Temel İngilizce için hazırlanan Kıyafetler ve Aksesuarlar (Clothes and Accessories) ünitesinde 40 İngilizce kelime var (A1 seviyesi). Aşağıda her kelimenin anlamını, okunuşunu ve örnek cümlesini bulursun; sonra aynı kelimelerle oyun oynayarak pekiştirebilirsin. Kelimeler doğal bir sesle okunur, üyelik gerekmez.
Temel İngilizce – Kıyafetler ve Aksesuarlar (Clothes and Accessories) kelimeleri
| Kelime | Anlamı | Örnek cümle |
|---|---|---|
| shirt /ʃɜːt/ | gömlek (noun) | I wear a blue shirt. Ben mavi bir gömlek giyerim. |
| pants /pænts/ | pantolon (noun) | My pants are black. Benim pantolonum siyah. |
| shoes /ʃuːz/ | ayakkabı (noun) | I have new shoes. Benim yeni ayakkabılarım var. |
| dress /dres/ | elbise (noun) | She has a red dress. Onun kırmızı bir elbisesi var. |
| skirt /skɜːt/ | etek (noun) | The girl wears a skirt. Kız etek giyer. |
| hat /hæt/ | şapka (noun) | He wears a hat. O şapka giyer. |
| coat /kəʊt/ | kaban (noun) | Put on your coat. Kabanını giy. |
| jacket /ˈdʒækɪt/ | ceket (noun) | This is my jacket. Bu benim ceketim. |
| sock /sɒk/ | çorap (noun) | I need one sock. Bir çoraba ihtiyacım var. |
| socks /sɒks/ | çoraplar (noun) | My socks are white. Çoraplarım beyaz. |
| boots /buːts/ | bot (noun) | Wear your rain boots. Yağmur botlarını giy. |
| sweater /ˈswetə(r)/ | kazak (noun) | The sweater is warm. Kazak sıcak tutuyor. |
| t-shirt /ˈtiː ʃɜːt/ | tişört (noun) | I like this t-shirt. Bu tişörtü seviyorum. |
| shorts /ʃɔːts/ | şort (noun) | He wears blue shorts. O mavi şort giyer. |
| gloves /ɡlʌvz/ | eldiven (noun) | Put on your gloves. Eldivenlerini giy. |
| scarf /skɑːf/ | atkı (noun) | She has a pink scarf. Onun pembe bir atkısı var. |
| belt /belt/ | kemer (noun) | The man has a belt. Adamın bir kemeri var. |
| tie /taɪ/ | kravat (noun) | He wears a red tie. O kırmızı bir kravat takar. |
| cap /kæp/ | kep (noun) | The boy has a cap. Çocuğun bir kepi var. |
| jeans /dʒiːnz/ | kot pantolon (noun) | I wear blue jeans. Mavi kot pantolon giyerim. |
| suit /suːt/ | takım elbise (noun) | He wears a black suit. O siyah bir takım elbise giyer. |
| pyjamas /pəˈdʒɑːməz/ | pijama (noun) | Put on your pyjamas. Pijamalarını giy. |
| trainers /ˈtreɪnəz/ | spor ayakkabı (noun) | I run in trainers. Spor ayakkabılarla koşarım. |
| glasses /ˈɡlɑːsɪz/ | gözlük (noun) | She wears reading glasses. O okuma gözlüğü takar. |
| bag /bæɡ/ | çanta (noun) | This is my bag. Bu benim çantam. |
| umbrella /ʌmˈbrelə/ | şemsiye (noun) | Take your umbrella. Şemsiyeni al. |
| ring /rɪŋ/ | yüzük (noun) | She has a gold ring. Onun altın bir yüzüğü var. |
| watch /wɒtʃ/ | kol saati (noun) | I have a watch. Benim bir kol saatim var. |
| wallet /ˈwɒlɪt/ | cüzdan (noun) | He has a black wallet. Onun siyah bir cüzdanı var. |
| purse /pɜːs/ | kadın cüzdanı (noun) | The purse is small. Cüzdan küçük. |
| slippers /ˈslɪpəz/ | terlik (noun) | I wear slippers at home. Evde terlik giyerim. |
| sandals /ˈsændəlz/ | sandalet (noun) | She wears sandals in summer. O yazın sandalet giyer. |
| blouse /blaʊz/ | bluz (noun) | The blouse is white. Bluz beyaz. |
| tracksuit /ˈtræksuːt/ | eşofman (noun) | He wears a tracksuit. O eşofman giyer. |
| earrings /ˈɪərɪŋz/ | küpe (noun) | She has silver earrings. Onun gümüş küpeleri var. |
| necklace /ˈnekləs/ | kolye (noun) | The necklace is nice. Kolye güzel. |
| backpack /ˈbækpæk/ | sırt çantası (noun) | I have a school backpack. Benim bir okul sırt çantam var. |
| overcoat /ˈəʊvəkəʊt/ | palto (noun) | The overcoat is heavy. Palto ağır. |
| raincoat /ˈreɪnkəʊt/ | yağmurluk (noun) | I need a raincoat. Bir yağmurluğa ihtiyacım var. |
| uniform /ˈjuːnɪfɔːm/ | üniforma (noun) | We wear a school uniform. Biz okul üniforması giyeriz. |
Kelime listesi ve oyun kâğıtlarını PDF olarak indir / yazdır
Bu kelimelerle oyun oyna
✨ İçerik yapay zekâ desteğiyle hazırlandı.
Oyunlar: Kartlar, Eşleştir, Hafıza Kartları, Test, Kelime Rallisi, Doğru mu Yanlış mı, Dinle ve Seç, Yazım, Harf Karıştırma, Kardan Adam, Kelime Avı, Boşluk Doldurma, Cümle Kur, Balon Patlat, Tombala, Penaltı Atışı, Köstebek Vur, Kule Kur, Roket Fırlat, Bilgi Yarışması, Farklı Olanı Bul, Sırayla Yarış, Kim Önce?, Büyük Yarış. Sınıfta çok oyunculu yarışmalar da oynayabilirsin.
Öğretmenler için: sınıfta ve akıllı tahtada oynayın
Temel İngilizce Kıyafetler ve Aksesuarlar (Clothes and Accessories) kelime oyunları sınıf ortamı için hazırlandı. Akıllı tahtada, projeksiyonda, etkileşimli panelde ya da tablette açıp bütün sınıfla oynayabilirsiniz. Kurulum, uygulama indirme ya da öğrenci üyeliği gerekmez.
- Tam ekran: oyunu tahtaya yansıtın; kartlar ve düğmeler büyük, dokunmatik ekranda parmakla oynanır.
- Takım oyunları: Halat Çekme, Bomba Pas, Kim Önce?, Büyük Yarış ve Penaltı Kupası’nda sınıfı takımlara ayırın; isim, hayvan ve renk verin, sonda kürsüde kazananı görün.
- Sınıf Puan Tablosu: ders boyunca öğrencilere ya da takımlara puan verin.
- Sesli okuma: kelimeler doğal bir sesle okunur; hoparlörden bütün sınıf duyar, dinleme oyunları da oynanabilir.
- Ders akışı: önce Kartlar ve Eşleştir ile kelimeleri tanıtın, sonra Test ve Hafıza Kartları ile pekiştirin, dersi bir takım yarışmasıyla bitirin.
Eğitici kelime oyunları; ilkokul, ortaokul ve lise İngilizce dersleri, etüt ve kurslar için uygundur. Öğrenciler aynı oyunları evde telefondan da oynayabilir.