Ünite 6 (Life In The City – Country) · 3. kısım – 9. Sınıf İngilizce Kelime Oyunları

Ünite 6 (Life In The City – Country) · 3. kısım ünitesinde 40 İngilizce kelime var. Aşağıda her kelimenin anlamını, okunuşunu ve örnek cümlesini bulursun; sonra aynı kelimelerle oyun oynayarak pekiştirebilirsin. Kelimeler doğal bir sesle okunur, üyelik gerekmez.

Ünite 6 (Life In The City – Country) · 3. kısım kelimeleri

KelimeAnlamıÖrnek cümle
go abroad
/ɡəʊ əˈbrɔːd/
yurt dışına çıkmak (verb phrase)She wants to go abroad next year.
Gelecek yıl yurt dışına çıkmak istiyor.
mushroom
/ˈmʌʃrʊm/
hızla çoğalmak (verb)New cafes began to mushroom across the city.
Şehir genelinde yeni kafeler hızla çoğalmaya başladı.
experience
/ɪkˈspɪəriəns/
deneyim (noun)She has a lot of experience in teaching.
Öğretmenlikte çok fazla tecrübesi var.
salt
/sɔːlt/
tuz (noun)Please pass the salt.
Lütfen tuzu uzatır mısın?
salty
/ˈsɔːlti/
tuzlu (adjective)The soup is too salty.
Çorba çok tuzlu.
arrive
/əˈraɪv/
varmak (verb)We will arrive home soon.
Yakında eve varacağız.
disgusting
/dɪsˈɡʌstɪŋ/
iğrenç (adjective)This food tastes disgusting.
Bu yemek iğrenç tat veriyor.
gate
/ɡeɪt/
bahçe kapısı (noun)Close the gate behind you.
Arkandaki kapıyı kapat.
doughnut
/ˈdoʊnʌt/
halka tatlısı (noun)She ate a chocolate doughnut for breakfast.
Kahvaltıda çikolatalı bir çörek yedi.
cheese
/tʃiːz/
peynir (noun)I love eating cheese with bread.
Ekmekle peynir yemeyi severim.
tropical fruit
/ˈtrɒpɪkl fruːt/
tropikal meyve (noun)Mango is my favorite tropical fruit.
Mango en sevdiğim tropikal meyvedir.
trip
/trɪp/
seyahat (noun)We are going on a trip to Paris.
Paris'e bir seyahate çıkıyoruz.
proceed
/prəˈsiːd/
devam etmek (verb)You may proceed with your plan.
Planınızla devam edebilirsiniz.
warm
/wɔːrm/
ılık (adjective)The water in the pool is warm.
Havuzdaki su ılık.
sauce
/sɔːs/
sos (noun)Pass the tomato sauce, please.
Domates sosunu uzat lütfen.
large
/lɑːrdʒ/
geniş (adjective)They live in a large house.
Geniş bir evde yaşıyorlar.
relaxing
/rɪˈlæksɪŋ/
dinlendirici (adjective)We had a relaxing holiday by the sea.
Deniz kenarında dinlendirici bir tatil geçirdik.
starters
/ˈstɑːrtərz/
başlangıç yemekleri (noun)We ordered soup for our starters.
Başlangıç yemeklerimiz için çorba söyledik.
flour
/ˈflaʊər/
un (noun)She added flour to the mixing bowl.
Karıştırma kabına un ekledi.
window seat
/ˈwɪndoʊ siːt/
cam kenarı (noun)I always prefer a window seat on flights.
Uçuşlarda her zaman cam kenarını tercih ederim.
drink something
/drɪŋk ˈsʌmθɪŋ/
bir şey içmek (verb)I want to drink something cold.
Soğuk bir şey içmek istiyorum.
sheep
/ʃiːp/
koyun (noun)The sheep graze on the green hill.
Koyunlar yeşil tepede otluyor.
locate
/ləˈkeɪt/
bulunmak (verb)The hotel is located near the beach.
Otel plajın yakınında yer almaktadır.
pork
/pɔːrk/
domuz eti (noun)I love eating pork chops for dinner.
Akşam yemeğinde domuz pirzolası yemeyi severim.
fried tomatoes
/fraɪd təˈmeɪtəʊz/
kızarmış domates (noun)I love eating fried tomatoes for breakfast.
Kahvaltıda kızarmış domates yemeyi çok severim.
bill
/bɪl/
hesap (noun)Can we have the bill, please?
Hesabı alabilir miyiz lütfen?
boring
/ˈbɔːrɪŋ/
sıkıcı (adjective)The movie was so boring.
Film çok sıkıcıydı.
busy
/ˈbɪzi/
meşgul (adjective)I am very busy today.
Bugün çok meşgulüm.
seafood
/ˈsiːfuːd/
deniz ürünü (noun)I love eating fresh seafood by the ocean.
Okyanus kenarında taze deniz ürünü yemeyi severim.
pasta
/ˈpæstə/
makarna (noun)I love eating pasta with tomato sauce.
Domates soslu makarna yemeyi çok severim.
fries
/fraɪz/
patates kızartması (noun)I want a burger and fries.
Bir hamburger ve patates kızartması istiyorum.
breakfast
/ˈbrɛkfəst/
kahvaltı (noun)I eat eggs for breakfast.
Kahvaltıda yumurta yerim.
helpful
/ˈhɛlp.fəl/
yardımsever (adjective)She gave me some helpful advice.
Bana oldukça faydalı bir tavsiye verdi.
price
/praɪs/
fiyat (noun)The price of the book is high.
Kitabın fiyatı yüksek.
have dinner
/hæv ˈdɪnər/
akşam yemeği yemek (phrase)We have dinner at seven o'clock.
Saat yedi de akşam yemeği yeriz.
ancient
/ˈeɪnʃənt/
antik (adjective)They found an ancient coin.
Antik bir sikke buldular.
boarding pass
/ˈbɔːrdɪŋ pæs/
biniş kartı (noun)Please have your boarding pass ready.
Lütfen biniş kartınızı hazır bulundurun.
serve
/sɜːv/
servis etmek (verb)They serve hot soup in winter.
Kışın sıcak çorba servis ederler.
hot dog
/ˈhɒt dɒɡ/
sosisli sandviç (noun)We ate hot dogs at the game.
Maçta sosisli sandviç yedik.
exciting
/ɪkˈsaɪtɪŋ/
heyecan verici (adjective)It was a very exciting game.
Çok heyecan verici bir maçtı.

Kelime listesi ve oyun kâğıtlarını PDF olarak indir / yazdır

Bu kelimelerle oyun oyna

🇬🇧

English · 40 kelime

✨ İçerik yapay zekâ desteğiyle hazırlandı.

Oyunlar: Kartlar, Eşleştir, Hafıza Kartları, Test, Kelime Rallisi, Doğru mu Yanlış mı, Dinle ve Seç, Yazım, Harf Karıştırma, Kardan Adam, Kelime Avı, Boşluk Doldurma, Cümle Kur, Balon Patlat, Tombala, Penaltı Atışı, Köstebek Vur, Kule Kur, Roket Fırlat, Bilgi Yarışması, Farklı Olanı Bul, Sırayla Yarış, Kim Önce?, Büyük Yarış. Sınıfta çok oyunculu yarışmalar da oynayabilirsin.

Öğretmenler için: sınıfta ve akıllı tahtada oynayın

Ünite 6 (Life In The City – Country) · 3. kısım İngilizce kelime oyunları sınıf ortamı için hazırlandı. Akıllı tahtada, projeksiyonda, etkileşimli panelde ya da tablette açıp bütün sınıfla oynayabilirsiniz. Kurulum, uygulama indirme ya da öğrenci üyeliği gerekmez.

  • Tam ekran: oyunu tahtaya yansıtın; kartlar ve düğmeler büyük, dokunmatik ekranda parmakla oynanır.
  • Takım oyunları: Halat Çekme, Bomba Pas, Kim Önce?, Büyük Yarış ve Penaltı Kupası’nda sınıfı takımlara ayırın; isim, hayvan ve renk verin, sonda kürsüde kazananı görün.
  • Sınıf Puan Tablosu: ders boyunca öğrencilere ya da takımlara puan verin.
  • Sesli okuma: kelimeler doğal bir sesle okunur; hoparlörden bütün sınıf duyar, dinleme oyunları da oynanabilir.
  • Ders akışı: önce Kartlar ve Eşleştir ile kelimeleri tanıtın, sonra Test ve Hafıza Kartları ile pekiştirin, dersi bir takım yarışmasıyla bitirin.

Eğitici kelime oyunları; ilkokul, ortaokul ve lise İngilizce dersleri, etüt ve kurslar için uygundur. Öğrenciler aynı oyunları evde telefondan da oynayabilir.