9. Sınıf İngilizce için hazırlanan Ünite 5 (Life in The House and Neighbourhood) · 1. kısım ünitesinde 40 İngilizce kelime var. Aşağıda her kelimenin anlamını, okunuşunu ve örnek cümlesini bulursun; sonra aynı kelimelerle oyun oynayarak pekiştirebilirsin. Kelimeler doğal bir sesle okunur, üyelik gerekmez.
9. Sınıf İngilizce – Ünite 5 (Life in The House and Neighbourhood) · 1. kısım kelimeleri
| Kelime | Anlamı | Örnek cümle |
|---|---|---|
| stone cottage /stoʊn ˈkɒtɪdʒ/ | taş kır evi (noun) | They rented a cozy stone cottage for the weekend. Hafta sonu için rahat bir taş kır evi kiraladılar. |
| previous /ˈpriːviəs/ | önceki (adjective) | I met him on the previous day. Onunla önceki gün tanıştım. |
| make the bed /meɪk ðə bɛd/ | yatağı toplamak (phrase) | She always makes her bed every morning. O her sabah yatağını her zaman toplar. |
| lighting /ˈlaɪtɪŋ/ | aydınlatma (noun) | The restaurant has very romantic lighting. Restoranın çok romantik bir aydınlatması var. |
| wash the dishes /wɒʃ ðə dɪʃɪz/ | bulaşık yıkamak (phrase) | It is my turn to wash the dishes. Bulaşıkları yıkamak benim sıram. |
| generation /ˌdʒɛnəˈreɪʃən/ | nesil (noun) | This new generation loves technology. Bu yeni nesil teknolojiyi seviyor. |
| spacious /ˈspeɪʃəs/ | ferah (adjective) | They live in a spacious apartment. Ferah bir dairede yaşıyorlar. |
| luxurious /lʌɡˈʒʊəriəs/ | lüks (adjective) | They stayed in a luxurious hotel. Lüks bir otelde kaldılar. |
| apartment /əˈpɑːrtmənt/ | daire (noun) | She lives in a small apartment downtown. Şehir merkezinde küçük bir dairede yaşıyor. |
| woodland /ˈwʊdlənd/ | ormanlık alan (noun) | They walked through the quiet woodland. Sessiz ormanlık alanda yürüdüler. |
| world heritage /wɜːld ˈherɪtɪdʒ/ | dünya mirası (noun) | The ancient city is listed as a world heritage. Antik şehir dünya mirası olarak listelenmiştir. |
| cushion /ˈkʊʃ.ən/ | minder (noun) | She sat on a soft cushion. Yumuşak bir mindere oturdu. |
| city life /ˈsɪti laɪf/ | şehir hayatı (noun) | She enjoys the fast pace of city life. O, şehir hayatının hızlı temposundan hoşlanır. |
| energy-efficient /ˌen.ɚ.dʒi.ɪˈfɪʃ.ənt/ | enerji tasarruflu (adjective) | We bought a new energy-efficient refrigerator. Yeni bir enerji tasarruflu buzdolabı aldık. |
| roof /ruːf/ | çatı (noun) | The cat is sitting on the roof. Kedi çatının üzerinde oturuyor. |
| armchair /ˈɑːrm.tʃer/ | koltuk (noun) | He sat in the armchair and read a book. Koltukta oturup bir kitap okudu. |
| dishwasher /ˈdɪʃˌwɒʃ.ər/ | bulaşık makinesi (noun) | Load the plates into the dishwasher. Tabakları bulaşık makinesine yerleştir. |
| quality time /ˈkwɒlɪti ˌtaɪm/ | kaliteli zaman (noun) | Parents need to spend quality time with their kids. Ebeveynlerin çocuklarıyla kaliteli zaman geçirmesi gerekir. |
| fridge /frɪdʒ/ | buzdolabı (noun) | Put the milk back in the fridge. Sütü tekrar buzdolabına koy. |
| rent /rent/ | kira (noun) | We pay rent every month. Her ay kira ödüyoruz. |
| climate change /ˈklaɪmət tʃeɪndʒ/ | iklim değişikliği (noun) | Climate change affects every country on Earth. İklim değişikliği Dünya'daki her ülkeyi etkiler. |
| habit /ˈhæbɪt/ | alışkanlık (noun) | Reading before bed is a good habit. Yatmadan önce kitap okumak iyi bir alışkanlıktır. |
| therefore /ˈðɛə.fɔːr/ | bu yüzden (adverb) | It is raining, therefore we stayed home. Yağmur yağıyor, bu yüzden evde kaldık. |
| water pollution /ˈwɔːtər pəˌluːʃən/ | su kirliliği (noun) | Water pollution harms aquatic life. Su kirliliği sucul yaşama zarar verir. |
| take care of /teɪk keər əv/ | ilgilenmek (phrase) | Can you take care of my dog? Köpeğimle ilgilenebilir misin? |
| environment /ɪnˈvaɪrənmənt/ | çevre (noun) | We must protect the environment. Çevreyi korumalıyız. |
| compare /kəmˈpɛər/ | karşılaştırmak (verb) | Compare the two pictures. İki resmi karşılaştırın. |
| do the laundry /duː ðə ˈlɔːndri/ | çamaşır yıkamak (phrase) | I need to do the laundry today. Bugün çamaşır yıkamam gerekiyor. |
| shelter /ˈʃɛltər/ | barınak (noun) | We found a shelter from the rain. Yağmurdan kaçacak bir barınak bulduk. |
| detached house /dɪˈtætʃt ˈhaʊs/ | müstakil ev (noun) | They live in a large detached house with a garden. Bahçeli büyük bir müstakil evde yaşıyorlar. |
| sunlight /ˈsʌn.laɪt/ | güneş ışığı (noun) | Plants need sunlight to grow. Bitkilerin büyümek için güneş ışığına ihtiyacı vardır. |
| wooden /ˈwʊdən/ | ahşap (adjective) | They live in a wooden house. Ahşap bir evde yaşıyorlar. |
| cupboard /ˈkʌbəd/ | dolap (noun) | Put the plates back in the cupboard. Tabakları dolaba geri koy. |
| unique /juːˈniːk/ | eşsiz (adjective) | Every person has a unique set of fingerprints. Her insanın eşsiz bir parmak izi seti vardır. |
| bathroom /ˈbɑːθruːm/ | banyo (noun) | She is in the bathroom. O, banyoda. |
| save energy /seɪv ˈɛnərdʒi/ | enerji tasarrufu yapmak (phrase) | Turn off the lights to save energy. Enerji tasarrufu yapmak için ışıkları kapatın. |
| block of flats /ˌblɒk əv ˈflæts/ | apartman (noun) | They live in a new block of flats. Yeni bir apartmanda yaşıyorlar. |
| terraced house /ˈter.əst haʊs/ | bitişik nizam ev (noun) | They live in a small terraced house. Küçük bir bitişik nizam evde yaşıyorlar. |
| facility /fəˈsɪlɪti/ | tesis (noun) | The hotel has great leisure facilities. Otel harika dinlenme tesislerine sahip. |
| bungalow /ˈbʌŋɡəˌloʊ/ | tek katlı müstakil ev (noun) | They rented a small bungalow near the beach. Plajın yakınında küçük tek katlı bir ev kiraladılar. |
Kelime listesi ve oyun kâğıtlarını PDF olarak indir / yazdır
Bu kelimelerle oyun oyna
✨ İçerik yapay zekâ desteğiyle hazırlandı.
Oyunlar: Kartlar, Eşleştir, Hafıza Kartları, Test, Kelime Rallisi, Doğru mu Yanlış mı, Dinle ve Seç, Yazım, Harf Karıştırma, Kardan Adam, Kelime Avı, Boşluk Doldurma, Cümle Kur, Balon Patlat, Tombala, Penaltı Atışı, Köstebek Vur, Kule Kur, Roket Fırlat, Bilgi Yarışması, Farklı Olanı Bul, Sırayla Yarış, Kim Önce?, Büyük Yarış. Sınıfta çok oyunculu yarışmalar da oynayabilirsin.
Öğretmenler için: sınıfta ve akıllı tahtada oynayın
9. Sınıf İngilizce Ünite 5 (Life in The House and Neighbourhood) · 1. kısım kelime oyunları sınıf ortamı için hazırlandı. Akıllı tahtada, projeksiyonda, etkileşimli panelde ya da tablette açıp bütün sınıfla oynayabilirsiniz. Kurulum, uygulama indirme ya da öğrenci üyeliği gerekmez.
- Tam ekran: oyunu tahtaya yansıtın; kartlar ve düğmeler büyük, dokunmatik ekranda parmakla oynanır.
- Takım oyunları: Halat Çekme, Bomba Pas, Kim Önce?, Büyük Yarış ve Penaltı Kupası’nda sınıfı takımlara ayırın; isim, hayvan ve renk verin, sonda kürsüde kazananı görün.
- Sınıf Puan Tablosu: ders boyunca öğrencilere ya da takımlara puan verin.
- Sesli okuma: kelimeler doğal bir sesle okunur; hoparlörden bütün sınıf duyar, dinleme oyunları da oynanabilir.
- Ders akışı: önce Kartlar ve Eşleştir ile kelimeleri tanıtın, sonra Test ve Hafıza Kartları ile pekiştirin, dersi bir takım yarışmasıyla bitirin.
Eğitici kelime oyunları; ilkokul, ortaokul ve lise İngilizce dersleri, etüt ve kurslar için uygundur. Öğrenciler aynı oyunları evde telefondan da oynayabilir.