Temel İngilizce için hazırlanan Yiyecek ve İçecekler (Food and Drinks) ünitesinde 40 İngilizce kelime var. Aşağıda her kelimenin anlamını, okunuşunu ve örnek cümlesini bulursun; sonra aynı kelimelerle oyun oynayarak pekiştirebilirsin. Kelimeler doğal bir sesle okunur, üyelik gerekmez.
Temel İngilizce – Yiyecek ve İçecekler (Food and Drinks) kelimeleri
| Kelime | Anlamı | Örnek cümle |
|---|---|---|
| water /ˈwɔːtər/ | su (noun) | I like to drink cold water. Soğuk su içmeyi severim. |
| bread /brɛd/ | ekmek (noun) | She eats fresh bread every morning. Her sabah taze ekmek yer. |
| milk /mɪlk/ | süt (noun) | Cats love to drink milk. Kediler süt içmeyi sever. |
| apple /ˈæpəl/ | elma (noun) | An apple a day keeps the doctor away. Günde bir elma doktoru uzak tutar. |
| egg /ɛɡ/ | yumurta (noun) | He wants a boiled egg for breakfast. Kahvaltıda haşlanmış yumurta istiyor. |
| cheese /tʃiːz/ | peynir (noun) | I put cheese on my sandwich. Sandviçimin üzerine peynir koyarım. |
| meat /miːt/ | et (noun) | They cook meat on the barbecue. Mangalda et pişiriyorlar. |
| chicken /ˈtʃɪkɪn/ | tavuk (noun) | We are having chicken for dinner. Akşam yemeğinde tavuk yiyoruz. |
| fish /fɪʃ/ | balık (noun) | He catches a big fish in the lake. Gölün içinde büyük bir balık yakalar. |
| rice /raɪs/ | pirinç (noun) | We eat rice with our chicken. Tavuğumuzla birlikte pirinç pilavı yeriz. |
| soup /suːp/ | çorba (noun) | Hot soup is great on a cold day. Sıcak çorba soğuk bir günde harikadır. |
| salad /ˈsæləd/ | salata (noun) | She prepares a fresh green salad. Taze yeşil bir salata hazırlıyor. |
| fruit /fruːt/ | meyve (noun) | Eating fresh fruit is very healthy. Taze meyve yemek çok sağlıklıdır. |
| vegetable /ˈvɛdʒtəbəl/ | sebze (noun) | Children should eat every vegetable on their plate. Çocuklar tabaklarındaki her sebzeyi yemelidir. |
| potato /pəˈteɪtoʊ/ | patates (noun) | French fries are made from potato. Patates kızartması patatesten yapılır. |
| tomato /təˈmeɪtoʊ/ | domates (noun) | I need a red tomato for the salad. Salata için kırmızı bir domatese ihtiyacım var. |
| onion /ˈʌnjən/ | soğan (noun) | Cutting an onion can make you cry. Soğan doğramak sizi ağlatabilir. |
| salt /sɔːlt/ | tuz (noun) | Please add a little salt to the soup. Lütfen çorbaya biraz tuz ekleyin. |
| sugar /ˈʃʊɡər/ | şeker (noun) | I like one spoon of sugar in my tea. Çayımda bir kaşık şeker severim. |
| tea /tiː/ | çay (noun) | Turkish people drink a lot of tea. Türk insanı çok çay içer. |
| coffee /ˈkɔːfi/ | kahve (noun) | She drinks coffee every morning. Her sabah kahve içer. |
| juice /dʒuːs/ | meyve suyu (noun) | Orange juice is full of vitamin C. Portakal suyu C vitamini doludur. |
| butter /ˈbʌtər/ | tereyağı (noun) | Spread butter on your warm toast. Ilık tostun üzerine tereyağı sür. |
| oil /ɔɪl/ | sıvı yağ (noun) | Use olive oil to cook the vegetables. Sebzeleri pişirmek için zeytinyağı kullan. |
| flour /ˈflaʊər/ | un (noun) | You need flour to bake a cake. Kek pişirmek için una ihtiyacın var. |
| honey /ˈhʌni/ | bal (noun) | Eat bread with butter and honey. Ekmekle tereyağı ve bal ye. |
| jam /dʒæm/ | reçel (noun) | Strawberry jam is very sweet. Çilek reçeli çok tatlıdır. |
| cookie /ˈkʊki/ | kurabiye (noun) | The baker makes a chocolate cookie. Fırıncı çikolatalı bir kurabiye yapıyor. |
| cake /keɪk/ | kek (noun) | We eat birthday cake at the party. Partide doğum günü keki yeriz. |
| ice cream /ˌaɪs ˈkriːm/ | dondurma (noun) | Children love to eat ice cream in summer. Çocuklar yazın dondurma yemeyi sever. |
| chocolate /ˈtʃɑːklət/ | çikolata (noun) | Dark chocolate tastes slightly bitter. Battal çikolata hafif acı tat verir. |
| pizza /ˈpiːtsə/ | pizza (noun) | They order a large pizza for dinner. Akşam yemeği için büyük bir pizza sipariş ediyorlar. |
| hamburger /ˈhæmbɜːrɡər/ | hamburger (noun) | He eats a hamburger with french fries. Patates kızartması ile bir hamburger yer. |
| pasta /ˈpɑːstə/ | makarna (noun) | Italian pasta is famous around the world. İtalyan makarnası dünya çapında ünlüdür. |
| soup spoon /ˈsuːp spuːn/ | çorba kaşığı (noun) | Use a soup spoon for your lentil soup. Mercimek çorban için bir çorba kaşığı kullan. |
| fork /fɔːrk/ | çatal (noun) | Hold your fork in your left hand. Çatalını sol elinde tut. |
| knife /naɪf/ | bıçak (noun) | Be careful with the sharp knife. Keskin bıçağa dikkat et. |
| plate /pleɪt/ | tabak (noun) | Put the food on a clean plate. Yemeği temiz bir tabağa koy. |
| cup /kʌp/ | fincan (noun) | She drinks hot tea from a ceramic cup. Seramik bir fincandan sıcak çay içer. |
| glass /ɡlæs/ | bardak (noun) | Fill the glass with fresh water. Bardağı taze suyla doldur. |
Kelime listesi ve oyun kâğıtlarını PDF olarak indir / yazdır
Bu kelimelerle oyun oyna
✨ İçerik yapay zekâ desteğiyle hazırlandı.
Oyunlar: Kartlar, Eşleştir, Hafıza Kartları, Test, Kelime Rallisi, Doğru mu Yanlış mı, Dinle ve Seç, Yazım, Harf Karıştırma, Kardan Adam, Kelime Avı, Boşluk Doldurma, Cümle Kur, Balon Patlat, Tombala, Penaltı Atışı, Köstebek Vur, Kule Kur, Roket Fırlat, Bilgi Yarışması, Farklı Olanı Bul, Sırayla Yarış, Kim Önce?, Büyük Yarış. Sınıfta çok oyunculu yarışmalar da oynayabilirsin.
Öğretmenler için: sınıfta ve akıllı tahtada oynayın
Temel İngilizce Yiyecek ve İçecekler (Food and Drinks) kelime oyunları sınıf ortamı için hazırlandı. Akıllı tahtada, projeksiyonda, etkileşimli panelde ya da tablette açıp bütün sınıfla oynayabilirsiniz. Kurulum, uygulama indirme ya da öğrenci üyeliği gerekmez.
- Tam ekran: oyunu tahtaya yansıtın; kartlar ve düğmeler büyük, dokunmatik ekranda parmakla oynanır.
- Takım oyunları: Halat Çekme, Bomba Pas, Kim Önce?, Büyük Yarış ve Penaltı Kupası’nda sınıfı takımlara ayırın; isim, hayvan ve renk verin, sonda kürsüde kazananı görün.
- Sınıf Puan Tablosu: ders boyunca öğrencilere ya da takımlara puan verin.
- Sesli okuma: kelimeler doğal bir sesle okunur; hoparlörden bütün sınıf duyar, dinleme oyunları da oynanabilir.
- Ders akışı: önce Kartlar ve Eşleştir ile kelimeleri tanıtın, sonra Test ve Hafıza Kartları ile pekiştirin, dersi bir takım yarışmasıyla bitirin.
Eğitici kelime oyunları; ilkokul, ortaokul ve lise İngilizce dersleri, etüt ve kurslar için uygundur. Öğrenciler aynı oyunları evde telefondan da oynayabilir.