Temel İngilizce için hazırlanan Aile Bireyleri (Family Members) ünitesinde 26 İngilizce kelime var. Aşağıda her kelimenin anlamını, okunuşunu ve örnek cümlesini bulursun; sonra aynı kelimelerle oyun oynayarak pekiştirebilirsin. Kelimeler doğal bir sesle okunur, üyelik gerekmez.
Temel İngilizce – Aile Bireyleri (Family Members) kelimeleri
| Kelime | Anlamı | Örnek cümle |
|---|---|---|
| mother /ˈmʌðər/ | anne (noun) | My mother loves cooking healthy food for us. Annem bizim için sağlıklı yemekler pişirmeyi sever. |
| father /ˈfɑːðər/ | baba (noun) | My father drives me to school every morning. Babam her sabah beni okula arabayla götürür. |
| brother /ˈbrʌðər/ | erkek kardeş (noun) | My younger brother likes playing with toy cars. Küçük erkek kardeşim oyuncak arabalarla oynamayı sever. |
| sister /ˈsɪstər/ | kız kardeş (noun) | My sister is reading a very long book. Kız kardeşim çok uzun bir kitap okuyor. |
| parents /ˈpɛrənts/ | ebeveynler (noun) | My parents bought me a new bicycle. Ebeveynlerim bana yeni bir bisiklet aldı. |
| baby /ˈbeɪbi/ | bebek (noun) | The sweet baby is sleeping in her bed. Tatlı bebek yatağında uyuyor. |
| grandmother /ˈɡrændˌmʌðər/ | büyükanne (noun) | Our grandmother bakes delicious chocolate cookies. Büyükannemiz lezzetli çikolatalı kurabiyeler pişirir. |
| grandfather /ˈɡrændˌfɑːðər/ | büyükbaba (noun) | My grandfather tells us funny stories. Büyükbabamız bize komik hikayeler anlatır. |
| son /sʌn/ | oğul (noun) | They are proud of their smart son. Zeki oğullarıyla gurur duyuyorlar. |
| daughter /ˈdɔːtər/ | kız evlat (noun) | Their daughter plays the piano very well. Kız evlatları piyano çok iyi çalıyor. |
| uncle /ˈʌŋkəl/ | amca (noun) | My uncle lives in a quiet coastal town. Amcam sakin bir sahil kasabasında yaşıyor. |
| aunt /ænt/ | hala (noun) | My aunt brought us gifts from her trip. Halam gezisinden bize hediyeler getirdi. |
| cousin /ˈkʌzən/ | kuzen (noun) | I play football with my cousin on weekends. Hafta sonları kuzenimle futbol oynarım. |
| family /ˈfæməli/ | aile (noun) | Our family eats dinner together every evening. Ailemiz her akşam birlikte akşam yemeği yer. |
| grandparents /ˈɡrændˌpɛrənts/ | büyükanne ve büyükbaba (noun) | We visit our grandparents during the summer holidays. Yaz tatilinde büyükanne ve büyükbabamızı ziyaret ederiz. |
| grandson /ˈɡrændˌsʌn/ | erkek torun (noun) | The proud grandfather bought a gift for his grandson. Gururlu dede erkek torununa bir hediye aldı. |
| granddaughter /ˈɡrændˌdɔːtər/ | kız torun (noun) | The sweet granddaughter draws pictures for her grandmother. Tatlı kız torun büyükannesi için resimler çizer. |
| nephew /ˈnɛfjuː/ | erkek yeğen (noun) | My nephew loves playing video games. Erkek yeğenim video oyunları oynamayı çok sever. |
| niece /niːs/ | kız yeğen (noun) | My niece started going to primary school today. Kız yeğenim bugün ilkokula gitmeye başladı. |
| husband /ˈhʌzbənd/ | koca (noun) | Her husband prepared a lovely surprise birthday party. Eşi harika bir sürpriz doğum günü partisi hazırladı. |
| wife /waɪf/ | eş (noun) | His wife planted colorful flowers in the garden. Eşi bahçeye rengarenk çiçekler ekti. |
| twin /twɪn/ | ikiz (noun) | My twin brother and I look very different. İkiz erkek kardeşim ve ben çok farklı görünüyoruz. |
| stepfather /ˈstɛpˌfɑːðər/ | üvey baba (noun) | His kind stepfather helps him with his homework. Nazik üvey babası ödevine yardım ediyor. |
| stepmother /ˈstɛpˌmʌðər/ | üvey anne (noun) | The caring stepmother reads a bedtime story. Şefkatli üvey anne bir uyku öncesi hikayesi okuyor. |
| mother-in-law /ˈmʌðər ɪn lɔː/ | kayınvalide (noun) | My mother-in-law makes the best traditional soup. Kayınvalidem en iyi geleneksel çorbayı yapar. |
| father-in-law /ˈfɑːðər ɪn lɔː/ | kayınpeder (noun) | My father-in-law enjoys working in his workshop. Kayınpederim atölyesinde çalışmaktan hoşlanır. |
Kelime listesi ve oyun kâğıtlarını PDF olarak indir / yazdır
Bu kelimelerle oyun oyna
✨ İçerik yapay zekâ desteğiyle hazırlandı.
Oyunlar: Kartlar, Eşleştir, Hafıza Kartları, Test, Kelime Rallisi, Doğru mu Yanlış mı, Dinle ve Seç, Yazım, Harf Karıştırma, Kardan Adam, Kelime Avı, Boşluk Doldurma, Cümle Kur, Balon Patlat, Tombala, Penaltı Atışı, Köstebek Vur, Kule Kur, Roket Fırlat, Bilgi Yarışması, Farklı Olanı Bul, Sırayla Yarış, Kim Önce?, Büyük Yarış. Sınıfta çok oyunculu yarışmalar da oynayabilirsin.
Öğretmenler için: sınıfta ve akıllı tahtada oynayın
Temel İngilizce Aile Bireyleri (Family Members) kelime oyunları sınıf ortamı için hazırlandı. Akıllı tahtada, projeksiyonda, etkileşimli panelde ya da tablette açıp bütün sınıfla oynayabilirsiniz. Kurulum, uygulama indirme ya da öğrenci üyeliği gerekmez.
- Tam ekran: oyunu tahtaya yansıtın; kartlar ve düğmeler büyük, dokunmatik ekranda parmakla oynanır.
- Takım oyunları: Halat Çekme, Bomba Pas, Kim Önce?, Büyük Yarış ve Penaltı Kupası’nda sınıfı takımlara ayırın; isim, hayvan ve renk verin, sonda kürsüde kazananı görün.
- Sınıf Puan Tablosu: ders boyunca öğrencilere ya da takımlara puan verin.
- Sesli okuma: kelimeler doğal bir sesle okunur; hoparlörden bütün sınıf duyar, dinleme oyunları da oynanabilir.
- Ders akışı: önce Kartlar ve Eşleştir ile kelimeleri tanıtın, sonra Test ve Hafıza Kartları ile pekiştirin, dersi bir takım yarışmasıyla bitirin.
Eğitici kelime oyunları; ilkokul, ortaokul ve lise İngilizce dersleri, etüt ve kurslar için uygundur. Öğrenciler aynı oyunları evde telefondan da oynayabilir.