9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Edebî Sanatlar (Söz Sanatları) Zor Seviye Test 1 – 10 Soru (Çözümlü)

Soruluk

Yükleniyor…

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Edebî Sanatlar (Söz Sanatları) Zor Seviye Test 1 — sorular ve çözümler

10 soru · Türk Dili ve Edebiyatı · 9. sınıf. Yukarıdan online çözebilir, ya da PDF olarak yazdırabilirsin.

  1. Aşağıdaki dizelerin hangisinde, anlam bakımından birbirinin karşıtı olan kavramlar bir arada kullanılarak tezat (zıtlık) sanatı yapılmıştır?

    1. Bir garip rüzgâr eser penceremden, / Yapraklar düşer toprağa sarı sarı.
    2. Ağlarım çaresizliğime günlerce, / Kimse duymaz sesimi bu dağlarda.
    3. Yalnızlık odamda misafir yatar, / Gidenlerin arkasından bakar kalırım.
    4. Karanlık gecenin mateminden sonra, / Güneşli bir sabah doğar ömrümüze.
    5. Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, / Senindir bu toprakların en güzel türküsü.
    Cevap ve çözüm

    Cevap: D)

    1. Tezat (zıtlık), anlamca birbirinin karşıtı olan kavramların bir arada kullanılmasıdır.
    2. "Karanlık gecenin mateminden sonra, / Güneşli bir sabah doğar ömrümüze" dizelerinde "karanlık gece" ile "güneşli sabah" karşıt kavramlar olarak bir arada kullanılmıştır.
  2. Aşağıdaki dizelerin hangisinde, geçmişte yaşanmış tarihi veya efsanevi bir olaya atıfta bulunularak telmih (hatırlatma) sanatı yapılmıştır?

    1. Baharın ilk gülleri açtığı zaman, / Hatırlarım eski günleri yeniden.
    2. Ey Yusuf'u kuyulardan çıkaran kudret, / Bize de bir kurtuluş kapısı aç.
    3. Rüzgârın sesini dinlerim saatlerce, / Bir masal anlatır gibi derinden derine.
    4. Gözlerim yollarda kalır her akşam, / Seni beklerim uykusuz gecelerde.
    5. Dağlar ardında kalmış o güzel şehir, / Şimdi içimde sönmeyen bir ateştir.
    Cevap ve çözüm

    Cevap: B)

    1. Telmih (hatırlatma), herkesçe bilinen tarihî, dinî ya da efsanevi bir olaya veya kişiye işaret etmektir.
    2. "Ey Yusuf'u kuyulardan çıkaran kudret" dizesinde Hz. Yusuf'un kuyuya atılıp kurtarılması olayı hatırlatılmıştır.
  3. Aşağıdaki dizelerin hangisinde, benzetme (teşbih) sanatının temel unsurları olan 'benzeyen' ve 'benzetilen' eksiksiz olarak kullanılmıştır?

    1. Gözlerin kararan yollarda üzgün, / Ve bir zambak gibi beyazdır yüzün.
    2. Süzülüp akasya dallarında gün, / Erir damla damla ayaklarında.
    3. Bir ateş düştü ciğere, / Söndüremedim bir türlü.
    4. Şafak söktü, bulutlar dağıldı birer birer, / Kederler kalmadı ruhumun derininde.
    5. Yalnız senin gezdiğin bahçede açmaz çiçek, / Bizim diyarımız da binbir baharı saklar!
    Cevap ve çözüm

    Cevap: A)

    1. Teşbih sanatında benzeyen ve benzetilen temel unsurlardır; edat ve yön yardımcı unsurlardır.
    2. İlk seçenekte 'yüz' benzeyen, 'zambak' benzetilen, 'beyazlık' yön, 'gibi' ise edattır; böylece tam bir teşbih kurulmuştur.
    3. Diğer dizelerde tam teşbih yerine farklı sanatlar (istiare, mecaz vb.) ağırlıktadır.
  4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yay ayraç içinde verilen edebî sanat açıklaması yanlıştır?

    1. Gül mü açtı bahçede, yoksa yârin yüzü mü? (Tecahülüarif - Bilmezlikten gelme)
    2. Ah bu türküler / Türkülerimiz / Ana sütü gibi candan / Ana sütü gibi temiz (Mübalağa - Abartma)
    3. Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl! (Mecazımürsel - Ad aktarması)
    4. Ne efsun-kâr imişsin âh ey dîdâr-ı hürriyet / Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten (Tezat - Zıtlık)
    5. Şol cennetin ırmakları / Akar Allah deyü deyü (Teşhis ve İntak - Kişileştirme ve konuşturma)
    Cevap ve çözüm

    Cevap: B)

    1. "Gül mü açtı bahçede, yoksa yârin yüzü mü?" dizesinde şair, sevgilinin yüzü olduğunu bildiği hâlde bilmiyormuş gibi sorar; tecahülüarif doğrudur.
    2. "Şol cennetin ırmakları / Akar Allah deyü deyü" dizelerinde ırmaklar kişileştirilip konuşturulmuştur; teşhis ve intak doğrudur.
    3. "Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl" dizesinde hilâl sözüyle bayrak kastedilmiştir; mecazımürsel doğrudur.
    4. Namık Kemal'in beytinde "esir" ile "kurtulmak" ve "esaret" karşıt kavramlardır; tezat doğrudur.
    5. "Ana sütü gibi candan / Ana sütü gibi temiz" dizelerinde türküler "gibi" edatıyla ana sütüne benzetilmiştir; burada teşbih vardır, mübalağa yazılması yanlıştır.
  5. Aşağıdaki dizelerin hangisinde anlamca birbiriyle ilgili kelimeler bir arada kullanılarak tenasüp (uygunluk) sanatı yapılmıştır?

    1. Ne kimseye derdim var ne kimseden umudum, / Yalnız seni düşünür dururum her an.
    2. Suya virsün bâğ-bân gül-zârı zahmet çekmesün, / Bir gül açılmaz yüzün tek virse min gül-zâra su.
    3. Dağlar başı dumanlı, / Gönlüm gamla limanlı.
    4. Bir mektup yazdım sana uzak diyarlardan, / Cevabını beklerim yıllardır.
    5. Bir garip ses gelir uzaklardan, / Durur dinlerim saatlerce.
    Cevap ve çözüm

    Cevap: B)

    1. Tenasüp sanatı, anlamca birbiriyle ilgili sözcüklerin bir arada kullanılmasıyla yapılır.
    2. Doğru seçenekte yer alan 'bağ-bân' (bahçıvan), 'gül-zâr' (gül bahçesi), 'gül' ve 'su' sözcükleri bahçe ve çiçek kültürüyle doğrudan ilişkilidir.
    3. Bu sözcükler bir arada kullanılarak tenasüp sanatı oluşturulmuştur.
  6. Aşağıdaki dizelerin hangisinde herhangi bir durumu olduğundan çok abartarak anlatma (mübalağa) sanatı yapılmıştır?

    1. Ağlar garipler halime benim, / Kimse bilmez derdimi derinden.
    2. Bir mektup gelmedi uzak illerden, / Bekledim kapıda günlerce.
    3. Bir nehir akar derinden ve sessiz, / Götürür denize doğru her şeyi.
    4. Öyle ağladım ki gözyaşlarımdan / Yedi derya taştı, dağlar sel oldu.
    5. Yollar ki uzar gider karanlığa, / Biz yürürüz sessiz ve yorgun.
    Cevap ve çözüm

    Cevap: D)

    1. Mübalağa (abartma), bir durumu olduğundan çok büyük ya da çok küçük göstererek anlatma sanatıdır.
    2. "Öyle ağladım ki gözyaşlarımdan / Yedi derya taştı, dağlar sel oldu" dizelerinde gözyaşlarının denizleri taşırması gerçekte olamayacak ölçüde büyütülmüştür.
    3. Öteki dizelerde olağan durumlar anlatılmıştır.
  7. Aşağıdaki dizelerin hangisinde, benzetme amacı gütmeden başka bir söz yerine kullanılarak ad aktarması (mecazımürsel) yapılmıştır?

    1. Bir omuz başından bakar geçmiş gün, / Yüzümde hüzünlü bir rüzgâr eser.
    2. Ankara, bu kışın ayaz gecesinde, / Sıcak bir çay bekler yorgun ellerim.
    3. Bayraklar dualarla dalgalanırken gökte, / Şehitler nurlu bir yoldan geçiyor.
    4. Gözlerim yollarda kaldı günlerce, / Bir haber gelmedi uzak illerden.
    5. Bütün bir mahalle bu acı haberi, / Gözyaşlarıyla karşıladı sabahleyin.
    Cevap ve çözüm

    Cevap: E)

    1. Ad aktarması (mecazımürsel), benzetme amacı gütmeden bir sözün başka bir söz yerine kullanılmasıdır.
    2. "Bütün bir mahalle bu acı haberi gözyaşlarıyla karşıladı" dizesinde "mahalle" sözüyle mahallede yaşayan insanlar kastedilmiştir; yer-insan ilişkisiyle ad aktarması yapılmıştır.
    3. "Ankara, bu kışın ayaz gecesinde" dizesinde Ankara şehrin kendisidir, orada yaşayanlar kastedilmemiştir.
  8. Aşağıdaki dizelerin hangisinde, insana ait özellikler insan dışı bir varlığa yüklenerek teşhis (kişileştirme) sanatı yapılmıştır?

    1. Bir nehir akar derinden ve sessiz, / Götürür denize doğru her şeyi öksüz.
    2. Geniş zamanlar olur ki gurur duyarım, / Toprağın yeşeren her damlasıyla.
    3. Uzak dağların tepesinde kar var, / Yollar çamurlu, insanlar yorgun ve bîzar.
    4. Yıldızlar gökyüzünde birer kandil gibi yanar, / Ve rüzgâr dallara fısıldar en eski masalı.
    5. Akşam olur, karanlık çöker dağlara, / Gözyaşlarım karışır coşkun sulara.
    Cevap ve çözüm

    Cevap: D)

    1. Teşhis (kişileştirme), insan dışındaki varlıklara insana ait özelliklerin yüklenmesidir.
    2. "Ve rüzgâr dallara fısıldar en eski masalı" dizesinde masal fısıldamak insana özgü bir davranıştır ve rüzgâra verilmiştir.
  9. Aşağıdaki dizelerin hangisinde, bilinen bir gerçeğin bilinmiyormuş gibi aktarılması (tecahülüarif) söz konusudur?

    1. Dağlar başı dumanlı, / Gönlüm gamla limanlı.
    2. Sazımın tellerinde yâr sesi, / Her türküde bir dağ hasreti.
    3. Güller ki ellerinde açar zamansız, / Bülbüller feryat eder yorulmaksızın.
    4. Bir ateş düştü ciğere, / Söndüremedim bir türlü.
    5. Gökyüzünün başka rengi de varmış! / Geç fark ettim taşın sert olduğunu.
    Cevap ve çözüm

    Cevap: E)

    1. Tecahülüarif, bilinen bir gerçeğin bilinmiyormuş gibi söylenmesidir.
    2. "Gökyüzünün başka rengi de varmış! / Geç fark ettim taşın sert olduğunu" dizelerinde şair, taşın sert olduğunu bildiği hâlde bunu yeni öğreniyormuş gibi söyleyerek tecahülüarif yapmıştır.
  10. Aşağıdaki dizelerin hangisinde benzetmenin yalnızca bir temel ögesiyle yapılan istiare (eğretileme) sanatı vardır?

    1. Gökte uçar bir yavru kartal, / Kanatları rüzgârda açık.
    2. Bu limanda nice gemiler battı, / Kimse sormadı halimizi bir kez bile.
    3. Yollar ki uzar gider karanlığa, / Biz yürürüz sessiz ve yorgun.
    4. Ağaçlar yapraklarını dökmüş bu güz, / Bahçede kimseler kalmamış.
    5. Bir hilal uğruna ya Rab ne güneşler batıyor, / Alnından vurulup uzanmış yatıyor.
    Cevap ve çözüm

    Cevap: E)

    1. İstiare (eğretileme), benzetmenin temel ögelerinden yalnızca biriyle (benzeyen ya da benzetilen) yapılan sanattır.
    2. "Bir hilal uğruna ya Rab ne güneşler batıyor" dizesinde şehitler güneşe benzetilmiş, yalnızca benzetilen ("güneşler") söylenmiştir; açık istiare vardır.

Soru-cevap kartları

Bu testin konularına ait 20 kısa soru-cevap. Önce kendin cevaplamaya çalış, sonra açıp kontrol et.

🃏 Online çalış🖨 Kart olarak yazdır📝 Çalışma kâğıdı📄 Soru-cevap listesi

  1. Aralarında benzerlik ilgi bulunan iki unsurdan zayıf olanı güçlü olana benzetmek amacıyla yapılan söze dayalı edebî sanat nedir?

    Teşbih

  2. Teşbih sanatında benzetmenin dört temel unsuru arasında sadece benzeyen ve kendisine benzetilen kullanılarak yapılan türe ne ad verilir?

    Teşbihibeliğ

  3. Bir sözü benzetme amacı gütmeden gerçek anlamı dışında başka bir sözün yerine kullanma sanatına ne denir?

    Mecaz

  4. Benzerlik ilgisi kurulmaksızın parça-bütün, iç-dış veya neden-sonuç ilişkisiyle bir sözün başka bir söz yerine kullanıldığı edebî sanat hangisidir?

    Mecazımürsel

  5. İnsan dışındaki canlı ve cansız varlıklara insana özgü kişisel özellikler kazandırma sanatına ne ad verilir?

    Teşhis

  6. İnsan dışındaki varlıkların konuşturulması suretiyle gerçekleştirilen edebî sanat hangisidir?

    İntak

  7. İntak sanatının bulunduğu bütün mısra veya beyitlerde mutlaka hangi diğer sanat da yer alır?

    Teşhis

  8. Bir düşünceyi, olayı veya durumu gerçekte olamayacak kadar büyük veya küçük göstererek anlatma sanatına ne denir?

    Mübalağa

  9. Birbirleriyle anlam bakımından ilgi kurulan birden fazla sözcüğün bir arada kullanılmasıyla oluşan sanat hangisidir?

    Tenasüp

  10. Aralarında zıtlık bulunan iki kavramı, durumu veya duyguyu bir arada işleme sanatına ne ad verilir?

    Tezat

  11. Bilinen bir gerçeği sanki bilmiyormuş gibi görerek ya da başka bir nedene bağlayarak söz söyleme sanatına ne denir?

    Tecahülüarif

  12. Bir olayın gerçekleşmesini gerçek nedeninin dışında daha güzel, beğenilen hayali bir sebebe bağlama sanatına ne ad verilir?

    Hüsnütalil

  13. Söz arasında herkesçe bilinen tarihi bir olaya, kişiye, aya veya efsaneye işaret etme sanatına ne denir?

    Telmih

  14. Açık istatistik veya mecazda sadece kendisi bulunan benzetme unsuruna ne ad verilir?

    Kendisine benzetilen

  15. Yalnızca 'kendisine benzetilen'in kullanıldığı, 'benzeyen'in söylenmediği istiare çeşidi hangisidir?

    Açık istiare

  16. Yalnızca 'benzeyen'in kullanıldığı, 'kendisine benzetilen'in söylenmediği istiare çeşidine ne denir?

    Kapalı istiare

  17. Şairin bildiği bir şeyi bilmezlikten gelmesi sanatının terim anlamı nedir?

    Tecahülüarif

  18. Güzel neden bulma anlamına gelen edebî sanat hangisidir?

    Hüsnütalil

  19. Hatırlatma anlamına gelen ve geçmişteki ünlü olaylara değinen sanatın adı nedir?

    Telmih

  20. Abartma sanatının bir diğer geleneksel adı nedir?

    Mübalağa / İfrat