Vücudun Bölümleri (Body Parts) – Temel İngilizce Kelime Oyunları

Temel İngilizce için hazırlanan Vücudun Bölümleri (Body Parts) ünitesinde 26 İngilizce kelime var (A1 seviyesi). Aşağıda her kelimenin anlamını, okunuşunu ve örnek cümlesini bulursun; sonra aynı kelimelerle oyun oynayarak pekiştirebilirsin. Kelimeler doğal bir sesle okunur, üyelik gerekmez.

Temel İngilizce – Vücudun Bölümleri (Body Parts) kelimeleri

KelimeAnlamıÖrnek cümle
head
/hɛd/
baş (noun)He nods his head.
O başını sallar.
eye
/aɪ/
göz (noun)Open your left eye.
Sol gözünü aç.
ear
/ɪər/
kulak (noun)Touch your ear now.
Şimdi kulağına dokun.
nose
/noʊz/
burun (noun)Her nose is very cold.
Onun burnu çok soğuk.
mouth
/maʊθ/
ağız (noun)Close your mouth please.
Lütfen ağzını kapat.
tooth
/tuːθ/
diş (noun)My front tooth is loose.
Ön dişim sallanıyor.
arm
/ɑːrm/
kol (noun)He broke his right arm.
Sağ kolunu kırdı.
hand
/hænd/
el (noun)Wash your hand with soap.
Elini sabunla yıka.
finger
/ˈfɪŋɡər/
parmak (noun)She wore a ring on her finger.
Parmağına bir yüzük taktı.
leg
/lɛɡ/
bacak (noun)My left leg hurts today.
Bugün sol bacağım ağrıyor.
foot
/fʊt/
ayak (noun)He stepped on my foot.
Ayağımın üzerine bastı.
toe
/toʊ/
ayak parmağı (noun)I stubbed my big toe.
Büyük ayak parmağımı çarptım.
hair
/hɛər/
saç (noun)She has long black hair.
Uzun siyah saçları var.
face
/feɪs/
yüz (noun)Wash your face every morning.
Her sabah yüzünü yıka.
neck
/nɛk/
boyun (noun)He wears a scarf around his neck.
Boynuna bir atkı takar.
shoulder
/ˈʃoʊldər/
omuz (noun)She carried the bag on her shoulder.
Çantayı omzunda taşıdı.
chest
/tʃɛst/
göğüs (noun)He felt pain in his chest.
Göğsünde bir ağrı hissetti.
stomach
/ˈstʌmək/
mide (noun)My stomach hurts from hunger.
Açlıktan midem ağrıyor.
back
/bæk/
sırt (noun)My bag is on my back.
Çantam sırtımda.
knee
/niː/
diz (noun)She fell and scraped her knee.
Düştü ve dizini sıyırdı.
elbow
/ˈɛlbou/
dirsek (noun)He hit his elbow on the desk.
Dirseğini masaya çarptı.
wrist
/rɪst/
bilek (noun)She wears a watch on her wrist.
Bileğinde bir saat takıyor.
tongue
/tʌŋ/
dil (noun)Stick out your tongue.
Dilini dışarı çıkar.
lip
/lɪp/
dudak (noun)Her lip was very dry.
Dudağı çok kuruydu.
heel
/hiːl/
topuk (noun)His heel hurts after running.
Koştuktan sonra topuğu ağrıyor.
ankle
/ˈæŋkəl/
ayak bileği (noun)She sprained her ankle yesterday.
Dün ayak bileğini burktu.

Kelime listesi ve oyun kâğıtlarını PDF olarak indir / yazdır

Bu kelimelerle oyun oyna

🇬🇧

English · 26 kelime · A1

✨ İçerik yapay zekâ desteğiyle hazırlandı.

Oyunlar: Kartlar, Eşleştir, Hafıza Kartları, Test, Kelime Rallisi, Doğru mu Yanlış mı, Dinle ve Seç, Yazım, Harf Karıştırma, Kardan Adam, Kelime Avı, Boşluk Doldurma, Cümle Kur, Balon Patlat, Tombala, Penaltı Atışı, Köstebek Vur, Kule Kur, Roket Fırlat, Bilgi Yarışması, Farklı Olanı Bul, Sırayla Yarış, Kim Önce?, Büyük Yarış. Sınıfta çok oyunculu yarışmalar da oynayabilirsin.

Öğretmenler için: sınıfta ve akıllı tahtada oynayın

Temel İngilizce Vücudun Bölümleri (Body Parts) kelime oyunları sınıf ortamı için hazırlandı. Akıllı tahtada, projeksiyonda, etkileşimli panelde ya da tablette açıp bütün sınıfla oynayabilirsiniz. Kurulum, uygulama indirme ya da öğrenci üyeliği gerekmez.

  • Tam ekran: oyunu tahtaya yansıtın; kartlar ve düğmeler büyük, dokunmatik ekranda parmakla oynanır.
  • Takım oyunları: Halat Çekme, Bomba Pas, Kim Önce?, Büyük Yarış ve Penaltı Kupası’nda sınıfı takımlara ayırın; isim, hayvan ve renk verin, sonda kürsüde kazananı görün.
  • Sınıf Puan Tablosu: ders boyunca öğrencilere ya da takımlara puan verin.
  • Sesli okuma: kelimeler doğal bir sesle okunur; hoparlörden bütün sınıf duyar, dinleme oyunları da oynanabilir.
  • Ders akışı: önce Kartlar ve Eşleştir ile kelimeleri tanıtın, sonra Test ve Hafıza Kartları ile pekiştirin, dersi bir takım yarışmasıyla bitirin.

Eğitici kelime oyunları; ilkokul, ortaokul ve lise İngilizce dersleri, etüt ve kurslar için uygundur. Öğrenciler aynı oyunları evde telefondan da oynayabilir.