.
Neşeli bir mizacı var.
harmony
/ˈhɑːrməni/
uyum (noun)They live together in perfect harmony.
Mükemmel bir uyum içinde birlikte yaşıyorlar.

Kelime listesi ve oyun kâğıtlarını PDF olarak indir / yazdır

Bu kelimelerle oyun oyna

🇬🇧

English · 40 kelime

✨ İçerik yapay zekâ desteğiyle hazırlandı.

Oyunlar: Kartlar, Eşleştir, Hafıza Kartları, Test, Kelime Rallisi, Doğru mu Yanlış mı, Dinle ve Seç, Yazım, Harf Karıştırma, Kardan Adam, Kelime Avı, Boşluk Doldurma, Cümle Kur, Balon Patlat, Tombala, Penaltı Atışı, Köstebek Vur, Kule Kur, Roket Fırlat, Bilgi Yarışması, Farklı Olanı Bul, Sırayla Yarış, Kim Önce?, Büyük Yarış. Sınıfta çok oyunculu yarışmalar da oynayabilirsin.

Öğretmenler için: sınıfta ve akıllı tahtada oynayın

9. Sınıf İngilizce Ünite 3 (Personal Life: Physical Appearance – Personality) · 3. kısım kelime oyunları sınıf ortamı için hazırlandı. Akıllı tahtada, projeksiyonda, etkileşimli panelde ya da tablette açıp bütün sınıfla oynayabilirsiniz. Kurulum, uygulama indirme ya da öğrenci üyeliği gerekmez.

  • Tam ekran: oyunu tahtaya yansıtın; kartlar ve düğmeler büyük, dokunmatik ekranda parmakla oynanır.
  • Takım oyunları: Halat Çekme, Bomba Pas, Kim Önce?, Büyük Yarış ve Penaltı Kupası’nda sınıfı takımlara ayırın; isim, hayvan ve renk verin, sonda kürsüde kazananı görün.
  • Sınıf Puan Tablosu: ders boyunca öğrencilere ya da takımlara puan verin.
  • Sesli okuma: kelimeler doğal bir sesle okunur; hoparlörden bütün sınıf duyar, dinleme oyunları da oynanabilir.
  • Ders akışı: önce Kartlar ve Eşleştir ile kelimeleri tanıtın, sonra Test ve Hafıza Kartları ile pekiştirin, dersi bir takım yarışmasıyla bitirin.

Eğitici kelime oyunları; ilkokul, ortaokul ve lise İngilizce dersleri, etüt ve kurslar için uygundur. Öğrenciler aynı oyunları evde telefondan da oynayabilir.