9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Edebî Sanatlar (Söz Sanatları) Kolay Seviye Test 1 – 10 Soru (Çözümlü)

Soruluk

Yükleniyor…

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Edebî Sanatlar (Söz Sanatları) Kolay Seviye Test 1 — sorular ve çözümler

10 soru · Türk Dili ve Edebiyatı · 9. sınıf. Yukarıdan online çözebilir, ya da PDF olarak yazdırabilirsin.

  1. Aşağıdaki dizelerin hangisinde şair, bildiği bir gerçeği bilmezlikten gelerek (tecahülüarif sanatı yaparak) seslenmektedir?

    1. Gökyüzünün başka rengi de varmış!
      Geç fark ettim taşın sert olduğunu.
      Su insanı boğar, ateş yakarmış!
    2. Suya virsün bâğ-bân gül-zârı zahmet çekmesün
      Bir gül açılmaz yüzün tek virse min gül-zâra su
    3. Ne efsun-kâr imişsin âh ey dîdâr-ı hürriyet
      Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten
    4. Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl
      Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl
    5. Ah bu türküler
      Türkülerimiz
      Ana sütü gibi candan
    Cevap ve çözüm

    Cevap: A)

    1. Tecahülüarif, şairin bildiği bir gerçeği bilmezlikten gelerek edebî bir incelik oluşturması sanatıdır.
    2. Doğru seçenekte taşın sert olduğunu, suyun boğacağını geç fark ettiğini söyleyen şair bildiği gerçeği bilmezlikten gelmektedir.
  2. Aşağıdaki dizelerin hangisinde bir söz, benzetme amacı gütmeden başka bir söz yerine (ad aktarması / mecazımürsel yoluyla) kullanılmamıştır?

    1. Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl
      Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl
    2. Gözlerin kararan yollarda üzgün
      Ve bir zambak gibi beyazdır yüzün
    3. Bütün sınıf öğretmenin sözlerine güldü
      Kahkahalar koridorlara taştı
    4. Ankara, bu acı haberi sabaha karşı öğrendi
      Tüm sokaklar derin bir sessizliğe büründü
    5. Evin sobası bütün kış yanmadı
      Soğuk odalarda titredi çocuklar
    Cevap ve çözüm

    Cevap: B)

    1. Ad aktarması (mecazımürsel), benzetme amacı gütmeden bir sözün başka bir söz yerine kullanılmasıdır.
    2. Doğru seçenekte 'yüz' bir 'zambak' gibi beyaz denilerek açıkça benzetme (teşbih) yapılmıştır; ad aktarması yoktur.
  3. Aşağıdaki dizelerin hangisinde bir durum olduğundan çok abartılarak mübalağa sanatı yapılmıştır?

    1. Şol cennetin ırmakları
      Akar Allah deyü deyü
    2. Mecnûn’um Leylâ’mı gördüm
      Bir kerece baktı geçti
    3. Ne efsun-kâr imişsin âh ey dîdâr-ı hürriyet
      Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten
    4. Ah bu türküler
      Türkülerimiz
      Ana sütü gibi candan
      Ana sütü gibi temiz
    5. Bakın hele şu pirenin işine
      Henüz girmiş elli sekiz yaşına
      Topuz ile gül eyledim başına
      Kirpikleri kırılacak hâl değil
    Cevap ve çözüm

    Cevap: E)

    1. Mübalağa (abartma) sanatı, bir durumun ya da olayın olduğundan çok daha büyük veya küçük gösterilmesiyle yapılır.
    2. Doğru seçenekte pirenin elli sekiz yaşında olması ve başına topuz ile gül eylemesi gibi unsurlarla aşırı bir abartı yapılmıştır.
  4. Aşağıdaki dörtlüklerin hangisinde geçmişteki ünlü bir olaya veya kişiye atıfta bulunularak telmih (hatırlatma) sanatı yapılmıştır?

    1. Mecnûn’um Leylâ’mı gördüm
      Bir kerece baktı geçti
      Ne sordum ne de söyledi
      Kaşlarını yıktı geçti
    2. Gökyüzünün başka rengi de varmış!
      Geç fark ettim taşın sert olduğunu.
      Su insanı boğar, ateş yakarmış!
    3. Suya virsün bâğ-bân gül-zârı zahmet çekmesün
      Bir gül açılmaz yüzün tek virse min gül-zâra su
    4. Ne efsun-kâr imişsin âh ey dîdâr-ı hürriyet
      Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten
    5. Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl
      Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl
    Cevap ve çözüm

    Cevap: A)

    1. Telmih (hatırlatma) sanatı, söz arasında herkesin bildiği geçmişteki tarihi, mitolojik veya edebî bir olaya, kişiye ya da inanca işaret etmektir.
    2. Doğru seçenekte Mecnûn ve Leylâ isimleri geçmektedir; bu durum halk edebiyatında bilinen ünlü bir aşık hikayesine (Leyla ile Mecnun) açıkça atıfta bulunur.
    3. Diğer seçeneklerde bu tür tarihî veya efsanevi bir olaya veya kişiye atıf bulunmamaktadır.
  5. Aşağıdaki dizelerin hangisinde bir varlık başka bir varlığa benzetilmiştir (teşbih sanatı vardır)?

    1. Gözlerin kararan yollarda üzgün
      Ve bir zambak gibi beyazdır yüzün
    2. Bakın hele şu pirenin işine
      Henüz girmiş elli sekiz yaşına
    3. Ne efsun-kâr imişsin âh ey dîdâr-ı hürriyet
      Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten
    4. Yalnız senin gezdiğin bahçede açmaz çiçek
      Bizim diyarımız da binbir bahârı saklar
    5. Şol cennetin ırmakları
      Akar Allah deyü deyü
    Cevap ve çözüm

    Cevap: A)

    1. Teşbih (benzetme) sanatı, aralarında benzerlik ilişkisi bulunan iki varlıktan zayıf olanın güçlü olana benzetilmesiyle yapılır.
    2. Doğru seçenekte yüz, beyazlık ve zambak unsurları ele alınmış, yüz zambağa benzetilmiştir.
  6. Aşağıdaki dizelerin hangisinde anlamca birbirinin karşıtı olan kelimeler bir arada kullanılarak tezat (zıtlık) sanatı yapılmıştır?

    1. Ne efsun-kâr imişsin âh ey dîdâr-ı hürriyet
      Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten
    2. Ah bu türküler
      Türkülerimiz
      Ana sütü gibi candan
      Ana sütü gibi temiz
    3. Suya virsün bâğ-bân gül-zârı zahmet çekmesün
      Bir gül açılmaz yüzün tek virse min gül-zâra su
    4. Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl
      Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl
    5. Şol cennetin ırmakları
      Akar Allah deyü deyü
    Cevap ve çözüm

    Cevap: A)

    1. Tezat (zıtlık) sanatı, anlamca birbirinin karşıtı olan sözcüklerin bir arada kullanılmasıyla oluşur.
    2. Doğru seçenekte 'esir' ile 'kurtulduk' ve 'esaretten' kelimeleri zıtlık oluşturmaktadır.
  7. Aşağıdaki beyitlerin hangisinde anlamca birbiriyle ilgili kelimeler bir arada kullanılarak tenasüp (uygunluk) sanatı yapılmıştır?

    1. Suya virsün bâğ-bân gül-zârı zahmet çekmesün
      Bir gül açılmaz yüzün tek virse min gül-zâra su
    2. Ne efsun-kâr imişsin âh ey dîdâr-ı hürriyet
      Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten
    3. Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl
      Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl
    4. Bakın hele şu pirenin işine
      Henüz girmiş elli sekiz yaşına
    5. Şol cennetin ırmakları
      Akar Allah deyü deyü
    Cevap ve çözüm

    Cevap: A)

    1. Tenasüp (uygunluk) sanatı, aralarında anlamsal ilgi bulunan sözcüklerin bir arada kullanılmasıdır.
    2. Doğru seçenekte 'su', 'bâğ-bân' (bahçıvan), 'gül', 'gül-zâr' (gül bahçesi) kelimeleri birbiriyle uyumlu ve ilgili kavramlardır.
  8. Aşağıdaki dizelerin hangisinde benzetme yönü ve benzetme edatı kullanılmadan, sadece benzeyen ve benzetilenle yapılan 'istiare' (eğretileme) sanatı vardır?

    1. Gözlerin kararan yollarda üzgün
      Ve bir zambak gibi beyazdır yüzün
      Süzülüp akasya dallarında gün
      Erir damla damla ayaklarında
    2. Ah bu türküler
      Türkülerimiz
      Ana sütü gibi candan
      Ana sütü gibi temiz
    3. Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl
      Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl
    4. Bakın hele şu pirenin işine
      Henüz girmiş elli sekiz yaşına
    5. Mecnûn’um Leylâ’mı gördüm
      Bir kerece baktı geçti
    Cevap ve çözüm

    Cevap: A)

    1. İstiare (eğretileme), benzetmenin temel ögelerinden sadece benzeyen veya sadece benzetilen ile yapılan söz sanatıdır.
    2. Ahmet Muhip Dıranas'ın dizelerinde gün ışığının su damlasına benzetilmesi ama benzetilen suyun söylenmeyip sadece damlamak özelliğinin verilmesiyle istiare (kapalı istiare) sanatı yapılmıştır.
    3. Diğer seçeneklerde ise açık teşbih (benzetme) örnekleri ve diğer söz sanatları yer almaktadır.
  9. Aşağıdaki dizelerin hangisinde kişileştirme (teşhis) veya konuşturma (intak) sanatı vardır?

    1. Mecnûn’um Leylâ’mı gördüm
      Bir kerece baktı geçti
    2. Ah bu türküler
      Türkülerimiz
      Ana sütü gibi candan
    3. Şol cennetin ırmakları
      Akar Allah deyü deyü
    4. Yalnız senin gezdiğin bahçede açmaz çiçek
      Bizim diyarımız da binbir bahârı saklar
    5. Suya virsün bâğ-bân gül-zârı zahmet çekmesün
      Bir gül açılmaz yüzün tek virse min gül-zâra su
    Cevap ve çözüm

    Cevap: C)

    1. Teşhis (kişileştirme), insan dışındaki varlıklara insana ait özelliklerin verilmesidir; intak (konuşturma) ise bu varlıkların konuşturulmasıdır.
    2. Yunus Emre'nin "Şol cennetin ırmakları / Akar Allah deyü deyü" dizelerinde ırmakların "Allah" diyerek akması hem teşhis hem intaktır.
    3. Öteki dizelerde telmih (Leylâ ile Mecnun), teşbih (ana sütü gibi), mübalağa ve tenasüp gibi sanatlar vardır; insan dışı bir varlık kişileştirilmemiştir.
  10. Aşağıdaki dizelerin hangisinde gerçekte var olan bir olayın nedeni, hayalî ve güzel bir nedene (hüsnütalil sanatına) bağlanmıştır?

    1. Ne efsun-kâr imişsin âh ey dîdâr-ı hürriyet
      Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten
    2. Gökyüzünün başka rengi de varmış!
      Geç fark ettim taşın sert olduğunu.
      Su insanı boğar, ateş yakarmış!
    3. Suya virsün bâğ-bân gül-zârı zahmet çekmesün
      Bir gül açılmaz yüzün tek virse min gül-zâra su
    4. Bu sabah hava berrak;
      Bu sabah her şey billurdan gibi.
      Gök masmavi bu sabah,
      Güzel şeyler düşünelim diye.
      Yemyeşil oluvermiş ağaçlar,
      Bulutlara hayretinden.
    5. Bakın hele şu pirenin işine
      Henüz girmiş elli sekiz yaşına
    Cevap ve çözüm

    Cevap: D)

    1. Hüsnütalil, gerçekte var olan bir olayı daha güzel, hayalî ve hoş bir nedene bağlama sanatıdır.
    2. Doğru seçenekte ağaçların yemyeşil oluvermesi bulutlara hayret etmesine bağlanmıştır ki bu güzel ve hayalî bir nedendir.

Soru-cevap kartları

Bu testin konularına ait 20 kısa soru-cevap. Önce kendin cevaplamaya çalış, sonra açıp kontrol et.

🃏 Online çalış🖨 Kart olarak yazdır📝 Çalışma kâğıdı📄 Soru-cevap listesi

  1. Aralarında benzerlik ilgi bulunan iki unsurdan zayıf olanı güçlü olana benzetmek amacıyla yapılan söze dayalı edebî sanat nedir?

    Teşbih

  2. Teşbih sanatında benzetmenin dört temel unsuru arasında sadece benzeyen ve kendisine benzetilen kullanılarak yapılan türe ne ad verilir?

    Teşbihibeliğ

  3. Bir sözü benzetme amacı gütmeden gerçek anlamı dışında başka bir sözün yerine kullanma sanatına ne denir?

    Mecaz

  4. Benzerlik ilgisi kurulmaksızın parça-bütün, iç-dış veya neden-sonuç ilişkisiyle bir sözün başka bir söz yerine kullanıldığı edebî sanat hangisidir?

    Mecazımürsel

  5. İnsan dışındaki canlı ve cansız varlıklara insana özgü kişisel özellikler kazandırma sanatına ne ad verilir?

    Teşhis

  6. İnsan dışındaki varlıkların konuşturulması suretiyle gerçekleştirilen edebî sanat hangisidir?

    İntak

  7. İntak sanatının bulunduğu bütün mısra veya beyitlerde mutlaka hangi diğer sanat da yer alır?

    Teşhis

  8. Bir düşünceyi, olayı veya durumu gerçekte olamayacak kadar büyük veya küçük göstererek anlatma sanatına ne denir?

    Mübalağa

  9. Birbirleriyle anlam bakımından ilgi kurulan birden fazla sözcüğün bir arada kullanılmasıyla oluşan sanat hangisidir?

    Tenasüp

  10. Aralarında zıtlık bulunan iki kavramı, durumu veya duyguyu bir arada işleme sanatına ne ad verilir?

    Tezat

  11. Bilinen bir gerçeği sanki bilmiyormuş gibi görerek ya da başka bir nedene bağlayarak söz söyleme sanatına ne denir?

    Tecahülüarif

  12. Bir olayın gerçekleşmesini gerçek nedeninin dışında daha güzel, beğenilen hayali bir sebebe bağlama sanatına ne ad verilir?

    Hüsnütalil

  13. Söz arasında herkesçe bilinen tarihi bir olaya, kişiye, aya veya efsaneye işaret etme sanatına ne denir?

    Telmih

  14. Açık istatistik veya mecazda sadece kendisi bulunan benzetme unsuruna ne ad verilir?

    Kendisine benzetilen

  15. Yalnızca 'kendisine benzetilen'in kullanıldığı, 'benzeyen'in söylenmediği istiare çeşidi hangisidir?

    Açık istiare

  16. Yalnızca 'benzeyen'in kullanıldığı, 'kendisine benzetilen'in söylenmediği istiare çeşidine ne denir?

    Kapalı istiare

  17. Şairin bildiği bir şeyi bilmezlikten gelmesi sanatının terim anlamı nedir?

    Tecahülüarif

  18. Güzel neden bulma anlamına gelen edebî sanat hangisidir?

    Hüsnütalil

  19. Hatırlatma anlamına gelen ve geçmişteki ünlü olaylara değinen sanatın adı nedir?

    Telmih

  20. Abartma sanatının bir diğer geleneksel adı nedir?

    Mübalağa / İfrat