9. Sınıf İngilizce için hazırlanan Unite 4 (Family Life Theme) · 2. kısım ünitesinde 40 İngilizce kelime var. Aşağıda her kelimenin anlamını, okunuşunu ve örnek cümlesini bulursun; sonra aynı kelimelerle oyun oynayarak pekiştirebilirsin. Kelimeler doğal bir sesle okunur, üyelik gerekmez.
9. Sınıf İngilizce – Unite 4 (Family Life Theme) · 2. kısım kelimeleri
| Kelime | Anlamı | Örnek cümle |
|---|---|---|
| health /hɛlθ/ | sağlık (noun) | Good health is important for everyone. İyi sağlık herkes için önemlidir. |
| news agency /ˈnuːz ˌeɪdʒənsi/ | haber ajansı (noun) | The news agency reported the earthquake immediately. Haber ajansı depremi derhal bildirdi. |
| customer /ˈkʌstəmər/ | müşteri (noun) | The customer is always right. Müşteri her zaman haklıdır. |
| patience /ˈpeɪʃns/ | sabır (noun) | Have some patience, please. Lütfen biraz sabırlı ol. |
| project /ˈprɒdʒekt/ | proje (noun) | They are working on a new project. Yeni bir proje üzerinde çalışıyorlar. |
| safety /ˈseɪfti/ | güvenlik (noun) | They ran to safety. Güvenli bir yere koştular. |
| work /wɜːrk/ | çalışma (noun) | She goes to work by bus. İşe otobüsle gider. |
| vegetable /ˈvɛdʒtəbəl/ | sebze (noun) | Eat your vegetables. Sebzelerini ye. |
| stepdaughter /ˈstɛpˌdɔːtər/ | üvey kız (noun) | She loves her stepdaughter like her own. Üvey kızını kendi çocuğu gibi seviyor. |
| older sister /ˈoʊ.ldər ˈsɪs.tər/ | abla (noun) | My older sister lives in London. Büyük ablam Londra'da yaşıyor. |
| alive /əˈlaɪv/ | canlı (adjective) | Miraculously, everyone was found alive. Mucizevi bir şekilde herkes sağ olarak bulundu. |
| relative /ˈrelətɪv/ | akraba (noun) | All my relatives came to the wedding. Tüm akrabalarım düğüne geldi. |
| product /ˈprɒdʌkt/ | ürün (noun) | This product is made of recycled plastic. Bu ürün geri dönüştürülmüş plastikten yapılmıştır. |
| businessperson /ˈbɪznɪspɜːrsn/ | iş insanı (noun) | She is a successful businessperson. O başarılı bir iş insanıdır. |
| colleague /ˈkɒliːɡ/ | meslektaş (noun) | She gets along well with her colleagues. İş arkadaşlarıyla iyi geçiniyor. |
| respect /rɪˈspekt/ | saygı (noun) | We must show respect to our elders. Büyüklere saygı göstermeliyiz. |
| marketer /ˈmɑːrkɪtər/ | pazarlamacı (noun) | The marketer launched a new social media campaign. Pazarlamacı yeni bir sosyal medya kampanyası başlattı. |
| serve /sɜːv/ | hizmet etmek (verb) | They serve breakfast until 10 am. Saat 10'a kadar kahvaltı servis ederler. |
| parent /ˈpeərənt/ | ebeveyn (noun) | My parents are visiting us tomorrow. Ebeveynlerim yarın bizi ziyarete geliyor. |
| research /rɪˈsɜːtʃ/ | araştırmak (verb) | I need to research this topic. Bu konuyu araştırmam gerekiyor. |
| niece /niːs/ | kız yeğen (noun) | My niece loves reading adventure books. Kız yeğenim macera kitapları okumayı sever. |
| legal issue /ˈliːɡəl ˈɪʃuː/ | hukuki mesele (noun phrase) | They are facing serious legal issues. Ciddi yasal sorunlarla karşı karşıyalar. |
| mental health /ˌmentəl ˈhelθ/ | ruh sağlığı (noun) | Good mental health is essential for a happy life. İyi bir ruh sağlığı mutlu bir yaşam için esastır. |
| happiness /ˈhæp.i.nəs/ | mutluluk (noun) | Money cannot buy true happiness. Para gerçek mutluluğu satın alamaz. |
| advise /ədˈvaɪz/ | tavsiye etmek (verb) | I advise you to rest. Sana dinlenmeni tavsiye ederim. |
| monitor /ˈmɒnɪtə(r)/ | denetlemek (verb) | We need to monitor the patient's progress closely. Hastanın durumunu yakından izlememiz gerekiyor. |
| security guard /sɪˈkjʊrəti ɡɑːrd/ | güvenlik görevlisi (noun) | The security guard checked my ID at the door. Güvenlik görevlisi kapıda kimliğimi kontrol etti. |
| catch up on /kætʃ ˈʌp ɒn/ | yetişmek (phrasal verb) | I need to catch up on my sleep. Uykumu almam gerekiyor. |
| digital marketer /ˈdɪdʒɪtəl ˈmɑːrkɪtər/ | dijital pazarlamacı (noun) | She works as a digital marketer for a tech startup. Bir teknoloji girişiminde dijital pazarlamacı olarak çalışıyor. |
| inspire /ɪnˈspaɪər/ | ilham vermek (verb) | Her story will inspire many young people. Onun hikayesi pek çok gence ilham verecek. |
| human /ˈhjuːmən/ | insan (noun) | To err is human. Beşer şaşar. |
| current event /ˈkɜːrənt ɪˈvent/ | güncel olay (noun) | She reads about current events every morning. Her sabah güncel olaylar hakkında okuma yapar. |
| prestigious /prɛˈstɪdʒəs/ | saygın (adjective) | She works at a prestigious university. O, saygın bir üniversitede çalışıyor. |
| workplace /ˈwɜːkpleɪs/ | iş yeri (noun) | Safety is important in every workplace. Her iş yerinde güvenlik önemlidir. |
| stepfather /ˈstɛpˌfɑːðər/ | üvey baba (noun) | Her stepfather took her to school. Üvey babası onu okula götürdü. |
| architecture firm /ˈɑːrkɪtɛktʃər fɜːrm/ | mimarlık bürosu (noun) | She works at a top architecture firm in London. Londra'daki önde gelen bir mimarlık firmasında çalışıyor. |
| nephew /ˈnɛfjuː/ | erkek yeğen (noun) | My nephew is starting school today. Erkek yeğenim bugün okula başlıyor. |
| visitor /ˈvɪzɪtər/ | ziyaretçi (noun) | The museum had many visitors today. Müzenin bugün pek çok ziyaretçisi vardı. |
| animal /ˈænɪml/ | hayvan (noun) | The forest is home to many wild animals. Orman birçok yaban hayvanına ev sahipliği yapıyor. |
| search engine /ˈsɜːtʃ ˌen.dʒɪn/ | arama motoru (noun) | Use a search engine to find information. Bilgi bulmak için bir arama motoru kullanın. |
Kelime listesi ve oyun kâğıtlarını PDF olarak indir / yazdır
Bu kelimelerle oyun oyna
✨ İçerik yapay zekâ desteğiyle hazırlandı.
Oyunlar: Kartlar, Eşleştir, Hafıza Kartları, Test, Kelime Rallisi, Doğru mu Yanlış mı, Dinle ve Seç, Yazım, Harf Karıştırma, Kardan Adam, Kelime Avı, Boşluk Doldurma, Cümle Kur, Balon Patlat, Tombala, Penaltı Atışı, Köstebek Vur, Kule Kur, Roket Fırlat, Bilgi Yarışması, Farklı Olanı Bul, Sırayla Yarış, Kim Önce?, Büyük Yarış. Sınıfta çok oyunculu yarışmalar da oynayabilirsin.
Öğretmenler için: sınıfta ve akıllı tahtada oynayın
9. Sınıf İngilizce Unite 4 (Family Life Theme) · 2. kısım kelime oyunları sınıf ortamı için hazırlandı. Akıllı tahtada, projeksiyonda, etkileşimli panelde ya da tablette açıp bütün sınıfla oynayabilirsiniz. Kurulum, uygulama indirme ya da öğrenci üyeliği gerekmez.
- Tam ekran: oyunu tahtaya yansıtın; kartlar ve düğmeler büyük, dokunmatik ekranda parmakla oynanır.
- Takım oyunları: Halat Çekme, Bomba Pas, Kim Önce?, Büyük Yarış ve Penaltı Kupası’nda sınıfı takımlara ayırın; isim, hayvan ve renk verin, sonda kürsüde kazananı görün.
- Sınıf Puan Tablosu: ders boyunca öğrencilere ya da takımlara puan verin.
- Sesli okuma: kelimeler doğal bir sesle okunur; hoparlörden bütün sınıf duyar, dinleme oyunları da oynanabilir.
- Ders akışı: önce Kartlar ve Eşleştir ile kelimeleri tanıtın, sonra Test ve Hafıza Kartları ile pekiştirin, dersi bir takım yarışmasıyla bitirin.
Eğitici kelime oyunları; ilkokul, ortaokul ve lise İngilizce dersleri, etüt ve kurslar için uygundur. Öğrenciler aynı oyunları evde telefondan da oynayabilir.