9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Şiir Bilgisi ve Şiirde Anlam Orta Seviye Test 1 – 10 Soru (Çözümlü)

Soruluk

Yükleniyor…

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Şiir Bilgisi ve Şiirde Anlam Orta Seviye Test 1 — sorular ve çözümler

10 soru · Türk Dili ve Edebiyatı · 9. sınıf. Yukarıdan online çözebilir, ya da PDF olarak yazdırabilirsin.

  1. Aşağıdakilerden hangisi edebî metinlerin özelliklerinden biri değildir?

    1. Okuyucuda estetik bir zevk ve heyecan uyandırmayı amaçlar.
    2. Dilde yeni anlamlar ve çağrışımlar yaratılarak özgün bir söyleyiş elde edilir.
    3. Bilgilendirmek ve nesnel kanıtlar sunmak temel gayedir.
    4. Gerçeklik, sanatçının süzgecinden geçirilerek kurgusal bir biçimde aktarılır.
    5. Okuyucu metinden farklı anlamlar ve yorumlar çıkarabilir.
    Cevap ve çözüm

    Cevap: C)

    1. Edebi (sanatsal) metinlerin temel amacı okuyucuda estetik bir zevk uyandırmak, kurgusal bir gerçeklik sunmak ve dilde çağrışımlar yaratmaktır.
    2. Bilgilendirmek, öğretmek ve nesnel kanıtlar sunmak ise öğretici (bilgilendirici) metinlerin temel gayesidir, edebi metinlerin özelliklerinden biri değildir.
  2. (I) Şair, yazdığı her dizede kelimelerin ses değerine ve ritmine büyük bir özen gösterirdi.

    (II) Sonbaharın sarı yaprakları kaldırımlarda sessizce dans ediyordu.

    (III) Sabah saat dokuzda başlayan toplantı öğleden sonra sona erdi.

    (IV) Uzaklardaki dağların ardında güneş yavaşça batıyordu.

    Bu metindeki numaralanmış cümlelerin hangisinde kişileştirme sanatı yapılmıştır?

    1. I
    2. II
    3. III
    4. IV
    5. Hiçbiri
    Cevap ve çözüm

    Cevap: B)

    1. Kişileştirme (teşhis), insan dışındaki canlı veya cansız varlıklara insan özellikleri kazandırma sanatıdır.
    2. I. Cümle şairin kelime seçimiyle ilgilidir, kişileştirme yoktur.
    3. II. Cümledeki 'Sonbaharın sarı yaprakları kaldırımlarda sessizce dans ediyordu' ifadesinde yaprakların 'dans etmesi' insana özgü bir eylemdir ve yapraklara verilmiştir.
    4. III. Cümle tamamen nesnel ve bilgi vericidir.
    5. IV. Cümledeki güneşin batması doğa olayıdır, özel bir kişileştirme yoktur.
    6. Dolayısıyla II numaralı cümlede kişileştirme yapılmıştır.
  3. Gözlerinde uzak ülkelerin maviliği saklıydı sanki.

    Bu cümledeki vurgulanan sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    1. Gözlerinin renginin mavi olması
    2. Gözlerinde yabancı lisanların izlerinin bulunması
    3. Çok uzak seyahatlere çıkmış olması
    4. Deniz kenarında yaşamaktan hoşlanması
    5. Bakışlarında derin ve gizemli bir anlam barındırması
    Cevap ve çözüm

    Cevap: E)

    1. "Uzak ülkelerin maviliği" sözü gözün rengini anlatmaktan çok, bakışlardaki derinliği ve bilinmezliği çağrıştıran bir imgedir.
    2. Gözlerin "uzak ülkeler" gibi keşfedilmemiş bir anlam taşıdığı sezdirilmektedir.
    3. Rengin mavi olması, sözün gerçek (yüzeydeki) anlamıdır; cümlede asıl anlatılmak istenen bakışlardaki derin ve gizemli anlamdır.
  4. (I) Şiir, yazarın iç dünyasını dış dünyaya açan en narin köprüdür.

    (II) Her dize, kalbin derinliklerinden süzülüp gelen bir damla gözyaşı gibidir.

    (III) Şairler, kelimeleri bir mücevher işçisi gibi özenle yontarak bir araya getirir.

    (IV) Kitabın ilk baskısı geçen hafta bin adet olarak basıldı.

    Bu metindeki numaralanmış cümlelerin hangisinde nesnel bir yargı vardır?

    1. I
    2. II
    3. III
    4. IV
    5. Hiçbiri
    Cevap ve çözüm

    Cevap: D)

    1. Nesnel yargı, kişiden kişiye değişmeyen, kanıtlanabilir, herkes için aynı olan yargıdır.
    2. I, II ve III numaralı cümlelerde şiir ve şairle ilgili kişisel görüşler, benzetmeler ve öznel yorumlar yapılmıştır.
    3. IV numaralı 'Kitabın ilk baskısı geçen hafta bin adet olarak basıldı' cümlesi ise doğruluğu ya da yanlışlığı kanıtlanabilen, kişiye göre değişmeyen nesnel bir yargıdır.
  5. Sanatçı, eserinde yerel ögelere yer vererek halkın yaşam tarzını ve geleneklerini başarılı bir şekilde yansıtmıştır. _____. Bu durum, onun eserlerinin kalıcı olmasını ve geniş kitleler tarafından benimsenmesini sağlamıştır.

    Bu parça anlam akışına göre sıradaki cümle ile tamamlanmak istense boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

    1. Çünkü evrensel değerlere ulaşmanın en emin yolu milli ve yerli kalmaktan geçer.
    2. Böylece eserler sadece belli bir dönemin sorunlarıyla sınırlı kalmıştır.
    3. Yazar, eserlerinde yabancı kelimelere sıkça yer vermekten kaçınmamıştır.
    4. Ancak bu durum bazı eleştirmenler tarafından olumsuz karşılanmıştır.
    5. Edebiyatımızın en büyük eksikliği bu tür yerel unsurların azlığıdır.
    Cevap ve çözüm

    Cevap: A)

    1. Paragrafta sanatçının yerel ögelere yer vererek halkın yaşam tarzını yansıttığı ve bunun eserlerin kalıcı olmasını sağladığı belirtilmiştir.
    2. Boş bırakılan yerden sonra gelen 'Bu durum, onun eserlerinin kalıcı olmasını ve geniş kitleler tarafından benimsenmesini sağlamıştır' cümlesi bir sonuç bildirmektedir.
    3. Doğru seçenekteki 'Çünkü evrensel değerlere ulaşmanın en emin yolu milli ve yerli kalmaktan geçer' cümlesi yerel ögelerin neden kalıcılık sağladığını mantıksal bir bağla (çünkü) açıklar.
    • I.
      Pencereden sızan gün ışığı odayı ısıttı.
    • II.
      Akşam, ufukta mor çiçekler açtı.
    • III.
      Rüzgâr, dağların eteklerinde sessizce dolaşıyor.
    • IV.
      Yağmur yağınca bahçedeki otlar yeşerdi.

    Numaralanmış dizelerin hangilerinde imge kullanılmıştır?

    1. I ve II
    2. II ve III
    3. I ve IV
    4. III ve IV
    5. Yalnız I
    Cevap ve çözüm

    Cevap: B)

    1. İmge, zihinde tasarlanan ve gerçekleşmesi imkânsız olan veya gerçeğin dışına çıkılarak yeni anlamlar oluşturulan hayallerdir.
    2. I. Cümle: 'Pencereden sızan gün ışığı odayı ısıttı' cümlesi tamamen gerçeğe uygun, günlük yaşamda karşılaşılan nesnel bir durumdur, imge yoktur.
    3. II. Cümle: 'Akşam, ufukta mor çiçekler açtı' ifadesinde akşamın ufukta mor çiçekler açması gerçeğin dışına çıkılarak zihinde yeni bir hayal (imge) oluşturulmasıdır.
    4. III. Cümle: 'Rüzgâr, dağların eteklerinde sessizce dolaşıyor' ifadesinde rüzgârın dolaşması kişileştirme ve aynı zamanda duyular arası aktarım veya benzetmeyle kurulmuş bir imgedir.
    5. IV. Cümle: 'Yağmur yağınca bahçedeki otlar yeşerdi' cümlesi tamamen gerçeğe dayalıdır, imge içermez.
    6. Bu durumda II ve III numaralı dizelerde imge kullanılmıştır.
  6. Gümüş renkli bulutlar dağları sardı,

    Yamacında çobanlar koyun sağardı,

    Bu yaylanın havası insana kardı,

    Bizim köyün akşamları başkadır.

    Bu şiirle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    1. Şiirde doğa betimlemelerinden yararlanılmıştır.
    2. Şair, köyüne duyduğu sevgiyi dile getirmiştir.
    3. Ses akışını sağlamak için kafiye ve rediflere yer verilmiştir.
    4. Dörtlük nazım birimiyle kaleme alınmıştır.
    5. Şiirde günlük dilden uzak, ağır bir Osmanlı Türkçesi kullanılmıştır.
    Cevap ve çözüm

    Cevap: E)

    1. Şiirin ilk üç dizesinde geçen 'Gümüş renkli bulutlar', 'Yamacında çobanlar koyun sağardı', 'Bu yaylanın havası insana kardı' ifadeleri halkın içinden söyleyişler barındırır.
    2. Şiirde kullanılan dil oldukça sade, anlaşılır ve halk dilidir; ağır bir Osmanlı Türkçesi kullanılmamıştır.
    3. Bu nedenle doğru seçenekteki 'Şiirde günlük dilden uzak, ağır bir Osmanlı Türkçesi kullanılmıştır' ifadesi yanlıştır.
  7. Yalnızlık, gecenin koynunda büyüyen bir dev gibi,

    Adım adım sarıyor ruhumun en tenha yerini.

    Bu şiire hâkim olan duygu aşağıdakilerden hangisidir?

    1. Coşku
    2. Öfke
    3. Hüzün
    4. Şaşkınlık
    5. Korku
    Cevap ve çözüm

    Cevap: C)

    1. Şiirin ilk dizesinde yer alan 'Yalnızlık, gecenin koynunda büyüyen bir dev gibi' ve 'sarıyor ruhumun en tenha yerini' ifadeleri bireyin içsel yalnızlığını ve mutsuzluğunu ele almaktadır.
    2. Bu durum okuyucuda ve şairde hüzün duygusunu baskın hale getirir.
    3. Dolayısıyla şiire hâkim olan temel duygu hüzündür.
  8. Mavi gökler altında açan bir çiçek gibiydin,

    Baharın ilk rüzgârıyla sallanan narin.

    Bu dizelerde en belirgin olarak kullanılan edebî sanat aşağıdakilerden hangisidir?

    1. Teşbih
    2. Tezat
    3. Mübalağa
    4. Tenasüp
    5. Telmih
    Cevap ve çözüm

    Cevap: A)

    1. Teşbih (benzetme), aralarında ilgi bulunan iki unsurdan zayıf olanı güçlü olana benzetme sanatıdır.
    2. Dizelerdeki 'Mavi gökler altında açan bir çiçek gibiydin' ifadesinde sevgilinin (veya kişinin) duruma göre çiçeğe benzetildiği görülmektedir ('gibi' edatı kullanılmıştır).
    3. En belirgin olarak kullanılan edebi sanat teşbihtir.
    • I.
      Metin: Gecenin karanlığında sokak lambası titrek bir ışıkla aydınlatıyordu kaldırım taşlarını. Yalnızlık, adımlarımın sesine karışıp büyüyordu.
    • II.
      Metin: Türkiye, üç tarafı denizlerle çevrili, Asya ve Avrupa'yı birbirine bağlayan stratejik konumda bir yarımadadır.

    Bu metinlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

    1. I. metin bilgilendirme amacı güden öğretici bir metindir.
    2. II. metin yazarın iç dünyasını yansıttığı edebî bir metindir.
    3. Her iki metin de aynı konuyu farklı bakış açılarıyla ele almıştır.
    4. I. metin öznel bir anlatıma sahipken II. metin nesnel bilgiler içermektedir.
    5. II. metinde mecazlı söyleyişlere ve imgelere ağırlık verilmiştir.
    Cevap ve çözüm

    Cevap: D)

    1)

    I. metinde sokak lambası, yalnızlık ve adımların sesine karışan duygular gibi kişisel ve öznel unsurlar yer alır; bu yüzden edebî bir metindir.

    2)

    II. metin ise Türkiye'nin coğrafi ve stratejik konumunu kanıtlanabilir, nesnel bilgilerle açıklamaktadır.

    3) Doğru seçenekte belirtilen "I. metin öznel bir anlatıma sahipken

    II. metin nesnel bilgiler içermektedir" yargısı her iki metnin niteliğini de doğru özetlemektedir.

Soru-cevap kartları

Bu testin konularına ait 20 kısa soru-cevap. Önce kendin cevaplamaya çalış, sonra açıp kontrol et.

🃏 Online çalış🖨 Kart olarak yazdır📝 Çalışma kâğıdı📄 Soru-cevap listesi

  1. Coşku ve heyecanları dile getiren, genellikle ölçülü ve uyaklı edebî metne ne ad verilir?

    Şiir

  2. Şiirde işlenen temel duygu veya düşünceye ne denir?

    Tema

  3. Şiirde temanın somutlaşmış ve sınırlandırılmış hâline ne ad verilir?

    Konu

  4. Duygu, düşünce ve hayallerin sözcükler aracılığıyla zihinde yeni görüntüler oluşturacak şekilde yeniden biçimlendirilmesine ne denir?

    İmge

  5. Bir sözcüğün ya da dize kümesinin okuyucunun zihninde uyandırdığı çağrışım zincirine dayanan ve kelimelerin yan anlam zenginliğinden yararlanan anlama ne ad verilir?

    Yan anlam / Çağrışım gücü

  6. Aşk, ölüm, hasret gibi bireysel konuları işleyen duygu yüklü şiir türüne ne denir?

    Lirik şiir

  7. Yiğitlik, kahramanlık, savaş gibi konuları coşkulu bir dille anlatan şiir türüne ne ad verilir?

    Epik şiir

  8. Bir düşünceyi öğüt vermek, bir kuralı aşılamak ya da ahlaki ders vermek amacıyla yazılan öğretici şiir türüne ne denir?

    Didaktik şiir

  9. Doğa güzelliklerini, çoban yaşamını ve kırsal hayatı sade bir dille anlatan şiir türüne ne ad verilir?

    Pastoral şiir

  10. Kusursuzluk ve biçim güzelliğini öne çıkaran, antik Yunan ve Roma kültürüne hayranlıkla yazılan şiir türüne ne denir?

    Klasisizm / Epitalam / Satirik şiir / Parnasizm

  11. İnsanları ve toplumun aksayan yönlerini eleştiren, alaycı ve iğneleyici ifadeler içeren şiir türüne ne ad verilir?

    Satirik şiir

  12. Şiirde dize sonlarındaki ses benzerliğine ne denir?

    Uyak / Kafiye

  13. Şiirde dize sonlarında ses, ek ve sözcük benzerliğinden sonra gelen görevleri aynı olan eklerin veya kelimelerin tekrarına ne ad verilir?

    Redif

  14. Tek ses benzerliğine dayanan kafiye çeşidine ne denir?

    Yarım uyak

  15. İki ses benzerliğine dayanan kafiye çeşidine ne ad verilir?

    Tam uyak

  16. Üç veya daha fazla ses benzerliğine dayanan kafiye çeşidine ne denir?

    Zengin uyak

  17. Yazılışları aynı, anlamları ve görevleri farklı sözcüklerin dize sonunda uyak oluşturmasına ne ad verilir?

    Cinaslı uyak

  18. Şiirde hece sayılarına ya da duraklara bağlı kalmaksızın yazılan ahenk türüne ne denir?

    Serbest ölçü

  19. Türk edebiyatında milli ölçü olarak kabul edilen ve dizedeki hece sayıları eşitliğine dayanan ölçüye ne ad verilir?

    Hece ölçüsü

  20. Arap ve İran edebiyatından Türk edebiyatına geçen, ünlülerin uzunluk ve kısalığına (kapalı-açık hece) dayanan ölçüye ne denir?

    Aruz ölçüsü