9. Sınıf İngilizce için hazırlanan Ünite 3 (Personal Life: Physical Appearance – Personality) · 2. kısım ünitesinde 40 İngilizce kelime var. Aşağıda her kelimenin anlamını, okunuşunu ve örnek cümlesini bulursun; sonra aynı kelimelerle oyun oynayarak pekiştirebilirsin. Kelimeler doğal bir sesle okunur, üyelik gerekmez.
9. Sınıf İngilizce – Ünite 3 (Personal Life: Physical Appearance – Personality) · 2. kısım kelimeleri
| Kelime | Anlamı | Örnek cümle |
|---|---|---|
| smart /smɑːrt/ | zeki (adjective) | She gave a smart answer. Zeki bir cevap verdi. |
| ethnicity /eθˈnɪsəti/ | etnik köken (noun) | People of all ethnicities are welcome here. Her etnik kökenden insan burada memnuniyetle karşılanır. |
| material /məˈtɪəriəl/ | malzeme (noun) | We need more materials for the project. Proje için daha fazla malzemeye ihtiyacımız var. |
| trick /trɪk/ | numara (noun) | The magician showed us a cool trick. Sihirbaz bize harika bir numara gösterdi. |
| species /ˈspiːʃiːz/ | tür (noun) | Many plant species are endangered. Birçok bitki türü tehlike altındadır. |
| brave /breɪv/ | cesur (adjective) | She was very brave during the operation. Ameliyat sırasında çok cesurdu. |
| reformer /ˈrɛfərmər/ | ıslahatçı (noun) | He was a dedicated reformer. O kendini adamış bir ıslahatçıydı. |
| employee /ˌemplɔɪˈiː/ | çalışan (noun) | The company has over five hundred employees. Şirketin beş yüzden fazla çalışanı var. |
| straight /streɪt/ | düz (adjective) | Draw a straight line on the paper. Kâğıda düz bir çizgi çiz. |
| pretty /ˈprɪti/ | güzel (adjective) | She wore a pretty blue dress. Güzel mavi bir elbise giymişti. |
| effort /ˈefərt/ | çaba (noun) | All their efforts finally paid off. Tüm çabaları nihayet karşılığını verdi. |
| connected /kəˈnɛktɪd/ | bağlantılı (adjective) | Are you connected to the internet? İnternete bağlı mısın? |
| anniversary /ˌænɪˈvɜːsəri/ | yıl dönümü (noun) | Today is our wedding anniversary. Bugün evlilik yıl dönümümüz. |
| team /tiːm/ | takım (noun) | Our team won the championship. Takımımız şampiyonluğu kazandı. |
| chaotic /keɪˈɒtɪk/ | kaotik (adjective) | The traffic in the city is chaotic. Şehirdeki trafik çok kaotik. |
| good-looking /ˌɡʊd ˈlʊkɪŋ/ | yakışıklı (adjective) | He is a very good-looking man. O, çok yakışıklı bir adam. |
| well-built /ˌwel ˈbɪlt/ | yapılı (adjective) | He is a tall and well-built man. O, uzun ve yapılı bir adamdır. |
| secret /ˈsiːkrɪt/ | sır (noun) | Can you keep a secret? Bir sırrı saklayabilir misin? |
| annual /ˈænjuəl/ | yıllık (adjective) | This is our annual company meeting. Bu bizim yıllık şirket toplantımız. |
| funny /ˈfʌni/ | komik (adjective) | That joke was really funny. O şaka gerçekten çok komikti. |
| enjoy /ɪnˈdʒɔɪ/ | keyif almak (verb) | I enjoyed the movie very much. Filmden çok keyif aldım. |
| trench coat /ˈtrentʃ koʊt/ | pardösü (noun) | She wore a beige trench coat. Bej rengi bir pardösü giyiyordu. |
| mental /ˈmɛntəl/ | zihinsel (adjective) | She enjoys solving mental puzzles. Zihinsel bulmacalar çözmeyi sever. |
| invite /ɪnˈvaɪt/ | davet etmek (verb) | She decided to invite her friends. Arkadaşlarını davet etmeye karar verdi. |
| soldier /ˈsoʊldʒər/ | asker (noun) | The soldier marched bravely. Asker cesurca yürüdü. |
| humanity /hjuːˈmænɪti/ | insanlık (noun) | This disease affects all of humanity. Bu hastalık bütün insanlığı etkiler. |
| founder /ˈfaʊndər/ | kurucu (noun) | She is the founder of the company. O, şirketin kurucusudur. |
| knowledgeable /ˈnɒlɪdʒəbl/ | bilgili (adjective) | She is very knowledgeable about art. O, sanat konusunda çok bilgili. |
| dark /dɑːrk/ | esmer (adjective) | She has dark hair and brown eyes. Onun esmer saçları ve kahverengi gözleri var. |
| sunglasses /ˈsʌnˌɡlæsɪz/ | güneş gözlüğü (noun) | She put on her sunglasses. Güneş gözlüğünü taktı. |
| stray /streɪ/ | sokak hayvanı (noun) | We decided to adopt a stray. Bir sokak hayvanını sahiplenmeye karar verdik. |
| alone /əˈloʊn/ | yalnız (adjective) | She walked home alone. Eve yalnız yürüdü. |
| confident /ˈkɒnfɪdənt/ | kendine güvenen (adjective) | She felt confident about her exam. Sınavı hakkında kendine güveniyordu. |
| republic /rɪˈpʌblɪk/ | cumhuriyet (noun) | Turkey became a republic in 1923. Türkiye 1923 yılında cumhuriyet oldu. |
| excitement /ɪkˈsaɪt.mənt/ | heyecan (noun) | The children could not hide their excitement. Çocuklar heyecanlarını gizleyemedi. |
| military /ˈmɪlɪtəri/ | askeri (adjective) | He joined the military last year. Geçen yıl askere katıldı. |
| young /jʌŋ/ | genç (adjective) | She is a young artist. O genç bir sanatçıdır. |
| cute /kjuːt/ | sevimli (adjective) | Look at that cute puppy! Şu sevimli köpeğe bak! |
| fair /fɛər/ | açık tenli (adjective) | She has fair skin and green eyes. Onun açık teni ve yeşil gözleri var. |
| careless /ˈkeərləs/ | dikkatsiz (adjective) | That was a careless mistake. O, dikkatsiz bir hataydı. |
Kelime listesi ve oyun kâğıtlarını PDF olarak indir / yazdır
Bu kelimelerle oyun oyna
✨ İçerik yapay zekâ desteğiyle hazırlandı.
Oyunlar: Kartlar, Eşleştir, Hafıza Kartları, Test, Kelime Rallisi, Doğru mu Yanlış mı, Dinle ve Seç, Yazım, Harf Karıştırma, Kardan Adam, Kelime Avı, Boşluk Doldurma, Cümle Kur, Balon Patlat, Tombala, Penaltı Atışı, Köstebek Vur, Kule Kur, Roket Fırlat, Bilgi Yarışması, Farklı Olanı Bul, Sırayla Yarış, Kim Önce?, Büyük Yarış. Sınıfta çok oyunculu yarışmalar da oynayabilirsin.
Öğretmenler için: sınıfta ve akıllı tahtada oynayın
9. Sınıf İngilizce Ünite 3 (Personal Life: Physical Appearance – Personality) · 2. kısım kelime oyunları sınıf ortamı için hazırlandı. Akıllı tahtada, projeksiyonda, etkileşimli panelde ya da tablette açıp bütün sınıfla oynayabilirsiniz. Kurulum, uygulama indirme ya da öğrenci üyeliği gerekmez.
- Tam ekran: oyunu tahtaya yansıtın; kartlar ve düğmeler büyük, dokunmatik ekranda parmakla oynanır.
- Takım oyunları: Halat Çekme, Bomba Pas, Kim Önce?, Büyük Yarış ve Penaltı Kupası’nda sınıfı takımlara ayırın; isim, hayvan ve renk verin, sonda kürsüde kazananı görün.
- Sınıf Puan Tablosu: ders boyunca öğrencilere ya da takımlara puan verin.
- Sesli okuma: kelimeler doğal bir sesle okunur; hoparlörden bütün sınıf duyar, dinleme oyunları da oynanabilir.
- Ders akışı: önce Kartlar ve Eşleştir ile kelimeleri tanıtın, sonra Test ve Hafıza Kartları ile pekiştirin, dersi bir takım yarışmasıyla bitirin.
Eğitici kelime oyunları; ilkokul, ortaokul ve lise İngilizce dersleri, etüt ve kurslar için uygundur. Öğrenciler aynı oyunları evde telefondan da oynayabilir.